Sosyal  İletişim Bozukluğu (Social  Communication Disorder (SCD)) Nedir?
 
DSM, (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders) ruhsal bozuklukların tanısal ve istatistiksel el kitabı'nın kısaltılmış halidir. Amerikan Psikiyatri Birliği (APA) tarafından yayınlanan DSM, ruhsal bozuklukların tanısı için açıklamalar, semptomlar ve diğer ölçütleri içerir. Mayıs 2013’te yayınlanan DSM 5 ile birtakım değişiklikler ve geliştirmeler yapıldı. 
 
DSM-4’e göre “Başka Türlü Adlandırılamayan İletişim Bozuklukları” tanısı alanların bir kısmı yenilenen DSM-5’te “Sosyal İletişim Bozukluğu” tanısı alabilecek durumdadır. “Sosyal İletişim Bozukluğu” çocuğun toplumsal iletişiminde sosyal süreçleri anlamlandırılmasında zorluklarla kendini göstermektedir. 
 
Sosyal etkileşim, sosyal anlayış ve pragmatik ile ilgili sorunları kapsamaktadır. Pragmatik, dili doğru bağlamda kullanmayı ifade eder. Örneğin, çocukların bir öğretmenle oynarken kullandıkları dil ile kendi akranları ile oynarken kullandıkları dil farklıdır. DSM-5'e SCD'nin eklenmesi, el kitabının otizm spektrum bozukluğu (ASD) için tanısal kriterlerinin de yenilenmesini beraberinde getirdi.
 
Yeni kriterler, DSM-IV (önceki baskı) kapsamında otizm tanısı alan bazı çocukların, bunun yerine yeni SCD teşhisi alacağını gösterdi.
 
Adından da anlaşılacağı gibi, SCD sosyal iletişimde yaşanan zorlukları içermektedir. Sosyal iletişim, nasıl konuştuğunuzu ve başka bir şekilde sosyal bir duruma uyacak şekilde nasıl iletişim kurduğunuzu uyarlamayı içerir. Örneğin, çocukların bir öğretmenle kibarca konuşmasını bekleriz. Arkadaşları arasında daha rahat bir konuşma tarzının olmasını bekleriz.  Sınıfta daha sessiz olmasını beklerken, oyun sırasında yüksek sesle konuşması sorun olmaz. SCD'li bireyler bu tür sosyal iletişim kurallarını anlamakta ve takip etmekte zorlanmaktadırlar.
 
Sırayla konuşmakta, ses tonu ile aktarılmak istenen mesajı anlamada problemleri olabilir. Örneğin, birinin ciddi ya da alaycı konuşup konuşmadığını anlamakta zorlanırlar. Bu da kişinin yeni durumlarda rahatça iletişim kurmasını zorlaştırır.
 
Sosyal (Pragmatik) İletişim Bozukluğunda çocuk, kelimeleri düzgün bir şekilde telaffuz edebilir, tam cümlelerle konuşabilir ancak, 
Karşılıklı bir konuşma yapmakta, 
Çoğu zaman başka kişilerle iletişim kurmakta 
Sosyal ipuçlarını takip etmekte
Dili uygun bağlamda kullanmakta problemleri vardır.
 
 
Otizm Spektrum Bozuklukları ve Sosyal İletişim Bozukluğu Arasındaki Fark Nedir?
 
Otizmli birçok birey iletişim alanında bu zorlukları yaşar fakat DSM-5’e göre bireyin Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı alması için, aynı zamanda tekrar eden davranışları ve / veya otizmli bireylerde görülen tipik kısıtlı ilgi alanları olması gerekir.Otizm tanısı için sosyal iletişim zorlukları ve kısıtlayıcı, tekrarlayıcı davranışlar mevcut olmalıdır.
Sosyal İletişim Bozukluğunda ise tekrarlayıcı davranışlar görülmez.
 
