DERYA OKTAY

DERVİŞİN ÜLKESİ


Beyaz kanadımda altın sukütum. 
Mevlana gönlüm döndü durdu, 
Didar_ı alemde yok huzurum 
Ney'ler gayrı zindan dünya, bu efsunu… 
Ahvalim kırık daldan farksız, 
Dilimde serzeniş! 
Sorma çelebi gönlümü, 
Evliya olamadı,  
Ayaklarım yorgun seyyah imiş! 
Bu efsun, 
Bu yoklukla varlık arası çizgi. 
Ne geçirir üstünden bizi, 
Ne yol olur karanlıklarımıza 
Ne de saklar giz'i. 
Divan_ı alem, 
Örter mi mahremi? 
El açtık namerde, 
Komadı Bahçede gülü, 
Kafeste bülbülü 
Nicesine el verdik. 
Yıktı bir hamlede yıkılmaz bileği. 
Semaver bayat tuttu çayımızı, 
Vermedi göçmen kızına çeyizini, 
Sordu saltanatı şehrin padişahı, 
Geçirmedi pınarı; canan kızını… 
Kanadına gri düştü kan düştü, 
Obasına acı hüsran düştü. 
Ülkemin yeri haritada dar gayrı, 
Derviş'e bir sedir ,mahkuma makam düştü. 
Kalmadı miğfer korumaya askeri, 
Sanki yurduma düşman düştü. 
Kurudu suyu mahallemin 
Kırmızı rengine esmer_ay doğdu 
Padişahın kılıcı kesmez artık 
Kabzasında pas tuttu. 
Sarı papatyası öldü mor tepelerin 
Ana yüreğine volkan, bebelere kan 
Her şey şimdi eskidi 
Yenisi dağlarda eşkıyan 
Çileyi yoğurdu adalet, 
Garibe bin selam düştü. 
Ocakta pişti, 
Açlar yine aç! 
Toklara hanlar,hamamlar düştü. 
Ülkem garip bir yoksul şimdi...