17 Ağustos Dosyası
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 EĞİTİM
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 OKUR TEMSİLCİSİ
 ÇİZERLER
 SAĞLIK
 MAGAZİN
 OTOMOBİL
 ASTROLOJİ
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 VİTRİN
 TEKNOLOJİ
 İŞ YAŞAMI
 TURİZM
 PAZAR SOHBETİ
 MİLLİYET 50. YIL
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI


‘Yoktan’ hayat

Deprem bölgelerinde, geçen bir yıllık sürenin en büyük mirası işsizlik. Çok sayıda işyeri yıkıldı, vatandaşların alım gücü azaldı, bölge dışına göç arttı

17 AĞUSTOS DOSYASI - 2
Hazırlayanlar : SERHAT OĞUZ, ASLI ÖKTENER, ÜMRAN AVCI


       Depremzedeler, şimdi yeni iş alanları yaratılmasını bekliyor. Depremin vurduğu bölgelerde, çektiğimiz fotoğraflar hiç iç açıcı değil. İşte, deprem bölgelerinin son durumu.

       Gölcük’e Donanma darbesi
       17 Ağustos depreminin merkez üssü Gölcük, yaralarını saramadan bir darbe daha aldı. Gölcük’e hayat veren Donanma Komutanlığı, taşınma hazırlığında. Bu karar en çok esnafı üzdü. Müşterilerinin büyük çoğunluğunun askerlerden oluştuğunu belirten esnaf, iflas korkusu yaşıyor. Caner Optik’in sahibi Caner Boztürk, müşterilerinin yüzde 70’inin askerler olduğunu belirterek, esnafı zor günlerin beklediğini belirtti. Birkaç ay önce, askeri kıyafet ve malzeme satmak için konfeksiyon dükkanı açan Murat Polat ise, şimdi, başka illerdeki birliklere satış yapmayı hedefliyor.
       Gölcük’ün belini kıran ikinci sorun işsizlik. Depremzede Mehmet Yazıcı, “Burada artık ya emlakçılık, ya otomobil alım satımı yapılıyor" dedi. Prefabriklerde yaşayan depremzedelerin en büyük şikayeti ise, altyapı yetersizliği. Taşköprü Sanayi 14. Bölge prefabrik konutlarında dört aydır kaldıklarını belirten beş çocuk annesi Filiz Şahin, “Çevre düzenlememiz yok. Kışın su basar. Eşyamız yok. Prefabriklerden bir günlüğüne ayrılsak, yönetim eşyalarımızı boşaltıyor. Başka bir aile yerleşiyor" diye konuştu.

       Yalova, yazlıkçıları arıyor
       Yazlık sitelerin yoğun olduğu Yalova’da, sitelerin yıkılmasıyla, en büyük sorunu esnaf yaşıyor. Geçen yaza oranla, şehre gelen turist sayısı oldukça düştü. Esnaf, şehir sakinlerinin yazlıkçılar ve emeklilerden oluştuğunu, yaşanan göç nedeniyle, büyük maddi sıkıntıya düştüklerini belirtiyorlar. Sivil toplum örgütleri, turist sayısı azalmayan Çınarcık’ın Yalova’nın lokomotifi olmasını umut ediyor. Yalova’da çadırkent kalmazken, prefabrik evlerin bulunduğu alanlarda yolların stabilize edilmemesi sıkıntı yaratıyor. Yapılan zemin etüdlerinin de, karamsar sonuçlar vermesi, Yalovalıları üzdü. Kalıcı konutlara hak kazananlar, binaların vaat edildiği gibi 60 günde tamamlanacağına inanmıyor. Bölgede bir başka sorun ise, hastanelerin yetersizliği. Önümüzdeki günlerde Yalova Devlet Hastanesi’nin onarımının başlayacak olması, yükü minik prefabrike SSK Hastanesi’ne taşıyacak.

