10 günlük kitap trafiği
MİLLİYET SANAT DERGİSİ'NİN KATKILARIYLA...


İstanbullunun binlerce kitapla buluşma zamanı yine geldi: 24. İstanbul Kitap Fuarı, 8 - 16 Ekim tarihleri arasında TÜYAP Kongre ve Fuar Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. ve Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile düzenlenen 24. İstanbul Kitap Fuarı, 8 Ekim’deki açılış töreninden sonra ziyaretçilerini Beylikdüzü’ndeki mekanında ağırlayacak. 400 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleştirilen fuarın bu yılki teması ''Avrupa’daki Türkiye, Türkiye’deki Avrupa''; Onur Yazarı ise yakın zamanda kaybettiğimiz Vüs’at O. Bener. Fuar, Bener anısına Yapı Kredi Yayınları ve TÜYAP işbirliğinde bir sergiye ev sahipliği yapacak.
210 etkinliğin 750 yazar, sanatçı, bilim adamı, gazeteci ve politikacının katılımıyla gerçekleştirileceği fuarda okurların işi oldukça zor görünüyor; her biri cezbedici etkinlikler bir de aynı mekanda açılacak İstanbul Sanat Fuarı Art - İst ile eşzamanlı düzenlendiğinden fuar süresince o salon senin bu salon benim koşuşturacak ziyaretçiler. Arada anonslara kulak kabartıp, boş sandalye bulabilirlerse kafelerde soluklanmaya çalışacak, standlardan dağıtılan kitap ayraçları ve katalogları torbalara sığdırıp bir sonraki günün etkinlik planına göre düzenleyecek yaklaşık 10 günlük yaşam trafiğini.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Ermenistan, Almanya, Yunanistan ve Küba’dan yayınevleri ve yayıncılar birliği temsilcilerinin de yer alacağı fuarda bu yıl çocuklar için 25’e yakın masal okuma, teatral gösteri, oyunlu okuma ve atölye çalışması etkinlikleri de gerçekleştirilecek; üstelik sadece çocuklara ait bir alanda, TÜYAP Çocuk Kulübü’nde.
Fuarın bir diğer ilginç etkinliği ise Türkiye Filateli Dernekleri Federasyonu, Posta Telgraf Teşkilatı, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi ve TÜYAP işbirliği ile 600 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek pul koleksiyonu sergisi. Diğer sergiler de Türkiye Yazarlar Sendikası’nın organizasyonu olan ''Nazım Hikmet’ten Bugüne El Yazısı Şiirler'' ile Osman Köker imzalı ''Sireli Yeğpayrıs (Sevgili Kardeşim): 100 yıl Önce Türkiye’de Ermeniler'' kartpostal sergisi. Birzamanlar Yayıncılık’ın katkılarıyla hazırlanan sergide Orlando Carlo Calumeno Koleksiyonu’nda yer alan 4 bin kadar kartpostal arasından seçilmiş, çoğunluğu 1900- 1914 yıllarında basılmış 500 kartpostal sergilenecek.
24. İstanbul TÜYAP Kitap Fuarı’nın konuk yazarları arasında bu yıl da yabancı yazarlar yer alıyor: Wilbur Smith, Thomas Meyer, Kenize Mourad, Plantu, Jean Christophe Rufin, Valeri Tong- Cuong, Grigori Tomski, Yiannis Xanthoulis, Dimitra Petrula, Jorge Parrondo, Moris Farhi, Asa Lind, Mikael Niemi, Ali Yıldırımoğlu, Cengiz Abdullayev fuarın yabancı konukları arasında yer alıyor.
Giriş ücreti geçen yıl ne ödediyseniz, bu yıl da o! Yani 3 YTL. Öğrencilerden, öğretmenler ve emeklilerden fuara giriş ücreti alınmayacak. Fuar, 8,9,15,16 Ekim 2005 tarihlerinde saat 10.30- 20.00; 10, 11, 12, 13, 14 Ekim 2005 tarihlerinde saat 10.30- 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

Bizden öneriler

Fuar süresince kitap almak, aldığınız kitapları yazarlarına imzalatmak ve konferans salonları arasında dolaşmaktan başınız dönebilir, dikkat! Dergimiz yayına hazırlandığı sırada fuar programı henüz kesinleşmediği için etkinliklerle ilgili bilgileri fuar alanında kontrol etmenizde fayda var uyarısını yapmayı unutmadan küçük bir rehberlikte sakınca görmedik:

