www.milliyet.com.tr

VERGİ DANIŞMA HATTI

Yeni Vergi Reformu Yasa Taslağı hazır. Ancak toplumun büyük kesiminde taslak konusunda pek çok soru işareti var. Milliyet Ekonomi Servisi Gelir Vergisi'nden Kurumlar Vergisi'ne, köylünün yükümlülüklerinden finans sektörüne kadar merak ettiğiniz her konuyu cevaplandırmaya hazır
Sorularınızı e-posta ile gönderebilirsiniz.


SORULAR - CEVAPLAR

İşletme Defterine tabiyim. Ticari gelirim haricinde bankada döviz, repo ve mevduat hesabım var. Bunlardan elde ettiğim gelir beyanname verme limiti olan 1.500.000.000 liraya ulaşmıyor. Böyle olmasına rağmen, ticari kazancım nedeniyle yıllık gelir vergisi beyannamesi veriyorum Bu gelirlerimi beyannameye dahil edecek miyim?
Gelir Vergisi Kanunu'nun 87. maddesinin üçüncü fıkrasına göre; ticari, zirai veya mesleki kazançlarını yıllık beyanname ile bildirmek mecburiyetinde olanlar ihtiyari toplama hakkından yararlanmazlar. Yani bu kişiler bütün gelirlerini beyannamede toplamak ve beyan etmek zorundadırlar. Siz kazancı gerçek usulde tespit edilen bir ticari kazanç sahibisiniz. Dolayısıyla miktarına ve beyanname verme limitine bakılmaksızın bütün gelirlerinizi beyan etmek durumundasınız. Ancak bu faiz ve repo gelirleriniz şahsi tasarruflarınızdan kaynaklanıyorsa o zaman %67,6 oranındaki istisnadan yararlanırsınız. Yok ticari işletmeden doğuyorsa o zaman ticari kazanç olacağı için istisna uygulanmaz. Diğer taraftan döviz tevdiat hesaplarından kaynaklanan faize ise zaten istisna uygulanmaz. Özetle kazancı gerçek usulde tespit edilen ticari, zirai veya mesleki kazanç sahipleri tutarı ve türü ne olursa olsun bütün gelirlerini beyan etmek durumundadırlar. Hemen şunu da belirtmek gerekir ki istisna uygulanan menkul sermaye iratları eğer mesleki kazanç sahiplerinin kişisel hesaplarının faiz, repo ve benzeri gelirleri ise istisna uygulanır. Fakat kazancı gerçek usulde tespit mesleki kazanç sahipleri de ihtiyari toplama hakkından yararlanamaz. Yani bütün gelirlerini beyan edeceklerdir.

Faiz ve repoya uygulanan %67.6 oranının uygulanması ile bulunan vergiden istisna edilen kısım, hayat standardı esası uygulamasında izah nedeni olarak kabul ediliyor mu?
Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 35'inci maddesine göre mükelleflerin eşlerine ve çocuklarına ait ve üzerinden Gelir Vergisi ödenen gelirleri ile kendilerine ve eşlerine ait emekli, maluliyet, dul ve yetim aylıkları hayat standardı esasında izah nedeni olarak kabul edilir. Maliye Bakanlığı menkul sermaye iratlarında %67.6 oranı uygulanarak tespit edilen istisna miktarının hayat standardında izah nedeni olarak kabulü gerektiği görüşündedir. Uygulama bu yönde devam etmektedir.

Ben ve eşim ailelerimizden miras yoluyla edindiğimiz gayrimenkuller dolayısıyla gelir vergisi ödemekteyiz. İkimizinde ayrı ayrı vergi numaramız var ve ikimiz de ayrı ayrı beyanname vererek gelir vergisi ödüyoruz. Diğer taraftan bankada ikimiz adına açılmış bulunan ortak bir hesapdaki menkul değerlerin faizi, limiti aştığı için, bu yıl faiz gelirinden dolayıda gelir vergisi ödeyeceğiz. Birinci sorum, ikimizde yarı yarıya kendi beyannamemizde gösterip vergi ödeyeceğimizi düşünmekteyiz. Bu düşüncemiz doğru mu? Değilse nasıl hareket etmemiz gerekir? İkinci sorum, menkul değer faizinin istisnadan sonraki kısmının 1,5 milyarı aşması halinde vergi yalnız aşan kısımdan mı yoksa toplamından mı ödenecek?
Birinci sorunuzun cevabı öncelikle verelim. Ortak hesaptan elde ettiğiniz faiz gelirinizin limiti aştığını söylüyorsunuz. Bu durumda faiz gelirinin tamamının aile reisi sıfatıyla vereceğiniz beyannameye dahil edilmesi gerekir. Çünkü miras yoluyla elde edilen gayrimenkullerden sağlanan gelirler için Gelir Vergisi Kanunu'nun 93. maddesinde özel belirleme var. Bu belirleme aile reisi beyanının istisnasıdır. Kural bu tür gelirlerin birleştirilmesidir. İkinci sorunuzun cevabına gelince; her ne kadar vergi adaleti açısından belirli sakıncalar taşısa da limiti aşan bir geliriniz olduğu zaman tamamı üzerinden vergi hesaplanır. Yani 1,5 milyar liralık kısmı vergi hesabının dışında bırakmanız mümkün değildir.

