Yaşamda önünüze çıkan işaretlere inanır mısınız ya da şöyle sorayım bu işaretleri fark eder misiniz ?

Adına ister işaret diyelim, ister sinyal, ister rastlantı… hepsi bizleri iyi manada bir yerlere taşımak için karşımıza çıkar. Hepsi Allah’ın bize türlü yollar ve türlü insanlarla yolladığı mesajlardır.

Her şeyi “kader, kısmet, hayırlısı” diyerek geçiştirmenin çok da doğru olmadığını düşünenlerdenim çünkü hür irademize bırakıldığımız bu madde dünyasında aklımızla seçimleri bizler yapıyoruz.

 

“Biz insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık” der kutsal kitabımız. Elbette alın yazımız var ama kader, bizi sonunda olmamız gereken yere götürene kadar çıkan tüm kavşakların seçimi elimizdedir. Hiçbir çaba göstermeden oturduğumuz yerden her olana kader demek tembelliğimizden başka bir şey değil.

Deyim ne diyor: “Eşeğini sağlam kazığa bağla sonra Allah’a ısmarla”

Yani elimizden geleni yaptıktan sonra Allah’a havale etmeliyiz herşeyi ve herkesi. Yaşamlarımızın her yönünde gerek haksızlık gördüğümüzde, gerek iş yaşamımızda üzerimize düşeni yapıp en yüce makama havale etmenin gönül ferahlığını hepimiz biliriz.   

Bizlerin insan olarak iyi-kötü diye yorum kattığı her olay aslında ruhlarımızın tekamülü için yani hayrımıza gerçekleşiyor. Bunu bilmiyoruz, sonradan öğrenmemiz de hayli zaman alıyor. O zaman diyoruz zaten “İyi ki olmamış” diye.

Bununla ilgili çok güzel bir hikaye var:

“Köyü sel basar. O sırada imam camide, cemaate vaaz vermektedir. Sel haberini alan köylüler kaçar. İmamsa Allah'ın kendisini koruyacağını söyleyerek camide kalır. Kısa bir süre sonra, sular camiye ulaşır; imam, minareye kadar çıkar. Sular minarenin ilk katına yükselirken bir kayık imamı kurtarmaya gelir. Ancak o, "Allah beni korur" diyerek binmez. Sular daha da yükselir. İmam ikinci kata tırmanır. Bir kayık daha gelir ama imam binmeyi reddeder. Sular yükseldikçe yükselir. Bir helikopter yaklaşır. İmam, helikoptere de binmez. Ve sonunda boğularak ölür. Ahiretin kapısında kendisini melekler karşılar.

İmam: "Ben hayatımı hep ibadet ederek geçirdim, insanlara iyilik yaptım, günahtan uzak durdum. Yaşadığım köyü sel basınca, herkes kaçtı ben camiyi terk etmedim. Çünkü Allah'ın beni kurtaracağına inanıyordum. Niye öldüm? " Der.
Tam o sırada bir ses duyulur: "Sana iki kayık, bir helikopter gönderdim, binmedin. Daha ne yapsaydım ? "

Fırsatlar ayağımıza gelir :) Anlamadığımızda ısrarcı da olurlar. Amaç bu hikayedeki gibi sizi bedenen kurtarmak ruhen büyütmektir.

Geçen yaz müthiş bir fırsat üç defa telefonumu çaldığında ben seçimimi başka bir şey için kullandım. Seçtiğim yönse bana büyük üzüntüler yaşattı. Meğer o esnada Allah bana ısrarla işaretler yolluyormuş. Bunların amacı beni, başıma sonradan gelecek tüm tehlikelerden korumakmış. Ama ben seçimimi hatalı da olsa bilmeden yapmıştım bir kere. Onca işareti ve gelen büyük fırsatı görmezden gelerek...

Lütfen yapmadığınız seçimler için, görüp de atladığınız fırsatlar için “keşke” demeyin! ama “hayırlısı, kaderim buymuş” da demeyin çünkü hür iradenizle seçimi siz yaptınız. Şıklar önünüze konmuştu. Allah size işaretleri gönderdi ama o an göremediniz.

Yaşam bir sınav yeri. Her sınavı başarıyla geçeceğiz diye bir şey yok. Bu hayatta tekamülümüz doğrultusunda hep “Öğrenmek” var. Hiçbir kararınız için kendinizi suçlamayın, cezalandırmayın, size emanet bedeninize iyi davranın. 

“Her şeye rağmen yaptığım seçim benim hür irademdi. Yanlış olduğunu bilmiyordum. Kendimi affediyorum ve bundan böyle bana gönderilen her fırsatı (işareti) net bir şekilde fark etmeye niyet ediyorum” deyin her gün. 

Size yaraşır güzellikler yüreğiniz iyi olduğu sürece zaten geliyor. Buna can-ı gönülden inanın:)   

Herkesin niyeti neyse Allah önüne onu koyuyor. Bu şaşmaz bir ölçü. 

Nefes aldığımız sürece ummadığımız kadar bol fırsat kapımızı çalsın dilerim.

Sadece fark edin! Sakın ES geçmeyin ! Ruhunuz sizi her zaman uyarıyor. Fark edin.

Sıcacık sevgiler benden.

Duygu GİRAY

www.duygugiray.com

Instagram; Duygugiray

Facebook: Yaşam Koçu Duygu Giray