» Agora Kitaplığı, 9 Ekim’de, tam da AB süreciyle ilgili tartışmalar devam ederken ''Müzakerelerden Üyeliğe: AB / Türkiye Gündemindeki Sorunlar'' isimli kitabın yazarı Mehmet Uğur’un konuşmacı olarak katılacağı ''Müzarekelerin Eşiğinde Türkiye - AB İlişkileri'' konulu toplantıya ev sahipliği yapacak. » Altın Kitaplar, 40 yıla yakın bir süredir edebiyat dünyasında bestseller yazarı olarak varlığını koruyan ve bugüne dek 29 romana imza atan Wilbur Smith’i buluşturuyor okurlarla. Yazara kitaplarından birini imzalatmak isterseniz, 8 - 9 Ekim tarihlerinde Altın Kitaplar standına uğrayabilirsiniz.
» ‘80’li yıllardan itibaren mizah yazınımıza yeni bir soluk getiren Cihan Demirci, İnkılap Kitabevi standında.
» Remzi Kitabevi’nin etkinlikleri bol bol. 8 Ekim’de Milliyet Sanat Dergisi’nin de yazarlarından olan Atilla Dorsay, ''Hayatın Karşısında Sinema''; 9 Ekim’de Hıfzı Topuz, ''Savaş Yıllarında Kültür Devrimi''; 16 Ekim’de Doğan Cüceloğlu, ''Anlamlı, Coşkulu ve Güçlü Bir Yaşam'' konulu söyleşileri gerçekleştirecek. Remzi Kitabevi’nin sürprizi ise ''Cumhuriyet’in Divası: Müzeyyen Senar'' isimli kitabın yazarı Radi Dikici. 16 Ekim’de yapılacak ''Bir Biyografi: Müzeyyen Senar'' başlıklı söyleşiye Müzeyyen Senar’ın çeşitli konserlerinden görüntüleri eşlik edecek.
» Yapı Kredi Yayınları, 9 Ekim günü ''Vüs’at O. Bener’i Anarken'' konulu panele ev sahipliği yapacak. Murat Yalçın’ın yöneteceği panele Doğan Hızlan, Feridun Andaç ve Hulki Aktunç katılacak. 15 Ekim’de de Güven Turan, ünlü şairimiz İlhan Berk ile söyleşecek.
» Doğan Kitap, 8 Ekim’de Ender Saraç’ı buluşturacak okurlarla. Söyleşinin başlığı ''Doğa ve Sağlık / Dr. Ender Saraç''. Yeni romanıyla Milliyet Sanat Dergisi sayfalarına da konuk olan Hasan Ali Toptaş, 8 Ekim’de Semih Gümüş ile birlikte TÜYAP’ta olacak. Söyleşi, yazarın romancılığı ve yeni yapıtı üzerine. Mario Levi ve Nedim Gürsel, 15 Ekim’de ''Farklı Dünyaları Yazmak'' üzerine konuşacak.
» Can Yayınları, Paulo Coelho yayımlamayı sürdürüyor. Yazarın yeni kitabı ''Zahir'', bir savaş muhabirinin yaşantısı üzerine. Yayınevi, bu kitabı da bahane ederek 8 Ekim’de ülkemizin ünlü savaş muhabirlerinden Mete Çubukçu’nun katılımıyla bir söyleşi gerçekleştirecek. 15 Ekim’de de ''Jean Paul Sartre: Yüzyılın Düşünürü 100 Yaşında'' başlıklı panele ev sahipliği yapacak yayınevi. Panelin katılımcıları Tahsin Yücel, Ferit Edgü ve Enis Batur. Bir diğer ‘dev’ isim, Gabriel Garcia Marquez de aynı gün Selim İleri ve Aydın Engin’in sohbet vesilesi olacak.
» Alkım Yayınları, 1980’de Türkiye’den ayrılmış olsa da ‘88’de burada bir kitabı yayımlanmış Aysel Özakın İngham’ın 15 yıl sonra yayımlanan kitabını buluşturuyor okurlarla. Sabahattin Ali ve Madaralı ödüllerinin sahibi olan yazar, fuar sırasında TÜYAP’ta olacak.
» Feyza Hepçilingirler, ''Türkçenin Bugünü - Yarını'' konulu söyleşiyle Everest Yayınları’nın programında. Hıfzı Topuz ve Sadi Öziş, 16 Ekim’de ''Fikret Mualla’nın Anıları''nı paylaşacak.
» ''Tozkoparan'' adlı eseri büyük ilgi çeken ve fuarda okurlarıyla buluşacak Norveçli yazar Thorvald Steen’in, içinde tarihi barındıran yeni bir eseri yayımlandı: ''Küçük At''.