Toptan zahire ticareti ile uğraşmaktayım. İşletme defterini kendim tutuyorum. Ticari kazancımı yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan ediyorum. 1997 yılında bankadan tasarruf hesabından mevduat faizi olarak net 130 milyon ve 420 milyon repo geliri elde ettim. Bu gelirleri beyannameme dahil edecek miyim yoksa istisnanın altında kaldığı için beyannameme dahil edilmeyecek mi?
Ticari kazancı gerçek usulde tespit edilen mükellefler tüm gelirlerini beyannameye dahil etmek zorundadırlar. Eğer bu faiz ve repo gelirlerinizi şahsi tasarrufunuzdan elde etmiş iseniz o zaman istisnadan yararlanabilirsiniz. Ancak ticari kazancınıza bağlı olarak doğan bu tür gelirler ticari kazanç sayıldığından, bunlar için istisna söz konusu değildir. Dolayısıyla buna özellikle dikkate etmek gerekir. Bu gelirlerinizin şahsi tasarruftan kaynaklanıyorsa o vakit istisna geçerli olacak.

Eşim ile ortak hesabımızdan 1997 yılında 5.244.495.812 TL faiz geliri elde etmişiz. Vergi ve fon payı olarak 663.172.932 TL tevkif edilmiş. Beyanname verecek miyiz?
Ortak hesaplar konusunda Maliye Bakanlığı'nın açıklanmış bir görüşü bulunmamaktadır. Ancak genel görüş ortak hesaplardan elde edilen faiz gelirlerinin yarı yarıya bölüştürülmesi yolundadır. Biz de bu görüşe katılıyoruz. Bu durumda sizin faiz gelirinizin brüt tutarı ikiye bölünüp istisna uygulandıktan sonra 1,5 milyar liralık limitin altında kalmaktadır. Bize göre beyanname vermenize gerek yok.
Eşimle birlikte bankalarda açtırmış olduğumuz hesaplarımızdan 1997 yılında brüt 8.950.000.000 TL faiz geliri elde ettik. Yani kişi başına 4.475.000.000 TL. Benim ayrıca 1997 yılında elde ettiğim konut kira gelirimin tutarıda 750.000.000 TL'dır. şahsıma ait kira geliri nedeniyle geçmiş yıllarda olduğu gibi bu sene de beyanname vererek vergimi yatıracağım. Tereddüt ettiğim konu, kira geliri nedeniyle vereceğim beyannameye yukarıdaki faiz gelirimi de dahil edecek miyim?
Gelir Vergisi Kanunu'na göre siz ve eşiniz müstakilen vergi mükellefiniz. Ortak hesabınızdan elde ettiğiniz faiz gelirinin aranızda nasıl paylaşılacağı konusunda herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Ancak genel kabul gören görüşe göre bu durumlarda faizin eşit olarak paylaştırılması gerektiği yönündedir. Bu varsayıma göre; sizin istisnadan sonraki mevduat faiziniz (4.475.000.000 x %32.4 =)1.449.900.000 TL'dır. Keza istisnadan sonraki kira gelirinizin tutarı da (750.000.000 - 41.400.000 =) 708.600.000 TL'dır. Sizin faiz ve kira gelirinizin toplamı (1.449.900.000 + 708.600.000 =)2.158.500.000 lira olup 1997 yılı için öngörülen limiti aştığından, birleştirerek beyan etmeniz gerekir. Ancak eşinizin mevduat faizinin istisnadan sonraki tutarı limitin altında olduğundan aile reisi beyanına dahil etmeniz gerekmez. Ancak bu konuda Maliye Bakanlığı'nın yapacağı açıklama titizlikle takip edilmelidir.

