HÜSEYİN BOZKURT
UZAK NİNNİLER
1.
Odeysseus çukuru göğsüm
Lübnansedirleriyle sevişmekte
Bir avuç serinlik dökün üstüne
Kuru dallara sarkan ağustos
Deniz ülkesinden döner yalınayak
Göğsüme tüner kızılgerdanla
Çukurum şerbet Ağustos yanığı
Anne nerdesin
Biliyorum ağzın kuş sesi
Güvercinler çağırır bomba altında
Ölüler ülkesi
Sarıdüğün çiçekleri üstünde lübnansedirleri
2.
Irmak uyurken yatağında ayaklarım suya hasret ormanlardı
Beni ırmağında yıka kurula ve ateşlere ver sivil halkım
Ben hep büyüktüm sizlerin korucusu ve düşleri şimdi
Ne haldeyim bildiğinizi bilmeme bilgisizliğinin bulamacındayım
Yamaçlarda dökülen ateşin serinliği kavurmuyor mu
Irmağa düşmüşken tüm bedenim sesim deniz
Okyanus sırtında kağıttan gemi buruşmaya ve batmaya
Birlikte değil mi ki yüreği kavuran bu sessizlik
3.Bronz kalabalıktı tanıdık tüm yüzlerde aradım
Unuttuğum esmerliğimi
Yalnız değildim
Deniz yosuni ve içli şarkısını söylerken bir sandal kırdı belini güneşin
Ordaydın biliyordum içinde güneşin
Tüm yüzlerde taradım güneş içimdeydi
Hem de tüm esmerliğiyle
4.Şiir derdi olmasaydı yüreğimi postalardım ıssız koyaklara
Sarp dağlara kimsesiz yollara vururdum ihanetimi
Neyleyim ki baharlar bensiz açmaz taze filizler uç
Vermez; ben gidince gözlerde fer eksilir Feria
Ah Feria yine düştün aklıma
Aklın yolu dağlaraymış yeni koyaklar saklar bizi
Ya şiir bensiz kalırsa: tek korkum tek ihanetim
|