ÇOCUKLARDA SOSYAL-DUYGUSAL GELİŞİM:

OYUNLARDA KAYBETMEK VE KAZANMAK

Öncelikle ebeveyn olarak kendi çocukluğunuza kısa bir yolculuk yaparak başlayalım. Hepimiz çocukluğumuzun en güzel oyunları içerisinde hem kazanmış hem kaybetmişizdir. Zaman zaman oyunu bozan ya da kaybeden arkadaşlarımızla tartışmalar yaşamış, oyunu terk ettiklerine, küstüklerine şahit olmuş belki de yenilgiyeye karşı yoğun tepkiler veren kişi bizzat kendimiz olmuşuzdur.  Günümüze baktığımızda bile zaman zaman yenilgiye tahammül edemeyen kişiler olduğumuzu farkedebiliriz. Kendimizi yoğun tepkiler verirken bulabiliriz. Kazanmak kadar kaybetmenin de doğal bir durum olduğunu bilmemize rağmen tolerans eşiğimiz düşük olup aşırı tepkiler verdiğimiz durumlar yaşamış ve yaşıyor olabiliriz. Neden mi?  Çünkü çocuklukta öğrendiğimiz başarısızlığa dair bir takım zihinsel şemalarımız mevcut olup kazanmanın gurur verici, kaybetmenin ise başarısızlık ve utanç duygusuna neden olduğunu öğrenmiş ya da deneyimlemiş olabiliriz.  Bu şema yapısı çocukluğumuzdan itibaren sosyal ilişkilerimizi de olumsuz etkiliyor olabilir. Durum böyleyken çocuğunuza nasıl rehber olacağınız konusunda aklınız karışmış olabilir.  Ebeveynler olarak da çocuklarımıza kaybetme ve kazanma konusunda nasıl hareket etmemiz gerektiği yönündeki adımlara geçmeden önce oyunlarda çocukların neler yaşadıklarına bir kez daha göz atalım.

Yapılan araştırmalar göre, mükemmeliyetçi yapıdaki çocukların kaybetmeye karşı toleranslarının oldukça düşük olduğu bilinmektedir. Çocuklar hep kazanmak ister. Çünkü kazanmak onlar için gurur ve mutluluk vericidir. Çoğu çocuk kendi galibiyetinden, karşısındakinin ise mağlubiyetinden büyük zevk alır. Yenilen çocuklar ise bu duruma öfkelenip, ağlama nöbetlerine girebilir, arkadaşına küsebilir, oyunu terk edebilir. Yenilgiyi kabul etmek noktasında da, kazanma duygusunun ortaya çıkardığı tepkileri kontrol etmek noktasında da çocuklar oldukça zorlanabiliyorlar.

Sosyal-duygusal gelişimin en önemli bileşenlerinden olan oyunlarda kaybetme ve kazanmanın sağlıklı bir şekilde yönetilmesinde ebeveynlerin rolü oldukça büyük. Yenilgiyi nazikçe kabullenmelerini öğretmek gerek. Peki neler yapabiliriz?

Çocuğunuzla oyun oynarken her defasında mutlu olsun diye çocuğunuza oyunu kazandırmaktan vazgeçin.  Onlar kendi çabalarıyla oyunu kendileri kazanmalıdır.  Bırakın çocuğunuz sizinde yenilebileceğinizi görsün. O noktada yenilen taraf olarak çocuğunuza davranışlarınızla ve duygularınızla model olun. Çünkü sizi gözlemleyecektir.

Yenilen birinin nasıl davranıyor ve hissediyor noktasında zihninde sağlıklı bir şema oluşturmak adına şunlara vurgu yapabilirsiniz. “ Bu sefer ben kaybettim, biraz üzgünüm ama problem değil, önemli olan eğlenmek ve keyif almaktı. Ben çok keyif aldım.” ,” Bir daha ki sefer kazanmak için çabalayacağım.”diyebilirsiniz.

Oyunlarda kurallara uyuyor olmanız  önemlidir. Çocuğunuz olduğu için ayrıcalık tanımamaya özen gösterin. Aksi takdirde akranlarıyla ilişkilerinde oyun esnasında zorlanabilir. Oyun içerisinde çocuğunuza sınırlar çizmek, kurallar koymak kendini güvende hissetmesini sağlar.

Kaybeden çocuğa, kazanmanın mutluluk verici olduğu kadar, kaybetmenin kötü bir durum olmadığı açık ve yalın bir dille ifade edilmelidir. 

Oyunu kaybettiğinde, duyguları ile başa çıkabilmesi için yardımcı olun, duygularını ifade etmesi için cesaretlendirin. Duygularını ifade edebiliyor olması sosyal-duygusal gelişimin önemli bir bileşenidir. Duyguları üzerinde kontrolü gelişen çocuğun önce kendisiyle ardından çevresindekilerle ilişkileri de iyileşecektir.

Birlikte oyun oynarken rekabetçi bir tutumla yaklaşmamaya özen gösterin. Unutulmaması gereken şeyin eğlenceli zaman geçirmek olduğuduna vurgu yapabilirsiniz.

Kazandığınızda aşırı ve rekabetçi tepkileriniz, çocuğunuz tarafından içselleştirilebilir ve onu daha çok hırslandırabilir. Bu durum kaybettiğinde de aşırı tepkiler vermesine neden olabilir.

Performans kaygısı yaşamaması için, oyunlarda kaybetmesini doğal karşılayın, sakinleştirmek için “ sen kazandın ya da bir dahakine kesin sen kazanacaksın” gibi gerçekçi olmayan tepkiler vermemeye özen gösterin.

Değişim gelişimdir. Çocuğunuz davranışlarınızı model alarak gelişir ve değişir.

Sevgilerimle…

          AYVALIK KEŞİF PSİKOLOJİ

Uzm.Klinik Psikolog Özlem ŞEN BAYSAL

Randevu için: 0506-992-88-04

İnstagram:@psikologayvalik