|
|
|
ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Fethullah Gülen'in son yıllarda Türkiye'de büyük bir ilgi ve sevgi odağı haline geldiğini belirterek, "Gülen olayının sosyolojik yönünün gözden kaçırılmaması gerekir. Ben de toplumun büyük kesimi gibi Türk toplumunun ihtiyaçlarına cevap veren bir figür oluşturduğu düşüncesindeyim" dedi. ANAP Başkanlık Divanı'nın ardından soruları yanıtlayan Yılmaz, Gülen'le ilgili görüşlerini şöyle açıkladı: "Gerek medyada, gerekse kamuoyu ve geniş kitlelerde büyük itibar kazanmıştır. Sosyal yönüne baktığımızda, devletle, laik cumhuriyetle barışık her kesimle diyalog içinde, bağnazlıktan uzak, hoşgörüden yana mesajlar vermiştir. Kaset olayıyla ortaya çıkan husus yoğun bir şüphedir. Bu şüphe, aslında bütün bu mesajların takiyye olduğu, devletin anayasal ilkelerini değiştirmek amacıyla hareket ettiğidir. Bunun doğru olup olmadığını ortaya çıkarmak yargının görevidir. Yargı, zaten gerekli incelemeyi başlatmıştır. O konuda yorum yapmak bize düşmez." Yılmaz, "Siz de Gülen ile görüştünüz. İzleniminiz nedir?" sorusuna şu yanıtı verdi: "Birkaç görüşme oldu. 1997'de takiyye üzerine sohbet ettik. Kendisi bana takiyyenin Şii inancının bir yöntemi olduğunu, Sünni mezhebinde takiyyeye yer olmadığını ifade etti. Bana verdiği izlenim toplumun diğer kesimlerine verdiği izlenim gibi kamuouyuna açıkladığı görüşlerinin samimi olduğu yönündeydi. Ben de toplumun büyük kesimi gibi Türk toplumunun ihtiyaçlarına cevap veren bir figür oluşturduğu düşüncesindeyim. İsmi ne olursa olsun önemli değil. Türk toplumu devletiyle barış içinde, kendisine dini açıdan yol gösterecek önderlere ihtiyaç duyacaktır. Bundan da en fazla ders çıkarması gereken kurum Diyanet İşleri Başkanlığı'dır." MHP Genel Başkanı ve Başbakan Yardımcısı Devlet Bahçeli, Nur Cemaati Lideri Fethullah Gülen'in "devleti ele geçirmeyi" hedefleyen açıklamalarıyla ilgili ilk kez konuşarak, "Kamuoyunda tartışılan yeni bir gündem" yorumunu yaptı. Bahçeli, ASO Başkanı Zafer Çağlayan'ın kendisini ziyareti sırasında, olaya Cumhuriyet Savcısı'nın el koyduğunu belirterek, "Gelişmeleri takip etmek lazım. Bugünden yorum yapmak erken, biraz sabırlı olmak lazım" dedi. Bahçeli, ziyaret sırasında Çağlayan'ın hükümette 35 bakanın fazla olduğunu söylemesi üzerine, 57. Hükümet'in istikrar, uyum ve uzun ömürlü olmakla dikkat çektiğini söyledi. Hükümetin hem Meclis hem de halkın desteğini aldığını kaydeden Bahçeli, iktidar ve muhalefet ilişkilerinin iyi bir noktaya getirilmesinin ülke sorunlarının çözmünü kolaylaşacağını belirtti. FP Genel Başkanı Recai Kutan, Fethullah Gülen'le ilgili iddiaları değerlendirirken, "Meseleye sadece bir Fethullah Gülen meselesi olarak bakmamak lazım. Türkiye'nin şu anda içerisinde bulunduğu durum, çok enine boyuna ciddi olarak incelenmek zorundadır" dedi. Pakistan'ın Ankara Büyükelçisi Karamatullah Khan Ghori'yi kabulünde Gülen'le ilgili soruları yanıtlayan Kutan, meseleye sadece "Fethullah Gülen meselesi" olarak bakmadığını belirterek, "Türkiye'de şu anda çok önemli hadiseler cereyan ediyor. Bunların hepsini mütalaa etmeden Fethullah Gülen meselesini tam, bütün gerçekliğiyle anlamak mümkün değil. Yarın (bugün) o tahlili yapacağım" diye konuştu. Kutan, "Komplo olduğunu mu söylemek istiyorsunuz?" sorusuna, "Hayır, onu da söylemiyorum, tersini de söylemiyorum" karşılığını verdi. FP Grup Başkanvekili Bülent Arınç'ın Gülen'i "pırıl pırıl bir insan" diye nitelendirdiğinin anımsatılması üzerine de Kutan, Arınç'ın Gülen'i uzun süreden beri tanıdığını, o nedenle kanaatinin bu istikamette olduğunu kaydetti. Sivil Toplum Kuruluşları Birliği Platformu (STKB), Fethullah Gülen'in faaliyetlerinin karar mekanizmalarındaki birçok sorumlu tarafından daha önceden bilindiğini ileri sürdü. STKB Dönem Başkanı Prof. Dr. Bülent Berkarda, dönem sözcüleri Prof. Dr. Türkan Saylan ve Timur Erk imzasıyla yapılan ortak açıklamada, Gülen hakkındaki bantların ortaya çıkmasının, malum bir olayın ilan edilmesi anlamına geldiği belirtilerek şöyle denildi: "Atatürk ilke ve devrimlerinin yol gösteriliciğinde, çağdaş ve demokratik sosyal bir hukuk devletini amaçlayan 215 sivil toplum örgütünün bu ortak paydada birleştiği STKB Platformu, iki yıllık bir çalışma sonucunda, kendilerine ulaşan bilgi ve belgeleri kamuya açıklamıştır. STKB'nin çabaları sonucu malum olan ilan edilmiştir. Umarız böylesine birinci ağızdan somut kanıtlarla ülke gündemine giren korkunç olayın boyutu ve tehlikesi bugüne kadar sorumluluklarını yeterli bilgilendirilmeme özrüyle yerine getirmeyen siyasetçilerimizi, ellerinden ödül alan yöneticilerimizi, bakanlarımızı harekete geçirir ve gereken yapılır. Cumhuriyet başsavcılığının tahkikatı başlattığı memnuniyetle öğrenilmiştir. STKB'yi oluşturan kuruluşlar adına sözcüleri olarak bizler, yargıya intikal etmiş olan Atatürk ve devrim karşıtı, cumhuriyeti yıkmaya, ele geçirmeye yönelik bu gizli örgütlenmeyi gün ışığına binbir güçlükle de olsa çıkarabilmenin mutluluğunu yaşıyor ve yurttaşlık görevimizi yerine getirdiğimize inanıyoruz. Görevimiz burada sona ermektedir."
|
|
TEPKİLER ANALİZ PORTRE |
|||
| ANA SAYFA | |