Maliye faiz denetimine başlıyor
23 Nisan 1998
Mustafa ÖZYÜREK
1997 yılında elde edilen bazı menkul sermaye iratları için bu yıl beyanname verildi ve halen verilmeye devam ediliyor. Gerçek kişilerce elde edilen mevduat faizleri, devlet tahvili ve hazine bonosu faizleri, repo kazançları gibi gelirlerin 1997 yılı için tespit edilen yüzde 67,6 oranındaki istisnadan sonra kalan tutarının 1.500.000.000 lirayı aşması halinde beyanı gerekiyor. Normal beyanname verme dönemi 31 Mart 1998 tarihinde sona erdi.
Ancak, yukarıda belirtilen gelirlerin doğru olarak beyan edilmesi için bu gelirlerin banka ve finans kurumlarından alınacak belgelerle belgelendirilmesi gerekir. Bu tür gelirlerin belgelendirilmesindeki güçlüğü dikkate alan Maliye Bakanlığı ek süre tanımıştır. Buna göre, 31 Mart 1998 akşamına kadar müracaatta bulunanlara yasal sürenin bir katı kadar ek süre verilebilecek. Yani bir aylık bir ek süre tanınması söz konusu.
Off - shore (Kıyı Bankacılığı) faiz gelirleri
Türkiye'de kıyı bankacılığı uygulaması yok. Ancak son yıllarda gündeme gelen uygulama bu kapsamda gibi gösterilmiş ve büyük ilgi gördü. Burada yapılan uygulama özünde şöyledir:
Söz konusu tevdiatı kabul eden banka genellikle ya dışarıda kıyı bankacılığı yapan bir banka sahibidir ya da kıyı bankacılığı yapan bir bankanın muhabirliğini yapmaktadır. Tevdiat olarak kabul edilen dövizler anılan bankalara aktarılmış gösterilmektedir. Buradan elde edilen faizlerin de vergiye tabi olmadığı varsayılmaktadır. Dolayısıyla stopaj da yapılmamaktadır. Stopaj yapılmayınca, faiz oranları biraz yukarı çıkabilmektedir. Bu durum mevduat sahiplerine cazip gelmektedir.
Off - shore faiz gelirleri vergiye tabi mi?
Aslında bu tür gelirlerin vergiye tabi olması gerekir. Çünkü gelir fiilen Türkiye'de elde edilmektedir. Ayrıca olayın özü gösterildiği gibi değildir. Zira Türkiye içinden toplanan paralar yine Türkiye içindeki kişi ve kurumlara plase edilmektedir. Vergi Usul Kanununun 3'üncü maddesine göre, vergilendirmede vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyeti esas olduğundan bu gelirlerin vergilendirilmesi gerekir.
Fakat Maliye Bakanlığı bu tartışmalara girmeden, görüşünü ortaya koymuştur. Bakanlığın uygulamasına göre; off - shore bankacılıktan elde edilen faiz gelirleri yurt dışından elde edilen gelirler kapsamında değerlenir. Türkiye'de tam mükellef olan kişiler bütün gelirleri üzerinden vergilendiği için, bu tür faizlerini de beyan etmek zorundadırlar. Bu nedenle kıyı bankacılığından elde edilen faizlerin mutlaka beyanı gerekir. Ayrıca bu faizler üzerinden daha önce stopaj yapılmadığından beyanname üzerinden mahsubu gereken bir vergi bulunmayacaktır.
Off - shore faiz gelirleri istisnadan yararlanır mı?
Diğer taraftan off - shore bankacılıktan elde edilen gelirler döviz tevdiat hesabından sağlanan faiz gibi olduğundan, yüzde 67,6 oranındaki istisnadan yararlanamaz. Bunun yanında, bu tür gelirlerin tutarı ne olursa olsun beyanı gerekir. Çünkü daha önce bu gelirler üzerinden herhangi bir stopaj yapılmamıştır.
Ek süre alanlar dikkat!
31 Mart akşamına kadar bir ek süre talebinde bulunmuş iseniz, off - shore bankacılık faiz gelirlerinizi de mutlaka beyanınıza ilave edin. Banka ve finans kurumlarından bu gelirlere ait belgeleri de temin ederek beyanınıza ekleyin.
Denetimler başlıyor
Maliye Bakanlığı yayımladığı bir iç genelge ile;
- Her türlü faiz geliri elde edip belli sınırı aşanlardan beyanname vermesi gerekenlerin,
- Kıyı bankacılığından (Off - Shore) faiz geliri elde edenlerin,
- İstisna sınırını aşan ve kira gelirleri nedeniyle beyanname vermesi gerekenlerin, beyanname verip vermedikleri dosyalarından ve diğer kaynaklardan elde edilen bilgilerle karşılaştırmak suretiyle gerekli kontrollere başlanıyor.
Onun için ek süre almış olanlar beyanlarını bu sürenin sonuna kadar mutlaka vermelidir. Beyanname vermeyen kişiler hakkında gerekli yasal işlemler başlayacaktır.
Beyanname verilmemesi durumunda re'sen tarhiyat yoluna gidilir. Bu durumda ziyaa uğratılan vergiye ceza kesileceği gibi yüzde 15 oranında gecikme faizi aranacağını da belirtmek gerekir.
Ek süre almamış ve beyanname vermemiş olanlar ne yapabilirler?
31 Mart akşamına kadar ek süre talebinde bulunmamış ve faiz gelirlerini de beyan etmemiş olanlar, Vergi Usul Kanunu'nun 371. maddesi hükümlerinden yararlanarak pişmanlıkla beyanname verebilirler. Bu durumda bu kişilere herhangi bir vergi cezası kesilmez. Ancak gecikme faizi aranır. Cezalı duruma düşmemek ve daha fazla gecikme faizi ile karşı karşıya kalmamak için hemen pişmanlıkla beyanname verilmelidir. Eğer vergi incelemesi sonucunda vergi ziyaı tespit edilirse bu defa daha fazla yük geleceği açıktır.
|
|
|
|