Repo ve Hazine Bonosu gelirlerimi vergi dairesine beyan edeceğim. Ancak, ilgili banka şubeden, kesilen yüzde 12 Stopaj gelir vergisi ve yüzde 10 fon payının ne olduğunu sordum. Bana yatırım hesabı hülasası verdiler. Ancak orada kesilen vergilere rastlamadım. Hiç vergi kesilmemiş görünüyor. Örneğin, 20.8.1996 tarihinde 2.618.811.000 tutarında hazine Bonosu aldım. Bu alış karşılığı 19.3.1997 tarihinde 4.210.000.000 lira ödendi. Yani benim 1.590.189.000 TL gelirim var. Vergi kesildiğine dair ekstrede hiç bir bilgi yok. Bu konuda bilgi verir misiniz?
1.1.1994-31.10.1996 tarihleri arasında ihraç edilen Hazine Bonoları'ndan elde edilen faizler için 27.1.1994 tarih ve 94/5255 Bakanlar Kurulu Kararı ile tevkifat oranı yüzde 0 (sıfır) olarak belirlenmiştir. Sizin aldığınız Hazine Bonosunun ihraç tarihi yukarıda zikredilen tarihlere rastladığından herhangi bir tevkifat yapılmamıştır. Eğer diğer gelirleriniz nedeniyle bu geliriniz beyannameye dahil etmek zorunda iseniz o zaman beyanname üzerinde Hazine Bonosu faizi dolayısıyla mahsubu gereken bir vergi söz konusu olmayacaktır.

Torunum 9 yaşında. İlkokula başladığında onun adına bankada bir hesap açtırarak öncelikle yüksek öğrenimini yurt dışında yapabilmesi için kullanılmak üzere bir fon oluşturdum ve belirli aralıklarla fona ilaveler yapıyorum. Bunun kullanma usullerini de yazılı olarak varislerime ve bankaya bildirdim. Hayatta olduğum sürece fonun yönetimi bende olacak. Sorularım kısaca şunlar: Fon bankada torunum adına açıldığına göre, bu fonun faiz gelirlerini kendi faiz gelirlerime eklemem gerekir mi? Kendi faiz gelirlerime dahil edilmeyecekse gelir 1.5 Milyar üzerine çıktığında kim, kimin adına beyanda bulunacaktır?
Birincisi böyle bir durumda mükellef ya da geliri elde eden torunuzdur. Yani bu hesaptan elde edilen faiz gelirini kendi gelirinize dahil etmeniz gerekmez. Ayrıca bu hesaptan elde edilen mevduat faiz gelirinin 1,5 Milyar lira olması halinde de herhangi bir şekilde beyanı gerekmez. Çünkü bu tür gelirlerde yüzde 67.6 oranında bir istisna söz konusudur. Yani torunuzun geliri 4.629.630.000 lirayı aşmadığı sürece 1997 yılı için beyanı zorunlu değildir. Bu meblağı aşan bir faiz geliri söz konusu olduğunda da torunuzun velayeti kimde ise onun tarafından aile reisi sıfatıyla beyan edilmesi gerekir. Bu durumlarda eğer çocukların babaları ve anneleri hayatta değilse o zaman beyanname vasi (kanuni temsilcisi) tarafında verilir.

Şirketimiz tarafından kiralan binanın mülkiyeti bir Limited Şirket'e aittir. Aylık kira ödemeleri karşılığında, söz konusu Limited Şirket tarafından şirketimiz adına fatura kesilmektedir. Kira ödemelerimiz üzerinden stopaj yapmamız gerekir mi?
Gelir Vergisi Kanunu'nun 94. maddesinin birinci fıkrasında, maddede sayılan gerçek ve tüzel kişiler tarafından yapılan nakden ve hesaben ödemelerde, hak sahiplerinin gelirlerine mahsup edilmek üzere vergi kesintisi yapılacağı belirtilmiştir. Maddenin 5/a bendinde, Gelir Vergisi kanunu'nun 70.maddesinde sayılan mal ve hakların kiralanması karşılığı yapılan ödemelerden stopaj yapılacağı belirtilmiştir. Binalar da gayrimenkuller arasında sayılmıştır. 128 sayılı Gelir Vergisi Genel Tebliğinin (X/a-4) numaralı bölümümde herhangi bir işletmenin aktifine kayıtlı (bilançoya kayıtlı) gayrimenkullerin kiraya verilmesi karşılığında elde edilen gelir, Gelir Vergisi Kanunu yönünden ticari kazanç olarak kabul edileceğinden, bu tür ödemelerden stopaj yapılmayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle stopaj yapmanız gerekmez.