Vüs’at O. Bener

Vüs’at O. Bener 1922’de Samsun’da doğdu. İlkokulu Erzincan’da, ortaokulu Sivas’ta okudu; Bursa Işıklar Askeri Lisesi ve Harp Okulu’ndan sonra 1953’e kadar orduda görev yaptı. 1957’de Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Kamu kuruluşlarında çalıştı; 1992’de emekli oldu.
1950’de New York Herald Tribune gazetesi ile Yeni İstanbul gazetesinin ortaklaşa düzenledikleri öykü yarışmasına katıldı; ''Dost'' adlı öyküsüyle dikkat çekti. Seçilmiş Hikâyeler, Varlık, Yeditepe dergilerinde yayımladığı öykülerle tanındı. Öykülerinden ''Dost'' Fransızcaya, ''Batak'' Almancaya, ''İlki'' İngilizceye çevrildi. Hakkında, Vüs’at O. Bener: ''Bir Tuhaf Yalvaç'' (Norgunk, 2004) adlı bir kitap yayımlandı.
Yazarın ''Dost'', ''Yaşamasız'', ''Siyah-Beyaz'', ''Mızıkalı Yürüyüş'', ''Kara Tren'', ''Kapan'' isimli öykü kitapları; ''Buzul Çağının Virüsü'' ve ''Bay Muannit Sahtegi’nin Notları'' isimli romanları; ''Ihlamur Ağacı'' ve ''İpin Ucu'' isimli oyunları ile ''Manzumeler'' isimli bir şiir kitabı bulunuyor.
Vüs’at O. Bener’i 1 Haziran 2005 tarihinde kaybettik.

 

[Milliyet Ana Sayfa] -[Kitap Ana Sayfa] -[Kitap Arşiv]
 
..................................................................................





KUZEY YANIM AYAZIM

Gazeteci Fügen Ünal Şen, 4 yıl üzerinde çalıştığı, 'Kuzey Yanım Ayazım' adlı kitabıyla yakın tarihimizin satır aralarında kalmış olaylarını, Kız Kulesi'nin tanıklığıyla bizlere sunuyor...

Yasemin KAPTANBAŞ / Milliyet İnternet

Aktif gazetecilik yıllarında böyle bir kitabın kafasında şekillendiğini söyleyen Fügen Ünal Şen, ara verdiği bir dönemde bu kez kitap için kalemine sarılmış. 50 yıllık gazete arşivlerini tararken, güncel olayların yansımaları kitabın bel kemiğini oluşturmuş. Örneğin 1960 ihtilalinde yaşanan ve bir çok kitapta ele alınan olaylar yerine, insan hikayelerine yer verilmiş. Ya da ekonomik sıkıntının yaşandığı karneli dönemde, sanat dünyasında olup bitenler göz ardı edilmemiş.
Buradan Fügen Ünal Şen'in, 50 yıl biriken haberleri gazeteci kimliğiyle süzüp, içinde siyaset, sanat, ekonomi, yaşam, magazin olan 50 yıllık bir gazete sunduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz.
Tarihsel gelişim yazı dilinde de etkisini göstermiş. Kitabı günümüz Türkçesi'yle yazmanın o dönemi iyi anlatamayacağını düşünen Şen, 1950 yılının Türkçesiyle anlatımına başlamış ve yıllar geçtikçe dildeki değişimi yansıtmayı başarmış. Kitabı okurken "vay be", "sahi bu da olmuştu", "evet bunu hatırlıyorum", "bu kadarına pes" dedirtecek, yaşanmış bir çok öyküyle, olayla karşılaşacaksınız. Hayatı 1950'lerin başından alıp, 2000 yılına kadar getirirken, dildeki, modadaki, yaşamdaki değişimin de farkına varacaksınız.
Kimi zaman günün modasıyla, en çok dinlenen şarkılarıyla ilgili fikir sahibi olacak, kimi zaman da bir cümle ile geçiştirilen hayat hikayelerini bulacaksınız. Ve bütün bunları Kız Kulesi'nin ağzından dinleyeceksiniz...

