Cumartesi

02.12.2017 - 01:30 | Son Güncelleme: 02.12.2017-1:40

“Örnek gösterilmek beni çok gururlandırdı”

12 yaşındaki Nehir Özzengin, başarılarıyla Türkiye’deki kız çocuklarına ilham olmaları için seçilen altı kız çocuğundan biri oldu. Özzengin: “Beni örnek alarak müziğe başlayacak bir çocuğun bile olması tüm yarışma derecelerimden daha değerli”

Sitene Ekle

ÖZGE KARA - ozge.kara@milliyet.com.tr

Nehir Özzengin, 12 yaşında ve İzmir’de yaşıyor. Arkadaşlarıyla oyun oynamayı, gülmeyi, ders çalışırken sıkıldığında gizlice kitap okumayı ve spor yapmayı seviyor. Bir de müziği… Özzengin dört yaşında piyano çalmaya başladı ve şimdiye dek aralarında Uluslararası Mozart Akademi Piyano Yarışması, Uluslararası Cesar Frank Piyano Yarışması, Uluslararası Ischia Piyano Yarışması’nın da olduğu pek çok yarışmada önemli başarılar elde etti. Son olarak ise Türkiye’deki diğer kız çocuklarına ilham olmak üzere bir projede yer aldı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından kız çocuklarının erken yaşta evlendirilmeyip eğitimlerine devam edebilmeleri ve destek olunduğu takdirde her şeyi başarabileceklerine olan inançlarını artırmak amacıyla bir kamu spotu hazırlandı. Nehir Özzengin de bu kamu spotundaki başarılı altı kız çocuğundan biri. Özzengin’le müziğe olan tutkusundan konuştuk.

- Piyanoya olan ilginiz ne zaman başladı?

Beni müziğe ve piyanoya dört yaşında başlatan ailem oldu. Evde minicik bir orgum vardı, kurstan gelince orgumu çalardım. Çok küçük olduğum için ne yaptığımın pek farkında değildim, sadece öğretmenin gösterdiklerini zorlanmadan yaptığımı hatırlıyorum. İlk piyano öğretmenim aileme müziğe olan yeteneğimden bahsetmiş. Beş yaşında çıktığım ilk konser sonrasında ailem de böyle düşünmüş. Fakat piyanoya ilgim dokuz yaşında katıldığım ilk piyano yarışmasından sonra oldu. Yarışmada aldığım dereceden sonra herkes tebrik edince çok hoşuma gitti ve piyanoya farklı bakmaya başladım.

-Başarılı olmak için yeteneğin yanı sıra başka neler gerekiyor?

Eğer ailemin desteği olmasaydı bu kadar başarılı olamazdım. Dolayısıyla önce aile desteği gerekiyor. Sonrasında müziği gerçekten sevmek gerekiyor, çaba gerekiyor ve mutlaka disiplin gerekiyor. Ben yıllardır her gün mutlaka piyanoda egzersizlerimi yapıyor ve eser çalışıyorum.

“Müzik insanı daha mutlu yapıyor”

-O zaman müziğin sizin için bir tutku olduğunu söyleyebiliriz.

Evet, müzik benim vazgeçilmez tutkum. Bestecilerin eserlerini bestelerken yaptıkları inanılmaz şeyleri yeni yeni anlıyorum. Bunları fark etmeye başlamak da müziğe daha fazla bağlıyor beni. Ayrıca müzikle ilgilenmek kesinlikle insanları olumlu yönde değiştiriyor. Müzik insanı daha sosyal ve mutlu yapıyor bence. Enstrüman çalıyorsanız eğer, her gün birlikte farklı şeyler yapabildiğiniz bir oyun arkadaşınız oluyor ve müzik yaparken her gün farklı bir oyun oynayabiliyorsunuz enstrümanınızla.

-Şimdiye kadar dört tane uluslararası ödül aldınız.

Tüm yarışmalar benim için büyük bir deneyim oldu. Farklı ülkelerden arkadaşlarım oldu, birçok piyanistle tanıştım ve çok güzel anılar biriktirdim. Ödüllerin bir güzel yanı da ödül kazandığınızı açıkladıklarında isminizden sonra hangi ülkeden olduğunuzu söylemeleri. “Nehir Özzengin, Türkiye” diye anons etmeleri beni en fazla duygulandıran ve gururlandıran şey oluyor.

-Peki bu yarışmalara hangi şartlarda gittiniz?

Çok mütevazı şartlarla sağladım bu başarıları. Ailem yıllardır var gücüyle desteklemeye çalışıyor beni, maddi manevi her konuda. Yurtdışındaki yarışmalara katılmak çok maliyetli. Kazandığım ödüllerden sonra birçok ülkedeki piyano yarışmalarından ve piyano eğitimi sağlayan kurumlardan davetler aldım; ancak bunların hiçbirine maliyetleri nedeniyle gidemedim.

“Her çocuk gülebilmeli”

-Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın hazırladığı bir kamu spotunda Türkiye’de yaşayan kız çocuklarına örnek gösterildiniz. Bu sizin için ne ifade ediyor?

Bir şeyleri başardığım için başkalarına örnek gösterilmek beni çok gururlandırdı. Güzel sanatlar, matematik, fizik, spor vb. farklı alanlarda uluslararası başarılar kazanmış altı kız çocuğundan biri olarak bu projeye seçilmek harika bir duyguydu benim için. Beni örnek alarak okumaya devam edecek veya müziğe başlayacak bir çocuğun bile olması tüm yarışma derecelerimden daha değerli benim için.

-Sizinle aynı şartlara sahip olmayan diğer kız çocuklarını düşündüğünüzde neler hissediyorsunuz? 

Bir çocuğun okula gidememesini ve eğitim alamamasını bir türlü anlayamıyorum. Bence her çocuk eğitim alabilmeli, bol bol oyun oynayabilmeli, gülebilmeli, eğlenebilmeli…

-Yaşıtlarınıza hayatlarında ufak değişiklikler yapabilmeleri adına neler önerirsiniz?

Kendilerini mutlu eden şeyleri yapmaya gayret etsinler. Bu hızlı koşmak da olur, iyi resim yapmak da olur, hikaye yazmak da olur… Ailelerine bunu göstersinler. Eğer aileleri görmüyorsa, öğretmenlerine göstersinler ve başarısızlıkta asla pes etmesinler. Her zaman “Ben bunu yapabilirim” desinler.


©Copyright 2017 Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.