LÜTFİ ERBERK

DÖNÜŞÜ OLMAYACAKSA...


       Ayakkabının bağcıklarını iyi bağla. Yürürken seni yormasın. Yorup da aklına durmayı getirmesin. Başlayınca durmamak gerek. Her mola bir hesaplaşmayı beraberinde getirir derler. Getirmesin imasını dahi aklına geride bıraktıklarının. Taki durman gereken yere kadar yürü. Hülyalarının ve ayaklarının seni götüre bildiği son noktaya kadar.
       Sağlam olsun bağcıkların ayağın rahat etsin. Haydi yola çıkıyoruz. Dönmemesine. Bir veda bile etmeden. Uğurlamalar seni caydırabilir. Bırakmak istediğini bırakamaya bilirsin o vakit. İnsan ne diye veda eder ki. Her veda gitmeye değil de geri dönmeye bir mazeret yaratma çabasıdır.
Vedalaşalım ki döndüğümüzde bizi uğurlayanlar karşılasın. Yüz yüze gelince şaşırıp nerden çıktı demesinler. Dönüş olmamasını istiyoruz ya onun için yola vedasız çıkmalıyız. Kapıyı çekip ardımıza dönmeden yola koyulmalıyız.
       Eşyamız ve dostumuz ne kadar az ise bağlılıklarımız da o denli az demektir. Yolculuğumuzu erteleyecek ya da hazırlıklarını uzatacak her hangi bir mani olamaz. Onun için fazla bağlanmak iyi değil. Dostum yola çıkmalıyız. Geri dönüşü olmayanından.
       Nereye gideceğimizin ne önemi var ki? Nasıl olsa gittiğimiz yer buranın aynısı olmayacak ve geçmişle bir bağıntısı kalmayacak yaşamımızın. Her şeye yeniden başlamış oluruz. Senin de kulağına hoş gelmiyor mu söylediklerim. İlk yaşamında yaptığın hataları tekrarlamayacaksın demektir artık. Çünkü yeni bir yaşamdasın. Onun hatalarını paylaşmayan. Kim demişse insan geçmişini de yanında götürür diye halt etmiş. Geçmişi biz neden geçmişte bırakmayalım. Yeniden başlama hakkını Allah bize neden vermesin ki.
       Yola çıkıyorum. Dönüşü olmayanından. Vedasız gidilen. Veda ve dönüşü olacaksa niye başlamalı ki insan bu yolculuğa.