CEM YILMAZ BUDAN
SENİ YAŞAMAK
Gözlerimi dikip bakmak istemiyorum artık sonsuzluğa;
Korkuyorum hayalinden,biraz daha güzel görünmesinden bana bu gece;
Ve ayrılığın bir karanlığı beslemesinden
-içinden asla çıkamayacağım-,
Korkuyorum ölümün son sözünden,ve derin uçurumlarından hayallerin-
Ve tüm heyecanların sana hapsolmuş mutluluğundan-
Tutunuyorum yalancı değneklere ancak;
Daha soğuk bu gece her zamankinden,daha derin ve sessiz
alabildiğine;
Bu yolcu daha düşkün artık-son mutluluğu daha uzak ve imkansız-
Şu yitik cesareti de,kalkansız savaşçının-
Ve göz görmez,gönül söylemez görse de gözün gördüğünü özüne
Seni yaşamak gibi ayrılık ta,
Şu uzak limanda demirlemiş gemiler gibi soluksuz ve görkemli-
İlk aşkın fısıltısı gibi taze,
Ve yılların işkencesi gibi yorucu--
Seni yaşamak gibi ayrılık ta,
Sonsuzluğuna can atarak verilmiş bir hediye...
Ruhumun yere vuran silik gölgesi ancak diğer aşkların heyecanı da;
Ve sonsuz taklitçileri bu sonsuz yankının,
Daha da soğuk bu gece,her zamankinden daha derin ve sessiz
alabildiğine;
Haykıramamak gibi şu boyunca uzanan denize çılgınca;
Sonsuzluk içindeki dört duvar gibi ayrılık ta !!
2001 umea/isveç
NEDENDİR ŞİMDİ KAÇMAK
o sarhoş notalar gibi savrulan dört yanında seni sevmenin;
bir ruh yarat bana hesabını soran sensizliğn,
tüm sözlerin tükendiği,silindiği yalancı soğuk izlerin
bir ruh yarat bana sıcacık yüzlerden,o izsiz tepesinde sevginin...
yokolmaksa her ayrılık,duran dünyanın bir ucunda
ve köprüsüz akmaksa bu nehrin sığ kaderi;
nedendir beklemek hala bir aşkla iki yakada?
ve bir hesapsız arınmışlıksa sevmek seni sonsuzca;
nedendir hala yıkanmak kutsal yalancı sularla?
ve bir gölge bu aşk iki engin kaya arasında,
iki kaya;avuç açan bir direm aydınlığa;
nice bayraklar altında bir aşık,öylesine bayraksız,esir öylesine;
o kara iskele gibi sarılmayacaksa çılgın denizine,
ne güne sever bu ruh şimdi diz çökmeyecekse!
|
|