SAMİYE ARSLAN
AŞKIMA MASAL
Gel bir oyun oynayalım seninle,
Oyunun kuralları şöyle iyi dinle !
Sırt sırta vereceğiz birbirimize
Gözlerimizde körebe bantları,
A unutmadan bir kaset koyacağız
Teype
Oyunun fon müziği Şehrazat
Tenlerimiz çıplak olmalı ellerimiz kenetlenmiş birbirine
Ve hayal et sihirli lambasını Aladdin'in
Bir dilek senin, bir dilek benim, üçüncüsü en güzeli
Hayal edenin
Şimdi ben başlıyorum hayalime
Dileğim uçan halıydı cinden
Üzerinde sen ve ben çıplak ari cennetten kovulmuş
Halimizle.
Uçur diye fısıldıyorum halıya
Ve uzaklaşıyoruz gerçek alemden kulağımızda
Şehrazat'ın masalsı fısıltıları
Bak, bulutların arasındayız
Güneş pamuk bulutların arasından göz kırpmakta
Çapkın nazarıyla
Süzülüyoruz masal diyarlarına
A! O da ne Kaf Dağı duruyor karşımızda
Tüm haşmetiyle
Şurada bir mola vermeli gerçek dünyayı
Dudak bükerek izlemeli
Her neyse yolumuza devam edelim
Hava karardı
Güneş kızıl ışıklarıyla son tebesümünü yolluyor
Çıplak tenimizde gökkuşağı renkleri
Dans ediyor bedenimizde
Biz devam ediyoruz yolumuza
Bak, bak Ay gülümsüyor karşıda
Rahat dur yaramaz çocuk şimdi sırası mı
Yıldız toplamanın başıma taç yapmaya
Yolumuz uzun saadet pınarına
Gün ağarmak üzere
Bak işte geldik Babil'in asma bahçelerine
Gül amber kokuları geliyor
Alçalalım mı ne dersin
Tamam anladım sen de istiyorsun
Süzül ey uçan Halı bahçelere
İniyoruz halıdan el ele ve koşuyoruz
Güllerin, erguvanların arasından çığlık çığlığa
Çöküyoruz ulu bir çınarın gölgesine
Bir gül koparıyorsun çiğ damlalı alev rengi
Takıyorsun saçlarıma gözlerime bakarak
Ve ilk öpücük konuyor dudaklarıma
Kor oluyor akıyor bedenime
Utançtan kızarıyor yanaklarım tüm tenim
Titriyor sıtmaya tutulmuşçasına
Bahanem hazır kaçmaya, acele etme diyorum
Daha gelmedik saadet pınarına
Haydi binelim halımıza
Biniyoruz halımıza, haydi gidelim diyorum
Devam ediyoruz yolumuza
Bir çığlık atıyorum hayranlıkla
Gördün mü fildişi kuleleri
Nasıl asil olağanüstü duruyor karşımızda
Bak işte Tac Mahal
Ama ben senden istemiyorum böyle bir mezar
Bizim aşkımız ölümsüz olmalı
Mabedi sonsuzluk olmalı
Devam ediyoruz yolumuza
Bak Mısır'da harıl harıl çalışmakta
Köleler;
Kefren ve Keops'u yapıyorlar
Kızıyorum şu fanilere neden böyle devasa mezar
Yapalar
Bak ilerde İskenderiye Feneri
Haydi geçin diyor ortalık berkemal
Cebelitarık'tan geçiyoruz işte önümüzde
Kızıldeniz uçsuz bucaksız
O da ne şu kayalıkların arkasındaki
Gördüm gördüm bir korsan gemisi
Biraz durup izleyelim
Bak taşıyorlar ganimetleri
Tahta bacaklı korsan gözünü yukarı dikti
Bizi gördü mü ne hadi uzaklaşalım
Hem biz ne yapacağız hazineleri
Yanımda sen varsın
Devam edelim yolumuza
Gün ağarıyor uyuya kalmışız, bir hayli yol almışız
Güneş göz kapaklarımızı gıdıklıyor
Aralıyoruz gözlerimizi karşımızda
Nepal
Dua ediyor buda rahipleri erdem diliyor
Tüm insanlığa
Bak altımızda Gobi Çölü, sanki devasa sararmış
Bir okyanus
Şurada bir vaha olmalı
İnelim aşkım, susuzluktan dudaklarım çatladı
Ellerin kadeh su içiyorum avuçlarından
Başım dönüyor teninin tuzu karışmış sudan
Bu arada bir de buse çalıyorsun ıslak dudaklarımdan
Haydi halım, devam edelim
Süzülüyoruz seyrederek dünyayı
Üşüdüm biraz daha yaklaş yanıma
Geçiyoruz Sibirya tundralarından
Şaşkın halı yolu şaşırdı buralarda ne işimiz
Vardı.
