KEMAL ERDOĞDU
ÜÇ FİDAN
22 ocak 2004'te İstanbul, Erzurum, Soma'da
aramızdan ayrılan üç öğrenci anısına
Üç fidan diktim su yoluna,
Hep ayrı günlerde, ayrı yıllarda.
Ayıkladım otunu bir bir toprağın,
Çapaladım, su verdim, ninni söyledim.
Yel değmedi yaprağına benden izinsiz,
Güneşte gölgesi oldum, siperi karda.
Dedim; fidanım severim sizi çok canımdan,
İşitirsen beni bilirsin nasıl olunur fidan,
Bakın besledim sizi geldiğince elimden,
Siz de dimdik büyüyün hiç eğilmeden,
Kimse çalmasın yaprağın sen istemeden,
Ben kırarım dal, dalın kırmaya gelenden.
Üç fidan dikmiştim su yoluna,
Ezdirmedim ne sucuya, ne yolcuya.
Yirmi ikisinde ocağın, ben ayıkmadan henüz,
Ak sıfatlı kara melek vurmuş üç fidanıma,
Kar mı karne mi neymiş, tırpanın adı?
On yedilikti ilki Soma'da kaldı,
Üç yıl gençti ondan ortanca,
Erzurum'da kar aldı.
En körpesi;
Kıyamam ona,
İstanbul'un bir sokağında...
Üç fidan diktim su yoluna,
Bıraktı üçü de beni aynı akşamda, ayrı yollarda.
Dedim üçüne; doymadan size daha, elveda,
Nurlar içinde gezin, hem orada, hem burada.
"Çocuk büyütmek, su yoluna fidan dikmeye benzer"
Atasözü
|