60 ihtilali sonrası idamlar gerçekleştirildikten sonra Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan’ın hüküm özetlerinin evlerinin kapısına asıldığını okuyup kendinizi ailelerinin yerine koyduğunuzda acıyı hissederken, Sezen Aksu'nun genç bir sanatçı adayıyken gördüğü rüyanın hayatını nasıl değiştirdiğine şaşıracak, kahve sıkıntısı olduğu dönemde Rodos’tan bir akrabasına mektup içinde bir pişirimlik kahve gönderen kişinin hikayesini tebessümle okuyacaksınız.

Neden 'Kuzey Yanım Ayazım'?
Gazetelerin gün gün taranmasıyla başlayan kitabın taslak sürecini Fügen Ünal Şen şöyle dile getiriyor: "Yaklaşık 200 bin gazete sayfasından günlük yaşamı cımbızla seçerek bir günlük tuttum. Kimi olayların kahramanlarıyla konuştum, benimle anılarını paylaştı. Tarih kitapları, almanaklar, ansiklopediler de büyük destekçim oldu. Yazma aşamasına geldiğimde bunları ben değil de, bütün bunları yaşayan bir tanık anlatmalı diye düşündüm. Bu tanık bütün hüznüyle, yalnızlığıyla karşımdaydı: Kız Kulesi"
Kitabın ilginç adına gelince... Orada da herkesin bilmediği bir detay ortaya konmuş. Kitabın anlatıcısı Kız Kulesi'nin giriş kapısı kuzeye, Boğaz'a dönük. Yani Yukarı Boğaz'a bakan yüzüyle yaşamı izliyor. Buradan esen sert rüzgarlar, ayaz bütün bedenini kaplıyor kulenin. Bu yüzden kendisini "Kuzey yanım, ayazım, hayata bakan yüzüm…" diye tanımlıyor Kız Kulesi.
'Kuzey Yanım Ayazım'ın bir almanak ya da tarih kitabı olmadığının altını çizen Fügen Ünal Şen, "O süreye neler sığdığını, ne kayıplar, ne anılar olduğunu anlatmak istedim. Kitap bitince elde hayat kalsın istedim" diyor.

Kız Kulesi'ne kulak verin...
İstanbul’da, ilk gecekonduyu kim, nerede yaptı? Haşereyle mücadelede İstanbullu bir saatte ne kadar sinek avladı? Dr. Kimble karısını öldürmüş müydü gerçekten, ya Dallas’ta JR’ı kim vurmuştu?

Atatürk’ün naaşı Etnografya Müzesi’nden alınıp inşaatı biten Anıtkabir’e nakledilirken, Ata’nın kız kardeşi Makbule Hanım’ın koluna girip tabuta kadar eşlik eden kimdi?

Çiçek Pasajı çöktüğünde, enkazdan ölüsü çıkarılan yaşlı kadın, hangi Osmanlı Paşası’nın inzivaya çekilmiş kızıydı?
Deniz Gezmiş Ankara’dan kaçıp Gemerek’e saklandı. Onu Gemerek’e çeken neydi? Kız Kulesi, Deniz idam edilirken neden “bırakın ölsün çocuk” diye feryat etti?

Kıbrıs’ta küçük mücahitler el fenerlerini sopaların ucuna bağlayıp hava kararınca bir tepeye doğru yürüyüşe geçtiler. Bu yürüyüşle babalarının hayatlarını nasıl kurtardılar?

Zeki Müren sahneye topuklu çizmeler ve mini etekle çıktığında çok eleştirildi. Sanatçı eleştirilere ne cevap verdi?

Kore Savaşı çok uzaktaydı. Halil Kore’deydi, Samiye İstanbul’da. Bir şehidin vasiyetiyle birbirlerini hiç görmeden nişanlandılar. Peki iki genç insan savaşın getirdiği acıların arasında yeni bir hayat kurabildiler mi?

KUZEY YANIM AYAZIM
Yazar : Fügen Ünal ŞEN
Baskı Yılı : 2005
Yayın Evi : Epsilon Yayınevi
Sayfa: 448



EdebiyatTurk.net
Türk edebiyatıyla ilgili aradığınız herşey...
GEÇ KALMIŞ ÖLÜ

Korkacak bir şey yok hesap tamam
Sıram geldi mi hatta güleceğim
Kendimi hazırladım biliyorum
Önce turgut arkasından ömer haybo
Daha sonra varujan sonra nureddin
Sonra ben değilsem demokrat toni
Sonra o değilse mutlaka benim
Kendimi hazırladım biliyorum

Aysel'in gölgesine saklandım
Hep susamışım su içiyorum
Attila İlhan




10 günlük kitap trafiği Kötülük üzerine deneme  Söyleşi  Yeni Kitaplar Portre