CANER AVCI

ŞİİRLER

Kumbara  

Çocukluğumda hep kumbarmın 
Açılmasına üzülürdüm 
Bankacı amca açardı 
Oysa aferin alırdım 
Ben yere döküleni toplardım 
Onları da verirdim 
Yerine kartondan kaplı cüzdan veridi 

Sonraları bankanın önüne geçerken 
kızgın, kızgın bakardım içerdekilere
  

Gramafon  

sana nasıl yakışır 
nam saldığın, şehrin sokağında 
hurdacı tezgahında dolaşmak 

odanın baş köşesinde 
çıkarttığın ses, 
hurdacı presinin altına, 
cıkarttığın sese, hiç benzer mi 
gamafon...! 


Geri Gelmez  

Bir gemi gider 
İstanbul ardından 
Ben ardından 
Küskün haller yüklü biliyorum 
Denizin dalgalarını gitmezliğimizle yarıyor gemi 
Martılar manasız kanat çırpıyor her zamanki gibi 
Haberleri yok 
Artık ne ben 
Nede bende yüklü İstanbul, 
Geri gelecek.


İNEBOLULU KADINLAR

Gemi yanaştı mı 
İnebolu limanına 
Haber salınır ahaliye 
Mühimmat geldi! 
Koşar herkes limana doğru 
Koca kasaları sırtlanırlar, 
Karınca misali halk. 
Hepsinin gözü denizde 
İngiliz devriye gemileri geldi gelecek 
Gördü mü yine bombalayacak inebolu'yu. 

Sonunda mühimmat iner 
Kağnılar yanaşır sıra sıra 
Yüklenir. 
Kalanları sırtlar kadınlar, dedeler 
Bebeler kucaklarda kundak 
Yırtık çarık 
Yalın ayak 
Yollara düşülür 

Her adım 
Elif Ana oğlunu 
Fatma eşini 
Onlarda vatanı kurtarır. 
Her adım 
Düşmanın gazabından kurtarır. 

Haber salınmış 
Cephede 
Silah yok, 
Silahı var 
Mermisi yok 
Şerife bacı der 
Gün durma günü değil! 
Gün bekleme günü değil! 

Sırtlarında mermi 
Kucağında çocuk 
Kağnı arabalarıyla 
Küre Dağlarının yokuşunu 
Aşmak hüner ister 
Ecevit bayırında mola vermek 
Bekleyeni olmasa da bir ömür sürer 
Aklına savaş geldi mi 
Oturmakla kalkma bir olur 
Yine yollara düşerler. 
Varmaları gerek 
Kemalin askerleri bekler 

Dünyanın işini bozacaklar 
Kararlılıkla yürüyen 
Batı Karadenizden 
İçanadoluya doğru 
Akan 
İnebolulu kadınlar. 

Altı günün sonunda 
Varıyor kağnılar 
Sevinç içinde 
Karşılıyor Ankaralılar 
  

Gülperi  

Gül dalında güzeldir. 
 
Gün oldu rüzgarla güle 
Gün oldu yağmurla güle 
Gün oldu güneşle güle 
Dokundu peri 
Günün önünde bir türkü söyledi 
Gülperiye, gülperiye diye 
O günden sonra güller hep güldü, güldü... 

Gül dalında peri kadar güzeldir. 
Peri ise gül kopana kadar özeldir.