TEZER

ÇOKTAN GİTMİŞ OLURDUM


      "Saat en geç ayrılıklar vaktini vurmakta. Ben "sen" olmasan ağlamazdım ama tutamadım kendimi ağladım."

      Ne biliyor musun, bizi şu yarım ağız yaşama bağlayan? Birbirimiz... Sen olmasan çantam çoktan hazır, Bafra tütünüm ve ağız dolusu küfürlerim hazır yaşama savrulacak gideceğim...

      "Seke seke geldim /s.ke s.ke gidiyorum"

      Yok ama, içimdeki bu sızı, senin hayalinle dolu kentleri getirmekte... Eski bir Yunan ezgisi gibi o sarışın kent, ben, sen olmasan çoktan terk edip gideceğim şu bok yiyenin dünyasını.. Hani Telli Baba devretmişti ya çocuklukları, ona inat biraz da kalışım...

      Sabahları kalk saatlerindeki serseri çocuklar gibi "yaşamaklı" oluşuna inat kalışım. Pia, eski bir kadın, belki ona inat kalışım...

      Hani, korkuyorsam gitmekten "namerdim" ama yalnız kalmandan korkuyorum bu yerle yeksan, kırık kalpli insanlar ülkesinde.

      "Aşk bize küstü usta / AŞK BIZE KÜSTÜ"

      Şimdi cebimde yitik sevdaların sevişme kokuları, eksik aşklara uyanıyorum her sabah. Midemdeki bulantı belki inandıklarımı gerilerde bıraktığımdan. Ama sen varsın ya, işte bu sebepten ayaktayım, dünden kalma bir sarhoşluktayım, yıkık kentlerdeki öksüz çocuklar gibi beklemeliyim. Adam gibi bir yalnızlık şarkısı dilimde, akşamları yüzünü görmediğim kadınlarla yatmaktayım. Dilimde yine o şarkı:

      "uzak benden aşk / uzak artık
      Kanun mudur bu yasaklık
      İnan içimde yok fesatlık
      Alırım başımı giderim
      EFELER GİBİ HEY
      EFELER GİBİ HEYYY!"


      Sana hep yanında olacağıma söz vermesem ve korkmasam yalnız kalmandan, ben çoktan gitmiş olurdum ama...

      Canın sağ olsun...