       Fotoğraflarla avunuyor
       Depremde enkaz altında kalan oğullarını kurtaran ancak küçük kızlarına yetişemeyen Akgül çifti, geçirdikleri güçlük dolu bir yılı anlattı. Anne Firdevs Akgül, enkazdan geriye kalan fotoğraf makinasından çıkan kızının son fotoğraflarıyla avunuyor.
       Sakarya’nın İsrail Köyü ismi verilen 1245 depremzedenin kaldığı prefabrik konutlarında buluyoruz Akgül çiftini. “Bir yıl nasıl geçti?" diye soruyoruz, derin bir iç çekip başlıyor anlatmaya...
       Depremden önce eşi Metin (37) şoförlük yapıyor, kendisi de bir doktor muayenehanesinde çalışıyormuş. Deprem gecesi çocuklar yatak kavgası başlamış. Tuğba salonda ki çekyat üzerinde uyuya kalmış, Oğuzhan odasındaki ranzada. Saatler 03.02’yi gösterdiğinde iki katlı evlerini sarsmaya başlamış deprem. Karşılarındaki 5 katlı apartman üzerlerine yıkılmış. Hepsi enkazın altında kalmış. Oğuzhan bağırıyor, Tuğba’dan ise ses yokmuş. Metin Akgül kendi gücüyle çıkmış enkazdan. Bir saat sonra eşini, 4 saat sonra oğlunu çıkarmış. Kızına ulaşamamış.

       “Ne yapacağız şimdi?"
       Kavgalı oldukları kayınvalidesinin evine gitmişler. Depremin dördüncü günü kovulunca sokakta kurdukları naylon barakada uyumuşlar. Bilecik’e 650 depremzede aile kabul edileceğini duyup valiliğin verdiği 3 milyon lira ile trene binip yola koyulmuşlar. 10 gün kalabilirsiniz denilince geri dönmeye karar vermişler. Ancak yol paraları yokmuş. 30 Ağustos’ta yalvar yakar trene alınmış enkaz kente geri dönüp, Dernekçadırkenti’ne gitmişler. Hayata sıfırdan başlanmış burada...
       Çadırkentten sorumlu komutanın çadırına gitmişler. Yanıt: “Burası dolu. Sırada daha 185 kişi var" olmuş. Genç kadın gitmem deyince çadırkent içerisinde bulunan revirde yabancı doktorlar ile çalışmaya başlamış. Doktorların ayağının kırık olduğunu 1. 5 ay sonra saptadıkları eşi de yetkililere şoförlük yapmış. Komutanın çadırında kalan aile depremden 20 gün sonra çadır bulabilmiş. Çadırda yaşamak zor olmuş, tuvalet, banyo, yemek, sağlık, gıda, sonra yağmur, çamur, soğuk...
       Akgül çifti çadırdan çıkarırlar gerekçesiyle kira yardımı istememiş. Prefabrik konuta geçebilmek için depremden 2 ay sonra başvurmuş. 1 Kasım’da İsrail Hükümeti’nin yaptığı, “İsrail Köyü" olarak adlandırılan prefabrike konuta geçmişler. Her gece depremi yaşadıklarını söyleyen Akgül çifti, “Korkunç geceyi unutamıyoruz. Kalıcı konutlarda oturmaya korkuyoruz. Ömrümüzün sonuna kadar burada kalmak istiyoruz" diyor.

       Çınarcık Yalova’nın lokomotifi
       Diğer bölgelerin tersine Çınarcık sahilleri, depremden bir yıl sonra bile cıvıl cıvıl... Yazlıkçılar her yıl olduğu gibi yine sahilleri doldurmuş. Tatil kenti, turizm potansiyeli ile bütün yatırımların durduğu, işsizliğin pençesinde kıvranan Yalova için lokomotif olmuş durumda. İş arayan Çınarcık’a akın ediyor. Yüzerek eğlenen Çınarcıklılar’da ise deprem korkusu hala var. “Ama hiç olmazsa sahilde yakalanırız" diyorlar.


««« GERİ İLERİ »»»
© 2000 Milliyet