Şükrü Andaç

Şükrü Andaç

sukru.andac@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Ankara’dan Türkiye Cumhuriyeti (TC) ATA uçağıyla havalanıyoruz. İstikamet, Çin’in başkenti Pekin. Antalya’da düzenlediğimiz başarılı G20 toplantısı sonrası bayrağı devralan Çin, bakanlar düzeyindeki ara toplantılarla bu eylüldeki G20 hazırlıklarını başlatmış durumda.

Biz de Pekin’deki G20 Enerji Bakanları toplantısına katılmak üzere uçaktayız. Birlikte yola çıktığımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak’la uçakta sohbet ediyoruz. İsrail ve Rusya eksenindeki sohbeti tamamlıyoruz ve hemen ardından, havada, cep telefonlarımızın ekranlarına, İstanbul’da yaşanan hain terör saldırısını bize haber veren mesajlar düşüyor.

Haberin Devamı

Ortadoğu değişecek güçlü duran kazanacak

Bakan Albayrak menfur saldırıyı kınıyor... Terörle mücadeledeki kararlılık mesajı ise çok net:

“Sonuna kadar bu mücadelenin arkasında olacağız. Bu uzun soluklu bir süreç. Dünyayı da yakan bir süreç. Ama Türkiye kadar bu süreçte mücadele eden ikinci bir ülke yok. Biz önce kendi içimizi temizleyeceğiz. Emniyet ve asker tarihte olmadığı kadar koordinasyon içinde. Bunun neticesini de her geçen gün daha iyi alıyoruz. Ama küresel olarak kimsenin tek başına ‘dur’ diyemediği bu resim zaman alacak. İnşallah zaman içinde güçlü bir şekilde bunu atlatacağız. Yaşanan saldırı, kayıplarımız, insanlığımızın gördüğü zarar hepimizi derinden etkiledi. Üzüntümüz büyük. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum. Yaralılara acil şifalar, ailelere de sabırlar niyaz ediyorum. Millet olarak zor süreçten geçiyoruz. İnanıyoum ki Allah’ın izniyle, sabırla bunun da üstesinden geleceğiz.”

Yüzyıla yön veriliyor

Bakan Albayrak, son dönemde dünyada yaşanan ve “Belki de yüzyılın istikametini değiştirecek” dediği üç önemli olayı sıralayarak, farklı bir bakış açısıyla gelişmelere ışık tutuyor...

Dikkat çektiği başlıklardan ilki ABD’de yaşanan terör saldırısı. “Hoşgörü ve özgürlük diyarında artan öfke bugünü, yarını, 5 - 10 yıl sonrasını nasıl etkileyecek” sorusunu soruyor. İkinci hadisenin İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden çıkma kararı olduğunu vurguluyor. Bunun, Kıta Avrupa’sında ekonomik, psikolojik ve sosyolojik etkilerinin olacağını anlatıyor. Üçüncü hadiseyi de “Sözde Ermeni Soykırım Tasarısı ile önemli bir dönemece giren Türk - Alman ilişkileri” olarak sıralıyor. Albayrak, “Bu, 150 yıllık Türk - Alman ilişkilerinde önemli bir dönemeç. Resmi okumaya çalışıyoruz, bu önemli bir olay. Almanya, Türkiye ve toplum bunu nasıl görüyor, önümüzdeki dönemde nasıl bir etki oluşturacak?” ifadesini kullanıyor.

Haberin Devamı

Ortadoğu değişecek güçlü duran kazanacak

‘Bu 10 yıl çok önemli’

Söz İsrail ardından da Rusya ile ilişkilerde başlayan normalleşme adımlarına ve Ortadoğu’ya geliyor.

“Şahsi görüşüm önümüzdeki 10 yılda Ortadoğu’da küresel ölçekte büyük kırılmalar ve değişimler olacak. Türkiye olarak bu gelişmelerin tam göbeğindeyiz” diyen Bakan Albayrak, şöyle devam ediyor:

