Disleksi, özel öğrenme güçlüğü türlerinin en fazla karşılaşılan çeşididir. Disleksi yeterli zekâ, sosyokültürel fırsatlar ve bireye uygulanan eğitime rağmen verimli okuma becerisi kazanmada meydana gelen beklenmedik ve kalıcı başarısızlıktır. Disleksi bireylere göre farklılık göstermekte; bireyin yapısı, çevresel faktörler, aile desteği, aldığı eğitimin süresi ve etkililiği, bireydeki disleksinin yapısını değiştirmektedir.
 
Disleksinin belirtilerini şu şekilde sıralamak mümkündür;
* Konuşmayı öğrenmede gecikme,
* Harfleri ve onlara ait olan sesleri yeterince öğrenememe,
* Yazarken/Okurken harf atlama
* Harfleri birbirine karıştırma(b,d,p gibi)
* Rakamları ters yazma (3,6,9 gibi)
* ''6-9'', ''3-8'', ''7-4'' gibi harfleri birbirinden ayırt etmede güçlük
* Renkleri karıştırma
* Sözlü ve yazılı dili organize edememe,
* Numaraları ezberlemede sıkıntı yaşama,
* Akıcı okumada sıkıntı yaşama,
* Uzun okuma parçalarını takip etme ve anlamada sıkıntı yaşama,
* Yazmada güçlüklerle karşılaşma,
* Yabancı bir dil öğrenmede problem yaşama ve
* Matematiksel işlemleri yapmada sıkıntı yaşamadır
 
DİSLEKSİ HAKKINDA  YANLIŞ BİLİNENLER
 
Disleksili Çocuklar ''Geri Okuma'' Yaparlar: Bu çocukların, harfleri ve kelimeleri geriye doğru görüp algıladıklarına dair hiçbir kanıt yoktur. Bu çocuklar özellikle; harfleri hafızadan geri getirmede problem yaşamakta, özellikle ‘b’ ve ‘d’ harflerini ayırt etmekte güçlük çekmekte ya da hatalı okuma yapmaktadırlar: ''koş'' yerine ''şok'', ''kedi'' yerine ''yedi'' olarak okuma gibi. Bu hataların nedeni ise çocukda var olan görsel problemler değil, dili işleme ile ilgili sorunlardır.
 
-  Erkeklerin Kızlara Oranla Disleksi Olma Durumu Fazladır: Erkeklerin kızlara oranla disleksi olma durumunun çok daha fazla olduğu kanısı hâlâ araştırma konusudur. Yapılan çalışmalar incelendiğinde tek bir sonuca ulaşmak mümkün değildir. Erkeklerin kızlara oranla disleksili olarak teşhis edilmesinin asıl nedeni erkeklerin cinsiyete özgü davranışlarının şüphe uyandırarak teşhise olanak vermesidir.
 
Disleksili Bireylerin Hepsi Özel Yetenekli Bireylerdir: Disleksili bireylerin hepsinin özel yetenekleri olan, yaratıcı ve üstün zekâlı bireyler olduğu yanlış bilinen genellemelerden biridir. Disleksi ile zekâ arasında bir ilişki yoktur; her tür zeka seviyesinde bu problemle karşılaşılabilir. Görsel ve yazılı basında sıklıkla karşılaşılan; ‘Albert Einstein, Walt Disney, Leonardo Da Vinci, Bill Gates gibi başarılı ve zeki bireyler disleksiliydi. Bu nedenle disleksili bireyler zeki ve dahi bireylerdir’ genellemesi tamamen yanlıştır.
 
Başarılı Bireylerin Disleksili Olma İhtimali Yoktur: Eğer çocuk okulda başarılı bir öğrenciyse disleksili olma ihtimali yoktur düşüncesi de başka bir efsanedir. Çünkü, disleksinin okulda başarısız çocuklarda oluşacağına olan inancın aksine bazı disleksili çocuklar, yüksek oranda görevlerine yoğunlaşarak ve çok çalışarak okulda oldukça başarılı olabilirler ve başarılı bir eğitim hayatı geçirebilirler, hatta istedikleri mesleklere ulaşabilen bireyler olabilirler. Başarısından dolayı, okul hayatı boyunca tespit edilememiş ya da geç tespit edilmiş pek çok çocuk bulunmaktadır.
 
Zekâ ile Disleksi Arasında Doğrusal Bir İlişki Vardır: Disleksili çocukların bir tür zekâ geriliği yaşadıkları düşüncesi gerçeği yansıtmamaktadır. IQ testleri ve disleksi arasında bir bağ bulunamamaktadır. Bu nedenle bu testler, disleksi için bir kanıt olarak kabul edilmemelidir. Disleksili çocukların arasında ortalama zekâ üstünde pek çok çocuğun olduğu bilinmektedir. Kendi alanlarında zirvede olan, başarılı pek çok kişi de disleksili bir birey olduğundan bahsetmektedir. Disleksinin görsel ve işitsel problemlerle bir alakasının olmadığı gibi, zekâ geriliği ile de alakası yoktur.
 