Altımızda Asya stepleri cirit oynuyor
Türk yiğitleri
A! Şu uzaklardaki ne? insanlar arasına sınır
Koyan Çin Seddi'ymiş,
Yine faniler karıştırmış ortalığı engelsiz
Barışla yaşamak varken yine engelle donatmış
Ortalığı
Yolumuz uzun saadet pınarına
Haydi halım, devam yolumuza
Bak aşkım, bir hayli yol aldık
Altımızda yelpaze misali Japon evleri
Samuraylar ve küçük ayaklı geyşalar
Bonzailer, henüz küçülmemiş insanlar
Gen teknolojisini keşfetmemiş
Gölgesinde serinliyor bonzailerin
İşte Avustralya yerlileri
Bize telepatik selam yolluyorlar
Ve aşkımızı kutluyorlar
Bizden de selam konuşmadan anlaşma
Yolunu bulanlar, ruh okuyanlara
İşte Amerika kıtası gözüktü,
Henüz istila etmemiş Avrupa emperyali
Kızıl tenleriyle at binmiş yerliler
Hür dolaşmakta bozkırlarda
Bak bir düğün var
Kabile reisi kızı Ayışığını evlendiriyor
Savaş çığlıkları değil saadet çığlıkları yükseliyor
Bizim halı yola devam ediyor
Devasa Amazon ormanları
Karınca misali çalışkan pigmeler
Ah ne ihtişam Mayalar'ın kentine geldik
Devasa şehirler kurmuşlar bu ilmi
Bilinmeyen alemlerden mi almışlar?
Haydi durma devam edelim yolumuza
Daha varmadık saadet pınarına
Üzerinden geçmeliyiz Atlas Okyanusu'nun
Ellerimiz kenetlenmiş
Havaii'nin kızları dans ediyor
Çiçekler arasında bakir adalarında
Sabret yolumuz az kaldı
Bak işte İrlanda suları yeşilin her tonuyla
İrlanda adaları
Gayda sesleri yükseliyor mağrur
Nihayet Portekiz
Gemiler yükleniyor uzak limanlara yelken
Açacaklar bizim bir günde vardığımız yerlere
Altı ayda varacaklar
İşte ispanya, boğalar güreşiyor
Şenlik var İspanyol kızları dans ediyor
Gitar nağmeleriyle
İtalya da göründü Floransa, Roma
Aşıkların kenti Venedik
Gondollarda sevgililer diz dize
Gondolcu en güzel seranatlarını
Söylüyor aşkın önünde selam durarak
Devam et halım, daha yolumuz var saadet pınarına
Biz de kavuşmak istiyoruz aşkın narına
Yunan adaları gözüktü işte
Az kaldı yurduma biraz ilerde
İşte Truva kucak açalım
Anadolu topraklarına
Az kaldı saadet pınarına
Hep merak ettin nerede diye
İşte geldik saadet pınarına
Aşkına sahip olduğum yere Ayder'e
İnelim bakir el değmemiş şelale
Önüne
Çok yorulduk suya girip dinlenelim
Çağlayan suyun nameleri kulağımızda
Bir kuytuya çekilelim
Bizi saadete kavuşturan halımıza yol verelim
Yatağımız çimler, örtümüz yıldızlar
Tenimizde bakir çiçeklerin kokusu
Umarsız kaygısız aşk ile sevişelim
Sonumuz olan sonsuzluğa kadar
|