“Bu türbülanslar içinde birlik ve beraberliğini güçlü şekilde devam ettiren, ekonomik istikrarını sağlayan ülkeler bir adım öne çıkacak. Önemli yer değiştirmeler olacak. Kiminin ekonomisi küçülecek, kimininkisi ise güçlenecek. Doğu - batı denkleminde bakıldığı zaman bu tablo net olarak ortaya çıkıyor. 10 yılda gelişen ülkelerin bir kısmı yavaş yavaş geri kalmaya başladı. Son olarak Brezilya’da yaşanan siyasi gelişmeler herkesin malumu. Bizdeki Gezi olaylarına benzeyen bir süreç gelişti. Türkiye bu resmin tam ortasında duruyor. Sonuç olarak süreç yukarı mı evrilecek, aşağı mı evrilecek? Son 3 yılda yaşananlara bakın: Gezi olayları, 17 - 25 Aralık hadiseleri, PKK terör örgütü ile mücadele, 2 yılda yapılan 4 seçim. Bütün bunlara rağmen Türkiye, ekonomik olarak güçlü bir şekilde ayakta kalmaya, büyümeye ve yol almaya devam ediyor.

Haberin Devamı

Son dönemde yaşananlar bizim toplumsal bir dönüşümle karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bunun içindir ki, AK Parti iktidarı olarak bütün bu badireleri halkımızla birlikte doğru okumalar yaparak atlattık, güçlenerek çıktık. Bu sayede terör belasının üstesinden geliyoruz, geleceğiz. Halkın yüzde 85’i terörün arkasında dış güçlerin olduğuna inanıyor. Tasması başkasının elinde olan bu yapıyı halkımız da gördü. Oynanan oyunu görüyor vatandaşlarımız.”

Peki Kıbrıs ne olacak?

Bakan Albayrak, “Yakın ve orta vadede kazan - kazan modeli çerçevesinde daha önemli adımlar atacağız” diyerek yeni mutabakatların sinyalini veriyor sanki. Biz de Güney Kıbrıs’la bir gelişme yaşanıp yaşanmayacağını soruyoruz. “Kıbrıs’la ilgili müzakereler belirli bir noktaya getirildi. Ancak nihai anlaşma seçim sonrasına kaldı. Seçim sonuçları bize adanın geleceği için bize önemli ipuçları verecektir. Ne kadar uzlaşı, barış ve ekonomik işbirliği olursa bölgedeki ülkeler bundan o kadar olumlu etkilenir. Kıbrıs’la ilgili yaklaşımımız 2004’ten beri ortada. Adanın tamamının ve Akdeniz havzasının menfaatine olan bir anlaşmanın sağlanması önemlidir. Herkesin hakkı mahfuz kalmak kaydıyla geliştirilecek enerj politikaları da adaya olumlu yansıyacaktır” yanıtını veriyor.

Hızlı ‘take off’ şart

Küresel olayların Türkiye’ye yansımalarına gelince... “AK Parti icracı ve reformist genlerine döndü, taş üzerine taş koymaya çalışan bir hükümet var” diyen Albayrak, şunları vurguluyor: “Bu sıkıntılardan güçlenerek çıkıp önümüzdeki dönemde hızlı bir şekilde ‘take off’a geçmek için önemli adımların atılacağını düşünüyorum.”

‘Rusya ile enerjide sorun yaşamadık’

Konu 24 Kasım’dan sonra bozulan ancak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mektubuyla yumuşayan Türkiye - Rusya ilişkilerine geliyor. Bakan Albayrak, şöyle devam ediyor:

“Rusya ile pozitif bir döneme giriyoruz. Enerji konusunda güvene dayalı ve uzun soluklu ilişkilerimiz var. 24 Kasım’dan sonra da bu alanda hiç olumsuz bir şey yaşamadık. Ufak tefek teknik şeyler dışında gaz arzı da dahil sorun olmadı.”

Peki Akkuyu Nükleer Santrali diyoruz? “Proje bu süreçte durmadı. Belirli bir yavaşlama olmuş olabilir. Ama her iki taraf da karşılıklı olarak yükümlülüklerini yerine getirmek durumundaydı. Bazı yavaşlamalar olsa da biz de Rusya da üzerine düşeni yapıp, süreci devam ettirdi. İlişkiler normalleştiğinde bu süreç daha da olumlu etkilenir” diye yanıtlıyor.

Avukatları zengin etmeyelim

Rusya ile doğalgazda tahkim süreci devam ediyor. Bakan Albayrak, normalleşmeyle bu konuda da bazı adımların atılabileceği sinyalini veriyor:

“Rusya’yla sözlü anlaşsaydık, bu süreç olmayacaktı. İlişkiler normalleşirse mevcut sözleşme kapsamında şartlar altında aynen devam edebiliriz. Bakarız, avukatları zengin etmeye gerek yok.”