Sallanma, çırpma, atlama gibi tekrarlanan vücut hareketleri
Rutin ve ritüellere bağlı olmak
Kendilerine ait bir düzen içinde hareket etmek ve bu düzen bozulduğunda tepki vermek
Seslerin, hecelerin, kelimelerin ve / veya deyimlerin tekrarı, ekolali
Belirli nesneler veya konular ile yoğun ve obsesif meşguliyet sergilemek
Özellikle duyularda hassasiyetlerin olması otizmli kişilerde görülür ama sosyal iletişim bozukluğunda bunlar yer almaz.
 
Çocuğunuza otizm teşhisi konulduysa, ancak otizm spektrum bozukluğu ile ilişkili kısıtlayıcı, tekrarlayıcı davranışları yoksa ve takıntı biçiminde kısıtlı ilgi alanı yoksa, çocuğun durumunun tekrar değerlendirilmesinde fayda vardır.
 
Sosyal İletişim Bozukluğu olan çocuk,
İletişim zorlukları yaşar: 
Ailesi, arkadaşları ve sosyal çevresindeki bireylerle; evde, okulda veya başka bir ortamda etkin iletişim kurmakta zorlanır.
İletişimi sosyal sonuçlar için kullanma kabiliyeti azdır, örneğin merhaba, güle güle demek, başkalarıyla bilgi paylaşımı ve içinde bulundukları sosyal ortama göre iletişim kurmaları zayıftır.
 
Sözel olan ve olmayan iletişim ipuçlarını kullanmakta, anlamakta zorlanır:
Bir konuşma esnasında söz sırasını beklemek, onu dinleyen kişinin onu yanlış anlaması durumunda uygun şekilde tekrar açıklama yapmak ve iletişim sırasında neler olup bittiğini anlamak için sözel ve sözel olmayan ipuçlarını takip etmek ve buna uygun şekilde iletişim kurmak, konuşma ve hikâye anlatımı kurallarını takip etmekte problemler yaşarlar.
 
Bir yetişkinle ve akranıyla konuşurken buna göre ses tonunu, konuşma ve hitap şeklini ayarlamakta zorlanırlar. İletişimlerini, içerik olarak veya konuşma partnerine uyacak şekilde değiştirme yeteneğinde zorluklar görülür. 
 
Açıkça belirtilmemiş ya da açık olmayan yoruma açık olan konuşmaları anlama, çıkarımda bulunma, deyimler, atasözleri, benzetmeler, mizah içeren konuşmaları anlama, birden çok anlam içeren sözcükleri anlama gibi alanlarda problemler yaşarlar.
 
Sözel olan ve sözel olmayan iletişim sorunları, herhangi bir iletişim girişiminin işlevsel etkinliğinin azalması ile sonuçlanır. Sosyal katılım (akran ile oynamak), sosyal ilişkiler ve / veya okul başarısı gibi alanlarda zorluklar yaşanır. Çocuğun sosyalleşmesini, günlük aktivitelere katılma ihtiyacını olumsuz etkiler, azaltır.
 
Arkadaş edinmede zorluklar görülür. Sosyal etkileşimlere olan ilgi düşüktür.
 
Sosyal İletişim Bozukluğu Tanısı Kime Koyulur?
 
Bireyde tekrarlayan davranışlar ve / veya kısıtlı ilgi alanı olmadan, sosyal iletişim alanında engeller varsa, bu tanıyı almaktadır.
 
