|
ŞULE SENKİR
AYRILIK
İstanbul yine mavisini yitirdi
İstanbul şaşkın
Nisan yağmurlarının en hastalıklı yalnızlığında
Ve olabilecek en gri öğleden sonrada
Geldiği gibi gitti.
Yani şimdi ben...
Bu ayak izlerimizi tanıyan kaldırım taşlarında
Bir başıma...
Vakitsiz bir ölünün başucunda ağlıyorum
Gözyaşlarının ne işe yaradığını bilmeden
Bir kentin ortasında
Bu kadar yalnız olunabilir mi?
Ve bir kent bu kalabalıkla
Ölüm sessizliği taşıyabilir mi?
Ver elini İstanbul, yeni maviler arayalım
Ama ne senin gizemli el değmemişliğin var
Ne benim dokuz yaşındalığım.
Ve benim kirli yağmurlarla aşınmış
Ölümsüz olan, ama canlı olamayan taştan ilahım,
Çarptığım en sert dalga,
Hastalıklı yanı ruhumun
Teknolojiye atlayıp,
Kimsenin bilmediği bir yarına gidiyor
Daha söyleyeceklerim bitmedi...
|