Öncelik ‘Gazze’, gerisi teferruat

İsrail’le imzalanan mutabakat zaptından sonra enerji kartlarının yeniden açılacağını hatırlatıyoruz. Bakan Albayrak’ın bu süreçle ilgili üzerine basarak vurguladığı en önemli şey bölge halkının yaşadığı ambargo zulmünün yola çıkacak yardım gemisiyle rahatlayacak olması.
Albayrak, “İnşallah bölge halkının Ramazan Bayramı’nı hakkıyla yaşaması için gemi yola çıkacak. Bizim için gündemin en önemli tarafı bu. Biz, Gazze halkının insanca yaşaması için neler yapılması gerekiyorsa öncelikle onun peşindeyiz. Gerisi teferruat. Sonrası süreç içinde ortaya çıkabilir: Büyükelçilerin gönderilmesi, ticaretin artması, turizmin gelişmesi, enerji politikalarının oluşması...” diyerek AK Parti’nin duruşundaki netliğin altını çiziyor.
Mavi Marmara saldırısının ardından gerilen İsrail ile ilişkilerde 6 yıldır Türkiye’nin taleplerini kabul ettirmek için süreci zorladığını ifade eden Albayrak, “Bugün itibarıyla bu süreç Türkiye’nin taleplerinin karşılanmasıyla neticelenmiş, Gazze ve Filistin halkı için de önemli bir süreç başlamıştır” diyor.
Sosyal medyada yazılanlara bakmamak gerektiğine dikkat çeken Albayrak, şunları vurguluyor:
“Bölge halkkının yaşadığı sıkıntıların farkındayız, bu konuda da her zaman desteğimiz sürecek.” Albayrak, mutabakatın Gazze ve Filistin’deki halk ve hükümet tarafından desteklendiğini de hatırlatıyor.

Her zaman barış ve istikrarı gözetiyoruz

Bakan Albayrak G20 Enerji Bakanları Toplantısı çerçevesinde ‘Uluslararası Enerji Gelişimi için Tahminler, Fırsatlar ve Tehditler’ oturumunda moderatörlük de yaptı.
“Enerji sorunlarına ya da enerji temelli sorunlara çözüm ararken, bu çözümlerin bölgesel ya da küresel istikrara, barışa, huzura olan katkısını öncelik olarak belirlememiz gerekir” diyen Albayrak, her krizin gelişme için fırsatlar sunduğuna inandığını ifade etti.
“Bugün enerji kaynakları ve enerji güzergahları ne kadar mücadelenin kaynağı ise bir o kadar da işbirliğinin, istikrarın ve ittifakların kaynağı olabileceğine de inanıyoruz. Günümüzde, ülkeler arasında işbirliği ve dayanışma olmadan, hiçbir ülkenin enerji arz güvenliğini tek başına sağlamasının mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Bölgesel istikrar ve huzuru öncelik olarak benimsemeyen hiçbir işbirliği ve ticaretin de kalıcı olmayacağına inanıyoruz” diyen Albayrak, Türkiye’nin tüm politikalarındaki temel kaygısının bölgesel ve küresel barış ve istikrarın sağlanması olduğunu vurguladı.

Gazze’ye ilk heyet gidiyor

Bakan Albayrak, mutabakatta yer alan enerji konularına da dikkat çekiyor:
“Elektrik santralinin mevcut talebi karşılayıp karşılamayacağı, iletim hatlarının durumu, rehabilitasyon konusu için bir ekip hazırladık. Bu hafta saha çalışması için ekibi göndereceğiz” diyor. İsrail tarafına da üstü kapalı şu mesajı veriyor: “Herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirsin. Barış samimiyet üzerinedir. Savaş söylemini dile getirerek kazanan kimse yok.”
Leviathan’dan çıkacak gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya ulaştırılıp ulaştırılmayacağını soruyoruz. Bakan Albayrak, “Orada üretimler devam ediyor. Henüz müzakareye başlamadık, bunu müzakereler gösterecek. Bunların hepsi çalışılabilir, düşünülebilir ve tartışılabilir konular” diyor.
Enerji haritası açıldığında birçok projenin görüldüğünü, bunların yüzde 90’ının hayata geçmediğini, yüzde 10’unun nihayetlendirildiğini anlatan Albayrak, bir projenin başlatılması için ‘maliyet, bölge barışına nasıl hizmet edeceği ve istikrarlı bir ürün olup olmadığı’ başlıklarının değerlendirilmesi gerektiğini söylüyor.