Tanı koymak için Aşağıdaki 4 belirti çocukta bulunmalıdır.
SCD teşhisi konması için 4 temel kriter vardır ve bunlar çocukta olmalıdır.
1. Sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerini kullanmada süregelen zorluklar
2. Sözel ve sözel olmayan iletişim becerilerinin az olması, çocuğun işlevsel olarak diğerleriyle etkin iletişim kurmasını sınırlaması ve çocuğun yaşı için uygun olan topluluk faaliyetlerinde etkileşimde bulunma yeteneğinin olumsuz etkilenmesi.
3. Dil becerilerinin gelişiminde gecikme, aslında bu ilk çocukluk yıllarında ortaya çıkmaktadır. Daha geç yaşta net bir şekilde tespit edilmesinin nedeni ise çocuk büyüdükçe, sosyalleştikçe farklılıklarının ortaya çıkmasıdır.
4. Zorluklar başka bir tıbbi, gelişimsel veya belirli bir dil bozukluğuyla bağlantılı değildir. Gözlenen sosyal-pragmatik kaygılar, nörolojik veya tıbbi durumların bir sonucu olarak gösterilemez. Kelime yapısı ve dilbilgisi gibi belirli alanlarda yaşanan problemlerle ilgili değildir. Sosyal İletişim Bozukluğunun (SCD) belirtilerinin otizm spektrum bozukluğu, zihinsel engellilik, gelişimsel gecikme veya başka bir zihinsel durumla ilişkisi yoktur.
 
Bu yeni bir tanı olduğu için tam olarak hangi çocukların bu tanıyı aldığı net değidir fakat Autism Speaks tarafından desteklenmiş, okul çağındaki geniş bir grupla yapılan bir çalışmaya göre göre daha önce DSM- 4’e göre Yaygın Gelişimsel Bozukluk tanısı almış çocukların %22’sinin Sosyal İletişim Bozukluk (SCD) tanısı alması gerektiği belirlenmiştir.
Daha önce Asperger Sendromu tanısı alan çocukların da %6’sının tanısı SCD olarak değişmiştir.
 
Çözümü İçin Ne Yapılmalıdır? 
 
2013 yılında tamamlanan bir çalışmaya göre, SCD 'nin birçok belirtisi, çoğu zaman tanıyı zorlaştıran diğer durumlar ve öğrenme güçlükleri belirtileri ile örtüşmektedir. Bu yüzden ilk önce diğer potansiyel problemleri ayrıştırmak gerekir. Örneğin, bir doktor ilk önce işitme problemi olup olmadığını anlamak için kapsamlı bir işitme değerlendirmesi önerebilir.
Komorbid durumları ve öğrenme güçlüklerini tam olarak anlayan bir konuşma ve dil patoloğu, yaş, kültürel normlar ve beklenen gelişme aşamasını dikkate alarak değerlendirmesini yapmalıdır.
 
ASHA'ya göre SCD için konuşma terapistinin önce yapması gereken; aile görüşmeleri, gözlemler, ebeveynler, öğretmenler veya çocuğun hayatındaki diğer kişilerle bilgi edinme amaçlı konuşmalar  yapmak olmalıdır. Ayrıca ailenin tıbbi geçmişi ve hikayesi dikkate alınmalıdır. 
 
SCD nispeten yeni bir durumdur. Child Mind Institute’ye göre, SCD için spesifik bir tedavi yoktur, ancak sosyal beceri eğitimi ile birlikte pragmatiklere vurgu yapan konuşma ve dil terapistlerinin  yardımcı olacağı düşünülmektedir.
 
Tedavi, özellikle sosyal durumlarda, iletişim becerilerinde fonksiyonel gelişmelere odaklanarak kişiye özgü olmalıdır. 
 
SCD tedavisi genellikle ebeveynleri ve diğer aile üyelerini içerir. Çocuğunuzla birlikte çalışan terapist, aynı zamanda ASHA'ya göre çocuğunuzun çeşitli sosyal durumlarda tutarlı bir şekilde pratik ve geri bildirim almasını sağlamak için öğretmenler, özel eğitimciler, psikologlar ve meslek danışmanları, okul personeli de dahil olmak üzere ilgili kişilerle iletişime geçebilir. Sizi bunlardan birine yönlendirebilir ve ek destek almanızı sağlayabilir.
 
Instagram: bak_su_konusanlara