İ. ERİNÇ ERÖZ
SENİN İÇİN HER ŞEYİ YAPARIM
- Hâlâ koşuyor mu?
- Hızından hiçbirşey kaybetmeden hem de!
- Bütün bu enerjiyi nereden buluyor sence?
- Belki de o uzakdoğu saçmalıklarından yapıyordur evde, yoga falan...
- Bence polise haber vermeliyiz.
- Ne diyeceksin onlara, "Komşumuz 4 saatten beri evinin etrafında koşuyor" mu?
- Tamam, polisi aramayalım ama en azından bir hastaneye haber versek?
- Neden kendi haline bırakmıyorsun? Koşsun, çatlasın ve ölsün!
- Eğer kendi haline bırakırsam sebebini öğrenemem...
Camdan uzaklaştılar, Cem kaloriferin yanındaki sallanan koltuğa oturdu, meraklı olan ise koltuğunu camın önüne çekti. Cem sıkıntıyla onu izliyordu, dayanamadı:
- Bu kadar meraklı olmak zorunda mısın?
- Ya sen bu kadar ilgisiz olmak zorunda mısın?
- İlgimi çekecek hiçbirşey yok ki.
- Demek öyle, komşumuz saatlerdir koşup duruyor ve sen bunun ilgini çekmeyecek kadar sıradan olduğunu söylüyorsun!
- Sıradan demedim, sadece ilgimi çekmiyor, ona bakmak için harcayacağım zamanla kitap okuyabilirim, müzik dinleyebilirim. Nasıl olsa sona erecek, önemli olan da zaten sonu.
- Peki ya başlangıcı, sebebi?
- Sonunda nasıl olsa sen bütün herşeyi öğrenmiş olacaksın!
- Ben olmasaydım?
- Varsın.
- Eğer...
- Kapa çeneni artık, varsın ve nasıl olsa gidip bütün herşeyi öğreneceksin!
- Ben gidiyorum!
- Düştü mü?
- Artık senin toplumla bağlantını sağlamak istemiyorum. Bütün gün orda oturup benden birşeyler yapmamı bekliyorsun! İnsanlardan korkuyorsun diye beni kullanamazsın. Sen tek başına markete bile gidemiyorsun!
- Gidiyordun?
- Lanet olsun sana! En azından benim için endişelen.
- Sen hep gittin ve sonunda geri döndün. Komşumuz ise nasıl olsa duracak. Dışarıdaki milyarlarca insanın ne yaptığını anlamak içinse komşumuz koşuşkan bey yetiyor bana!
- Herkesin aynı olduğunu mu iddia ediyorsun?
- Ben iddia etmem.
- O kadar bile cesaretin yok çünkü! İddianın yanlış olduğunu ispat edebileceklerinden korkuyorsun. En son ne zaman bir konuda karar verdin?
- Sanırım seninle evlenirken ve o karar da senin demin söylediklerinin nedenini açıklar herhalde.
Meraklı olan hışımla odadan çıktı, Cem arkasından seslendi:
- Lütfen bu kez bavulunu hazırlarken benim dolabımdan uzak durur musun?
- Yalnızlıktan geberirsin umarım!
- Bunu evet kabul ediyorum.
- ...
Meraklı odaya geri döndüğünde bavulu elindeydi, sinirle bavulunu kapatmaya çalıştığı yüzünün kızarıklığından belli oluyordu. Cem onu gördü:
- Umarım ne yaptığının farkındasındır.
- Evet, yedinci kez seni terkediyorum.
- Neden? Evinin etrafında dönüp duran bir aptal yüzünden mi?
- Beni vazgeçiremezsin!
- Özgür bir varlıksın sen! Yolunu kendin çizersin. Nereye gideceksin?
- Peşimden mi geleceksin?
- Sana gelen mektupları göndereceğim bir adres verirsin umarım.
- Allah kahretsin.
Kapıyı çarparak çıktı ve arabasına binip uzaklaştı...
*
- Alo, merhaba ben Cem.
- Sanırım halloldu ha?
- Evet sen de görmüşsündür, basıp gitti.
- Çok yoruldum.
- Gerçekten, nasıl dayandın bu kadar koşmaya?
- Seninle birlikte olmak için yapmam gerekiyordu, yaptım Cem!
|
|