01.09.2008 01:04 | Son Güncelleme:
Aydın Hasan

Org. İlker Başbuğ’dan Karaman vurgusu

Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Balkan Savaşı'ndan sonra Makedonya'nın Manastır kentinden Türkiye'ye göç eden ailesinin Karaman kökenli olduğunu söyledi. Başbuğ, "Manastırlı dedem 'Karaman'dan Rumeli'ye gelmişiz' derdi" diye konuştu

Org. İlker Başbuğ’dan Karaman vurgusu

Gazi Orduevi'nde önceki gün yapılan 30 Ağustos resepsiyonunda, basın mensuplarıyla sohbet eden Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, ısrarlı sorulara rağmen güncel sorunlar konusunda değerlendirme yapmadı. "Biz 30 Ağustos’u konuşuyoruz. 30 Ağustos’un siyasi boyutlarını, mali boyutlarını konuşuyoruz" diyen Başbuğ, Büyük Taarruz'u askeri, diplomatik ve siyasi yönleriyle gazeticilere anlattı.
Daha önce Kudüs'teki ağlama duvarının önünde çekilmiş fotoğrafları yayımlanarak, hakkında spekülasyonlar yapılan Başbuğ, resepsiyonda, ailesinin Manastır göçmeni olması konusundaki soruya yanıt verirken çok hassas davrandı. Başbuğ'un sorularımıza yanıtları şöyle:
-  Efendim, aileniz Manastır'dan ne zaman gelmiş?
-  Balkan Harbi'nden sonra. Siz, Rumeli'ye gidenlerin nereden gittiğini biliyor musunuz?
-  Osmanlı döneminde Karaman'dan...
-  Dedem bana, 'Bizler, Karaman'dan Rumeli'ye gelmişiz' derdi. 

Büyük Taarruz’u anlattı
Başbuğ, sohbette gazetecilere zaman zaman soru yönelterek, Büyük Taarruz'u farklı yönleriyle anlattı. Başbuğ, şunları söyledi:
"Sakarya Meydan muharebesi ne zaman oldu? 1921 Eylül. Büyük Taarruz ne zaman? 26-27 Ağustos. Arada 10 ay var... Bir defa şunu iyi anlayamıyoruz. Atatürk hem gerçek bir siyaset adamıdır, hem büyük bir liderdir. Atatürk'ün diktatörlükle hiçbir ilgisi yok. Atatürk’ün kanuna, hukuka, yasalara, sisteme uymayan hiçbir hareketi yok ama bugün hâlâ 'Atatürk diktatör' diyenler var. Onu okusalar, öğrenseler, şunu yaptı, şöyle yaptı deseler...
Sakarya Zaferi'nin üzerinden 10 ay geçmiş. Meclis’te ne kadar baskı var biliyor musunuz? 'Ordu niye duruyor, niye taarruz  etmiyor?' Korkunç baskı var, ağır eleştiriler var.
Atatürk, Maliye Bakanı'nı çağırıyor. 'Bu parayı bulacaksın' diyor. Bakan diyor ki, 'Efendim, Sakarya Zaferi için halk malının yüzde 40'ını verdi. Tekrar vergi koyuyorlar, yine de 2 milyon lirayı bulamıyorlar.
Atatürk, 'Müslümanlardan gelen 600 bin lira bankada kasada duruyor, onu veriyorum ama gerisini sen bulacaksın' diyor. Osmanlı Bankası'na, 'Bize, 1.5 milyon lira verin, yoksa şubelerinize el koyarız' diyor. Yöneticiler yabancı. Ertesi gün 1.5 milyon da oradan geliyor. Burada çok güzel bir siyaset var. Şubat 1922'de Türkiye'nin barış görüşmeleri istediğini biliyor musunuz? Burada uluslararası diplomasi var, zaman kazanma var. Hatta onun üzerine cevap da geliyor."
Orgeneral Başbuğ, ne tür kitaplar okuduğunun sorulması üzerine, Turgut Özakman’ın "Şu Çılgın Türkler" kitabında olayın daha renkli yönlerinin anlatıldığını, Genelkurmay Başkanlığı yayınlarında da benzer kitaplar bulunduğunu anlattı. Başbuğ, görevlilere, Özakman'ın resepsiyona gelip gelmediğini de sordu.

Afyonkarahisar'a gidecek
Afyonkarahisarlı olduğunu  söyleyen Başbuğ, Afyonkarahisar’ın kurtuluş yıldönümü olan 27 Ağustos’ta gelecek yıl burayı ziyaret etmek istediğini kaydetti. Başbuğ, 27 Ağustos İlkokulu'nda okuduğunu, öğrencilerin de kendisini davet ettiklerini söyledi.

 


AKM’deki 30?Ağustos törenlerine, “yargının, yasama ve yürütme organlarından farklı bir boyutta değerlendirildiğini” gerekçe göstererek katılmayan Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç, resepsiyonda yerini aldı.

Bu habere ifade bırak
  • 0Mutluyum
  • 0Şaşkınım
  • 0Kararsızım
  • 0Kızgınım
  • 0Üzgünüm
Toplam Oy0