BÜLENT TAŞ
ŞİİRLER
KOMPLİMAN
Kiralık katillerle kanatılıyorken
zamane aşklari
gün ah`lardan doğuyor artık,
Sevmek; ey üstü örtülmeyen günah
Sevmek; ey göce zorlanan sevap
ansiklopedilerdeydi;
Meryem`in mahremindeki yapraklar
Simdi`yi yaşıyoruz;
herşey yaprak dökümü
Hangi dilde sev(iş)sem
sabaha çıkamıyorum
Hangi aşka iltica etsem
ardımsıra suikast timleri
Ayakta durmak o kadar zor ki,
"Ayakta durma içerime gir" diyen de yok!
Boğulmak üzereyken düşlerim
hangi limana sığınsam
kendi denizinden afaroz
hangi denize sığınsam
bende boğuluyor
Tufandır yaşananlar
Tufandır yaşananlar
Nuh`un gemisi çok gelir
bana
Ne de olsa hayat süt liman
Ne de olsa
hangi bakışa sığınsam kompliman!..
KÜS
İç acılarımızın toplamıydı
dış açıları gülen dünya
Dünya ki
bir elinde ayna,
acılarımıza umarsız
Onlarca dünya düzmüştük abaküsümüze
biz mi dünyaya küs
dünya mi bize
satmalı mı dünyanın anasını
anası varmıydı dünyanın
satılacak ne kaldı ki
bunca alinmiş`lığımıza rağmen
demem o ki
biz içiyoruz
dünyanın başı dönüyor
biz sarhoşuz
dünya kusuyor
hep de üstümüze
üstümüz başımız küs!..
ÖLÜ BALIKLAR
Oltacılar dizilmişler
bütün balıklar firardayken,
bir boy gösterisi midir
balıksız denizlere olta sallamak
yoksa
yoksa denizdeki balıklari
ben mi taşıdım
bugünün yarınına
bütün kıyılara sessizlik vuruluyor
balıkların vurulduğu anda
ölü balıklar - vurulan çocukluğum
gözyaşları
kıyıda bir gözyaşı
kıyıda bir kız
arıyor - aranıyor
yoksa
yoksa kıyıdaki kızı ben mi taşıdım
dünden bugüne
bu ışıklar
bi şatafat
ve ölü balıklar akıyor kentin sokaklarına
dünden bugüne acı akıyor
içmdeki bir sokak
kaldırımlarda
dört duvarsız akvaryumlar
gözlerimde bir avuç deniz
"dostlar sırtını dönmüşler
ölü balıklara"
denizler ağlıyor
denizler ağlatıyor...
SUS PUS
Sizden öğreniyorum okuduğum gazetelerin
M.Ö. ye ait olduğunu
Senden öğreniyorum, bakışlarımın,
Çocukluğuma ait olduğunu
TANRILAR ARENASININ DİŞİ DONKİŞOT`U
Hasretin şekillenişidir yüzündeki hüzün,
Bozgunlardan arta kalandır dudağındaki kuraklık,
Gecenin terkisine almışsın yarına kalacak öpüşleri
Hüküm yedin
türküler büyüttün koynunda
ayrılıklara ağladın yüzünün gurbetinde
bırak kendini taşacak nehirlerin maviliğine
bırak sesini terkedilmiş yalnızlığıma
bırak…bırak
baskınlardan arta kalandır cebindeki bahar
yüzümü sürsem isyan olur
sesimi sürsem isyan...
bak ne haldeyim
not defterimi de unuttum
ayrılıklarımın tekrarında
sesimi unuttum
yalnızlık bilmecesinde
Nuray`ı unuttum
aşk var mı, yok mu kavgalarında
ey
yüzü dağlara
sesi fırtınalara dönük kız
ey
yüreği hancılara
hüznü kervancılara dönük kız
kuşan hele
kuşan artık ciğerparem
bir ömrüm sende kaldı
bir ömrüm zorbada
"bakışlarımdaki ihtilaldendir
aynalarla kavgalı oluşum "
ateşi gözlerinde taşıyan kız
tanrılar arenasının dişi Donkişot`u
ejderhalar aleminin çarpışan kızı
kuşan hele
kuşan artık ciğer parem
yüreğindeki yaralı benim...
|