NURİ ÖRC
SEVGİ
Ruhum bir ağaç gibi kök saldı derinlere
Beni tutan bu sevdada ufak bir daldı
Bedenim ruhumun içinde kaybolmuş bir eşek arısı gibi dolaşıyordu
Bedenim tığlarla örülmüş bir ağdı sanki
Yerde bir ölü arı gördüm
Sarı rengini benden ve topraktan almış gibi uzanıyordu
Bedeninde bir korkunun eseri hakimdi
Ölümünde bile yaşamımın izleri vardı
Kanlar içinde yerde yatıyordu
Kanlarından bir kule yaptım kendime
Bedeninden bedenimi,kanından kanımı geçirdim
Bedeninden kanımı geçirememiştim,ağlıyordum gülerek
Onun sıcaklığı bana idi
Soğukluğu kendine
BUhar olan hep o idi
Saf kalan ise burnunun içindeki yaraydı
O yeşil kırmızıya dönüşmeden
Kimler döndü o yeşil için
Bir elma uğruna
Ne yasaklar yasaklandı, kırmızılar yazılmaya değmezdi unutulmuşlardı son olarak.
Şimdi ise karşımda ve önümde
Şimdi ise toprağın içinde
Tek gördüğüm bir kapak resmi
Tek göremediğim bedenimin eseri
Hayatta hep merak etti
Bir yarım ölüden nasıl meydana getirmişti onu
sevilmeye layık bir ölümüydü yoksa
Sevdasını ölü kanatlarına bir yayamamıştı haşa üşüyordu
Ağırlığı olmayan tek şey o ölü değildi
Yaşadıklarında oluşan yaralar
şimdi çıkıyordu ölü bedeninde arının
Onu gösteriyordu yırtılmış kanadından
Bir kapak için bir can
Bir can için bir canan
Cevizlerini taşıyan karga
Kalan cevizlerini celladın ipine dizmeyi unutmuştu
Olmayan bir ölünün hayaliyle
Olan bir yaşamın olmazlıklarıyla
Sen kendinle bende kendimle
O arıda ölü yaralarıyla resimlensin
Ne kadar yaşarsan yaşa
Herşey bir an için
An yok anlar var
Kan yok göğe yükselen kandan kaleler var ölümler var
O delikten kendini gördüğün yırtık
Senin delipte çıktığın delik
Senin söylemeye korktuğun şiirin
Bitmesi için bitirdiklerin ölmek için gömdüklerin
Herşeyin hiçleri içerişi kadar
Bende seni o kadar içermek istiyorum
Belkide ölüsün ve orda yatan sensin
Belkide hiç var olmadın ve bu var olmazlığın beni hep içeriyordu
İçinden hep bir arının çıkabileceği sarı ovaları gezdim
Kanadında senin yeşil canlılığı taşıyan binlerce sarı arı
Ölü arının resimlendiği yerde
Seni buldum delikten çıkmaya çalışırken öldürülmüş halde
Yüzüm sararmıştı elimdeki ağaç düştü yere
Son kainat parçasına seni gömmek istedim
Onuda yapamadım
Son defa delikten baktım ve bir hiçlik görüyordum
Hepsi birden yükseldi en tepeden
Başladıkları yere geri geldiler
Gözyaşları burnunun yarasındandı
Kanadının deliği yüreğinden değildi
// bileğini hissetmiyordu, yaşadığı
//ve yazdığı hiçbirşeyi hissetmiyordu.
Kaldırdı ölü arıyı rahat yerinden
Yazdıklarını değiştirdi yeniden
Olmayan bir düşünceden son defa doğurdu onu
Bu sefer yırtmasına engel olacaktı kanadını
Ama sevdasını görememişti
Sevdası son bir ateş gibiydi
Yandı ve söndü
Yine de bir son vardı ya doğanlar engellenmeseydi
Günahkarlı ağızdan çıkan günahların tövbeyi anlattığı kadar
Arının çektiği acıyı anlatıyordu
Son nefesinde gelen su boğazını tıkamıştı
Sanırım boğazını yırtmıştı
Bu sefer yırtılan kanadı değil boğazıydı
Gördüğü şey kendisi değil 2 kat bir acıydı
Bu acıyı en son o yasak elmada çekmişti
Ama yinede acıya yaklaşmıştı
ve herşey bittiği gibi yeniden bir sona yaklaşmıştı
Ve elma yerinden düştü son olarak.
|