Hindistan’dan dünyaya yayılan öpüşme eylemi birçok coğrafyada özenle dikkate alınmıştır. “Öpüşmek” kelimesinin tam karşılığı eski İngilizcede yer alan “cyssan” kelimesidir. Bu kelimenin öpüşme sırasında çıkan ses öbeğinden geldiği varsayılmaktadır. Romalılar dudaktan öpüşmeye “osculum”, tutkulu öpüşmeye ise “saviolum” demiştir. Faydaları ise saymakla bitmiyor.

Mucize öpücük

Tükürük içerisinde saklanan, erkekten kadına geçen bir bakteri olma özelliği taşıyan “sitomegalovirüs” normalde çok ciddi bir soruna neden olmazken, hamilelik döneminde bebeklerin ölümüne yahut bebekte işitme kaybı gibi kalıcı hasarların oluşmasına neden olmaktadır.  Kısa bir öpüşme, bakterinin erkekten kadına geçmesine yol açarken, uzun bir öpüşme ise bu bakteriye karşı vücudun direnç kazanmasını sağlıyor.

Daha sağlıklı bir ağız

Öpüşme sırasında fazladan salgılanan salya dişlerimizi daha temiz ve parlak tutuyor, çürükleri önlüyor.

Yaşlanmaya karşı eğlenceli bir savaşçı

39 farklı yüz kasının çalışmasını sağlayan öpüşme, kırışıklık ve sarkık oluşumunu engelliyor.

Stresi yok ediyor

Öpüşme esnasında salgılanan insülin ve adrenalin üretiminin artması, kortizol adı verilen stres hormonunun seviyesinin azalmasını sağlıyor.

Zayıflamaya yardımcı

Öpüşmek kalp ritmini hızlandırır. Bu da yaklaşık olarak 2 dakikada 15 kalori yakılması anlamına geliyor. 

Nezleyi önlüyor

Günde en az 30 dakika öpüşen çiftlerde nezleye yakalanma riski oldukça azalıyor. Vücuttaki alerjik hastalıklara karşı etkili olan “histomin” maddesi öpüşmeyle birlikte artıyor.

Doğru kişiyi seçmenize yardımcı oluyor

Uzmanlar öpüşmeyi bir eş değerlendirme sistemi olarak tanımlar. 12 krinal sinirden 5 tanesi ağız etrafından bilgi toplamaktadır. Bu sinirler kokuları, tatları, ısı ve hisleri değerlendirirler. Biyolojik olarak uyum yakalama sürecinde en güvenilir kaynaklardan biri olarak görülür. Vücutta sağlık, üreme durumu ve genetik uyumluluk gibi kavramları bu yolla denetleyen bir mekanizma vardır. Ayrıca nefes alışverişini hızlandıran bu aktivite, akciğerlerin güçlenmesine, hormonların harekete geçerek cinseldürtülerin artmasına yardımcı olarak daha sağlıklı bir cinselliğin yaşanmasına da katkı sağlıyor.