Bir Çocuk Okuyabiliyorsa O Disleksili Olamaz: Okuyabilen çocukların disleksili bir çocuk olamayacağı konusundaki inanış da yanlış bilinenler arasındadır. Disleksili çocuklar; kelimelerin şekillerini hafızaya alarak, tanıdık hikâyeleri ezberleyerek, ilk harflerden sonra tahminde bulunarak okuma yapma gibi farklı stratejilerle bir süreye kadar okuma yapabilmektedirler. Fakat hafızaları onları belli bir yere kadar yardımsız götürmektedir. Kelimelerdeki ses birimlerini kodlayamadıkları için kendilerine yabancı gelen kelimeleri okumakta, akıcılıkta problemler yaşayarak disleksinin belirtilerini gösterebilmektedirler. Bu durumda, disleksi sadece okuma öğrenememe problemi olarak algılanmamalı, disleksinin çocuklarda farklı boyutlarda görülebileceği göz önünde tutulmalıdır. Örneğin, bazı disleksililer hiç okuyamazken bazıları okuyabilmekle birlikte okuduğunu anlayamamaktadır ya da kelimeleri karıştırarak okumaktadır.
 
Disleksi Yalnız Medikal Tedavi Yöntemleri ile Tedavi Edilebilir: Disleksinin medikal bir teşhis ve tedaviyle iyileşme göstereceği anlayışı gerçeği yansıtmamaktadır. Disleksi medikal bir tedavisi yoktur ve ilaç tedavisi ile iyileşemez. Disleksi, okuma konusunda uzmanlaşmış bireylerin uygulayacağı değerlendirme yöntemleriyle teşhis edilir ve eğitsel yöntemlerle tedavi edilir. Özel bir eğitim yapılmadan disleksi kendiliğinden düzelmez. Yani, disleksi tedavi edilemeyen bir öğrenme güçlüğü değildir. Tedavisi vardır, sadece bu tedavi medikal değil eğitseldir. Okuma deneyimleriyle daha fazla karşı karşıya kalan ve etkili bir stratejiyle eğitim verilen disleksili çocuklarda okumadaki güçlüklerin büyük oranda aşıldığı görülmektedir.
 
AİLEYE ÖNERİLER
- Özel öğrenme güçlüğü özel bir profesyonellik gerektirir. Bu konuyla ilgili psikoeğitim ve psikiyatrik destek; alanında uzmanlar tarafında sağlanmalı ve işbirliği içinde olunmalıdır.
- Çocuğun anlayamadığı konularda sabırlı olunmalıdır. Çünkü bu çocuklar tembellikten değil zorlandığı için anlayamamaktadırlar.
- Öğrenme güçlüğü yaşayan çocuklarda arkadaş ortamında hata yapmalarından kaynaklı olarak özgüven duygularındada azalma olabilir. Aileler disleksili çocuklarına bunun zeka ile ilgili bir problem ve hastalık olmadığını, zamanla aşılabilecek bir durum olduğunu ifade etmeliler ve motive etmelidirler.
- Diğer çocuklarla kıyaslanmamalıdır.
- Öğrenme süreci eğlenceli hale getirilmeli ve ilgi çekilmelidir.
- Başarısız durumlarda da onu sevdiğinizi hissettirin.
- Tutarlı davranmaya özen gösterin. Birgün sabır gösterirken diğer gün yaptığı bir hata da sinirlenmeyin.
- Okuldaki öğretmeni ile işbirliği ve iletişim halinde olun.
- Özgüvenini arttırmak için sosyal faaliyetlere yönlendirmeye özen gösterin.
- Boncuk dizme gibi dikkat egzersizleri uygulayabilirsiniz.
- Evde birtakım sorumlulukar verilmeli ve başarıları ödüllendirilmelidir. Bu çocukların cesaretle çok ihtiyacı vardır.
- Hergün mutlaka beraber oyunlar oynayın.
- Disleksili çocuk ne yapacağını bilmekte zorlanabilir ve unutabilir. Bu nedenle onun hayatını düzene sokmak ve liste yapmak oldukça önemlidir. Hayatını düzenleyici listeler ve hatırlatıcılar fayda sağlayacaktır. (Oyun oynama, ders çalışma ve dinlenme zamanını belirleme vb.)
- En önemlisi aileler öğrenme güçlüğü olan çocuğa sevgi ile yaklaşmalıdır. Her koşulda sevdiğinizi sözel ve davranışsal olarak hissettirin.
 
 
Instagram: instagram/volkanpelenk