NECATİ CUMALI...

Türkiye’nin aydınlık yüzü. Dünyaya açık bir yazar ve şair. Çağdaşları gibi "köylülük" ya da "toplumsallık" çerçevesine hapsetmedi kendini. Ama ülkesinin sorunlarından, insanının dertlerinden de uzak kalmadı. Güzellikleri sevdi. Güzellikleri yansıttı oyunlarına, öykülerine, şiirlerine. Dil konusunda da saplantısı yoktu. Ne "öz"cü oldu, ne "canlı" Türkçe’ci. Konuştuğu gibi, hissettiği gibi, bildiği gibi yazdı. "Şiirlerin sembolizmin etkisinde", "Oyunların köylücü" eleştirilerine aldırmadı. Yorulmadan, bıkıp usunmadan yazdı. Bir yazar ömrüne, sayılamayacak eser sığdırmayı başardı. Onu saygı ve sevgiyle anıyoruz...
NECATİ CUMALI ÖZEL BÖLÜMÜ


NÂZIM HİKMET RAN...

Türkiye’de yetişen dünya şairi. Üzerinde en çok konuşulan, en çok tartışılan yazar. Politik görüşleri nedeniyle, gözlerini yurduna hasret kapadı. Hâlâ yurt topraklarından çok uzakta bir yerde yatıyor. Hâlâ memleketi gözlerinde tütüyor... Dünya, ölümünün yüzüncü yılında ona, kendi hemşerilerinden daha "kadirbilir" davrandı. Nâzım Hikmet’i "politik görüşleri" nedeniyle afaroz etmedi. Gerçek değerini, yani sanatçı değerini verdi. 2002 "Nâzım Hikmet Yılı" ilan edildi. Dünya, onun şiirlerini yeniden yaşıyor.

NÂZIM HİKMET ÖZEL BÖLÜMÜ


ORHAN VELİ KANIK...

Türk şiirinin kilometre taşlarından... Tek yapraklık bir Yaprak’la şiirimizin manifestosunu yazdı. Kendisinden sonra gelen birçok şaire ilham kaynağı oldu, yön gösterdi. Garip şiirleriyle Garip’in önderi oldu. Bir garip Orhan Veli olarak Urumelihisarı’nda oturup İstanbul’u seyretti. Ya da, yaşadığı dönemindeki çalkantıları, karanlığı bilinmezleriyle Türkiye’yi seyretti... "Kısacası, Yaprak serüveni, Orhan Veli’nin içindeki kavgacı, ödün vermez kişiliği, namuslu aydın kişiliğini bütün keskinliğiyle ortaya çıkarmış, fakat baştan beri şiirini yapmak istediği halka yaklaşmasına, onu tanımasına yol açmamıştır. Namuslu bir orta aydın kavgası vermiştir Orhan Veli, 28 sayılık dergisiyle" diyor Mehmet Doğan.

ORHAN VELİ KANIK ÖZEL BÖLÜMÜ