ÖZGE

Hüzünlü Mavi

ben niye gideyim ki
gitme
hep burda kal
gitmem
gecenin hüzünlü mavisinde
Seninle olmak varken
çıkar o gözlüğünü
ve çıplaklığımda yıkan
gözlerim yıldız
yıldız yağmuruna gerek yok ki

kale
şah 
ve mat
çığlıklarım geceyi, geceleri delmeli

lacivert gecelere gebe kalmalı tüm geceler özlemle,
karanlık özlemeli bizi
maviyi ve rüzgarın şahlanışını özlemeli
bizi

yıldıza kesmeli gün
güneş vazgeçmeli doğmaktan
sabah şaşmalı sabah oluşuna
tere kesmeliyiz
çiğ taneleri bulaşmalı güle
kokumuz yayılmalı
aşıklara

dörtnala doygun iki sevdanın delice kavuşmalarını izlemeli
tomurcuğa durmalı gül toprağın suya olan özlemini yaşarken
kanırtırcasına acının ve şehvetin çığlıklarında
nefti ormanlar değildi gözlerdeki özlemin rengi
Yıldız da vazgeçmeli seyirden
özlemle geçti aya kavuşma hayali
hiç bilmedi

gölge utandı bu teri kurutmaktan
güne aya yenik düşmenin mağlubuyeti içinde
uyku pes etmeli özlemin kıvrımlarında

dağlara özlem duyan kadının istemleri
ve sen
deli bir ırmak
beyaz bir atın al ata kavuşması gibi
kokunun ve hissin umudu
sesin tınıya karışması
fısıldamak
Yetmez ki sesin gücü
kulağındadır sadece çağlayan
ala bulanmış dudakların