Almanya'da işçi olarak çalışmakta iken emekli olarak yurda kesin dönüş yaptım. Emekli aylığım Alman Markı olarak Türk bankalarına her ay gönderilmektedir. Dönüşten sonra Türkiye'de ticari bir faaliyete başladım. Halen bu işimi sürdürmekteyim. Yurt dışından almış olduğum emekli maaşımı hayat standardının izahında kullanabilir miyim?
Gelir Vergisi Kanunu'nun geçici 35.maddesinde mükelleflerin; kendilerine ve eşlerine ait emekli aylığı bulunduğunu belgeledikleri takdirde bu gelirlerin, hayat standardı esasına göre kazancın tespitinde izah nedeni gelir olarak kabul edileceği belirtilmiştir. Bu husus 173 Seri Numaralı Gelir Vergisi Genel Tebliğinde de, yurt dışından elde edilen emekli aylıklarının da izah nedeni gelir olarak kullanılabileceği ifade edilmiştir. Bu nedenle Almanya'dan elde ettiğiniz emekli aylığınızı hayat standardı uygulamasında izah nedeni gelir olarak kullanabilirsiniz.

1997 takvim yılında 75.000.000 lira mesken kirası gelirim var. Ayrıca bir işverene bağlı olarak çalışıyorum. 1997 yılında 1.400.000.000 lira brüt mevduat faizim var. Gayrimenkul sermaye iradımın safi tutarının tespitinde gerçek usulü seçiyorum. 1997 yılına ait olmak üzere Gelir Vergisi Beyannamesi vereceğim. Gayrimenkul sermaye iradı için istisna sınırı nedir? Beyannamemi ne zaman vereceğim? Gelirlerimi birleştirecek miyim?
Öncelikle şunu belirtelim beyanname vermeniz gerekir. Beyannamenizi en geç 31 Mart 1998 tarihine kadar vermeniz lazımdır. Çünkü gayrimenkul sermaye iradınız var ve bu gelir stopaja tabi tutulmamıştır. Gayrimenkul sermaye iratları için 1997 yılı istisnası 41.400.000 liradır. 1997 takvim yılı için öngörülen beyanname verme sınırı 1.500.000.000 liradır. Bu tutarın hesaplanmasında tek işverenden alınan ücret dikkate alınmaz. Mevduat faiziniz ile kira gelirinizin toplamı bu rakamın altında olduğundan ücretinizi beyannameye dahil etmeniz gerekmez. Bu durumda sadece 75.000.000 lira kira gelirinizden 41.400.000 lira istisna ve gerçek giderlerinizi düştükten sonra kalan tutarı beyan etmeniz gerekir.


1997 yılı gelirim sadece 1.700.000.000 lira mevduat faizinden ibarettir. Bu tutar nettir. Beyanname vermem gerekir mi?
1997 takvim yılında elde edilen mevduat faizleri %12 oranında stopaja tabi idi. Ayrıca hesaplanan stopaj üzerinden de %10 oranında fon payı hesaplanmaydı. Bu durumda kümülatif oranı %13,2'ye tekabül etmektedir. Elde edilen brüt geliri 100 kabul edersek net gelir 86,8 olmaktadır. Buna göre 1.700.000.000 lira net gelirin brütü (1.700.000.000 / 0,868=)1.958.525.345 liradır. Bu rakamı ilgili bankadan da teyit etme olanağınız bulunmaktadır. Menkul sermaye iratları için tespit edilen istisna oranı %67,6 olduğuna göre sizin vergiye tabi geliriniz (1.958.525.345)-( 1.958.525.345 x 0,676)= 634.562.212 liradır. Bu meblağ 1.500.000.000 liranın altında olduğundan 1998 yılında 1997 gelirleri için beyanname verilmeyecektir.

Basından takip edebildiğim kadarı ile işçilere verilen yemeklerle ilgili istisna tutarı 1998 yılı için 600.000 liraya çıkarıldı. Bu rakamın günümüz şartlarına ne kadar uygun olduğunu düşünmüyorum. Eğer devlet dar gelirli vatandaşı düşünüyorsa -ki bu anayasal görevidir- o zaman bu rakamın mutlaka artırılması hatta herhangi bir sınırlamaya tabi olmaması gerekir. Bu konuda siz ne düşünüyorsunuz?
Gelir Vergisi Kanununun 23. maddesinin 8 numaralı bendinde yer alan hizmet erbabına işyeri veya işyeri müştemilatı dışında kalan yerlerde yemek verilmek suretiyle sağlanan menfaatlere ilişkin istisna tutarı, 1998 takvim yılında uygulanmak üzere 97/10351 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 600.000 lira olarak tespit edildi. (16 Aralık 1997 tarih ve Mükerrer 23202 sayılı Resmi Gazete) İşverenin kendi işyeri veya eklentilerinde çalışanlarına yemek vermesi suretiyle sağlanan menfaatler işveren açısından genel giderdir, işçi açısından ise ücret sayılmamaktadır. Ancak işverence işyeri veya eklentilerinde yemek verilmemesi durumunda 600.000 lirayı aşan menfaatler işçi açısından ücret sayılmaktadır. Aslında bu rakamın günün şartlarına uygun olmadığı açıkça ortadadır. Ayrıca vatandaşın sağlıklı beslenmesi ve iş verimi açısından bunun yeterli olmadığı açıktır. Bize göre bu istisna sınırını kaldırılması gerekir. Eğer bir oto kontrol sınırı olarak kanunda tutuluyorsa o zaman tutarının bir işçinin üç öğün yemek yiyebileceği bir meblağa çıkarılması gerekir.


