ŞULE YÜKSEL ÖZTÜRK
DELİLER NEDEN DELİRMİŞ Kİ
Adam belki de biraz gereğinden fazla mahzundu. Uzanabildiği en ücra duygularını masanın üzerine yığmıştı ve yüzünden okunabilen gayet çarpık harfler hayra alamet sayılamazdı. Düşündüğünü düşünmeden düşünüyordu.
Anlamını yitirmiş kimselerin durumuna kimse düşmemeli.
İnsan olmakla arasında zamanla değişen bir mesafe vardı ve sigara içiyordu. Değişik görevleri olmuştu ve "görev" kelimesinin artık pek fazla bir şey ifade edemediği bir yerdeydi. Yerinin adı yoktu ayrıca, kayıp diyebiliriz mesela.
Kayıp ve yalnız insanlardan farkı bunun farkında olmasıydı ve O buna "maalesef" diyordu.
Kıyasıya akan sudan niyeyse çıkmış balık gibiydi. Döneceğini düşünüyordu belki ama düşlemiyordu. Fazla seçenek tanımıyordu zaten bazı şeyler. Seçme şansı olsaydı insan olmayı tekrar isteyip istemeyeceğini kimse bilemez, kendisi dahil. "Neden?" diye uhrevi bir gong çınladığı zaman yüksek semalardan, en ürkek tavşandan daha ürkek ve nereye sığındığına dikkat edebilmekten aciz bir yerlere girer. Ve "sığınmak" kelimesi yanına sokulamayacağı kadar sıcaktır.
Aklının sınırlarında dolaşmaktan hayli yorgun bir kalbe sahip insanlar için "düşünmek", sadece felaket getirir.
"Uçabilsem nasıl olurdu?" diye bir fikir geçti kafasından ve derhal günah çıkartır gibi "aptal" dedi kendisine. Belki uçabilen şeylerin düşünmek zorunda olmadığını düşündüğü için böyle düşündüğünü düşündü. Güldü.
Hayatı boyunca yaptığı tercihleri değiştirebilme hakkını verseler (o meşhur hayal) muhtemelen farklı bir şeyler yapmaya üşenirdi. Memnun değildi belki yaptıklarından-yapmadıklarından fakat pişman olmak da gereğinden fazla gereksizdi. O’nun hesabı bunlarla değildi ve belirli bir hesabı da hiç olmamıştı gerçek olarak.
Kadınlar, güzel kadınlar, çirkin ve edepsiz olanları, bir iki özel siluet ve dağınık bir sırada daha başka birbirleriyle ilişkilendirilemeyecek bir yığın saçma obje geçit törenindeydi sanki ve tamtam seslerini resmen duyabiliyordu. Ve tek bir net ritm vardı, "neden ?"
İnsan suda boğulabilir. Balık da sudan çıkınca ölür. Bir müddet yaşadıktan sonra ama.
Dönmek; tekrar aynı yaşama telaşıyla ve hatta daha iddialı dönmek, hayat savaşında ayakta kalmak, direnmek azmiyle falan. Neyin savaşı ki bu, neden ki? "Yaşama sevinci" gibi komik laflar edildiği için radyolarda, birileri yaşadığına seviniyordu güya ve o ısrarla sigara içiyordu. Sonu belli bir oyunda "dur" dedikleri yerde durmaya ısrarlı bir alışkanlıkla devam etmek.
Evet. Neden?
|
|