Bilindiği gibi Markın değeri her ay değişmektedir. Mark karşılığı kiraya verilen bir konutun Mart ayında verilecek gelir vergisi beyannamesinde TL olarak beyanı nasıl olacaktır?
Günlük hayatta enflasyonun yarattığı tahribatı önlemeye yönelik olarak kiraya verme işlemlerinin döviz üzerinden yapıldığı sıkça görülmektedir. Bu durumda tahsilatın yapıldığı tarihteki, Merkez Bankası döviz alış kuru esas alınarak gayrisafi irat belirlenir. Yani her aylık kiranızın öncelikle tahsil edildiği tarihteki T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru ile çarpılması ve yıllık kira tutarınızın gayrisafi tutarını tespit etmeniz gerekir. Daha sonra 1997 takvim yılı için öngörülen 41.400.000 liralık istisnayı düşmeniz gerekir. Tercihinize göre %25'lik götürü gideri indirdikten sonra kalan tutarı Mart 1998'de beyan etmeniz gerekir.

1997 takvim yılında 75.000.000 lira mesken kirası gelirim var. Ayrıca bir işverene bağlı olarak çalışıyorum. 1997 yılında 1.400.000.000 lira brüt mevduat faizim var. Gayrimenkul sermaye iradımın safi tutarının tespitinde gerçek usulü seçiyorum. 1997 yılına ait olmak üzere Gelir Vergisi Beyannamesi vereceğim. Gayrimenkul sermaye iradı için istisna sınırı nedir? Beyannamemi ne zaman vereceğim? Gelirlerimi birleştirecek miyim?
Öncelikle şunu belirtelim beyanname vermeniz gerekir. Beyannamenizi en geç 31 Mart 1998 tarihine kadar vermeniz lazımdır. Çünkü gayrimenkul sermaye iradınız var ve bu gelir stopaja tabi tutulmamıştır. Gayrimenkul sermaye iratları için 1997 yılı istisnası 41.400.000 liradır. 1997 takvim yılı için öngörülen beyanname verme sınırı 1.500.000.000 liradır. Bu tutarın hesaplanmasında tek işverenden alınan ücret dikkate alınmaz. Mevduat faiziniz ile kira gelirinizin toplamı bu rakamın altında olduğundan ücretinizi beyannameye dahil etmeniz gerekmez. Bu durumda sadece 75.000.000 lira kira gelirinizden 41.400.000 lira istisna ve gerçek giderlerinizi düştükten sonra kalan tutarı beyan etmeniz gerekir.


1997 yılı gelirim sadece 1.700.000.000 lira mevduat faizinden ibarettir. Bu tutar nettir. Beyanname vermem gerekir mi?
1997 takvim yılında elde edilen mevduat faizleri %12 oranında stopaja tabi idi. Ayrıca hesaplanan stopaj üzerinden de %10 oranında fon payı hesaplanmaydı. Bu durumda kümülatif oranı %13,2'ye tekabül etmektedir. Elde edilen brüt geliri 100 kabul edersek net gelir 86,8 olmaktadır. Buna göre 1.700.000.000 lira net gelirin brütü (1.700.000.000 / 0,868=)1.958.525.345 liradır. Bu rakamı ilgili bankadan da teyit etme olanağınız bulunmaktadır. Menkul sermaye iratları için tespit edilen istisna oranı %67,6 olduğuna göre sizin vergiye tabi geliriniz (1.958.525.345)-( 1.958.525.345 x 0,676)= 634.562.212 liradır. Bu meblağ 1.500.000.000 liranın altında olduğundan 1998 yılında 1997 gelirleri için beyanname verilmeyecektir.
SORU VE CEVAPLAR DEVAM EDIYOR....