






|
  |
10 Haziran - 12 Temmuz 1998
İşte sihirbazlar
Sambacılar Fransa'yı salladı
SİHİRBAZLAR... Futbola sanat katan takım.
Fransız basınının başlıkları hemen her gün bu veya buna benzer şekilde.
Dünya futboluna pek çok ünlü yıldız kazandırmışlar ama... Onlar Brezilya'yı bambaşka bir gözle görüyorlar. Bir yorumcu bakın ne yazıyor:
"Brezilya'da başka hiç bir takımda olmayan özellikler var. Bütün oyuncuları sanki birer topla dünyaya gelmiş. Futbolu makina gibi oynamıyorlar, estetik de katıyorlar. Sanki sanat yapıyorlar."
Evet... 22 Mayıs'ta Fransa'ya gelen ve Fransa 98 için kampa giren Brezilya, ülkeye büyük bir heyecanı da birlikte getirmiş. Tabii Brezilyalı taraftarlarla birlikte Avrupa'nın dört bir yanından da şöhretleri görmek isteyenler akın etmiş.
Otel mi, hapishane mi?
Brezilya, Paris'in 50 kilometre yakınındaki Chateau de la Grande tesisinde kalıyor. Biz de hemen otele gidiyoruz. Ama asla ulaşamıyoruz. Otele iki kilometre uzaklıkta, binanın etrafını saran uzun bir duvar oluşturulmuş. Bırakın içeri girmeyi, görmek bile imkansız. Etrafta gözümüze ellerinde tele - objektifli kişiler ilişiyor. Yanlarına yaklaşıyoruz ve paparazzi olduklarını öğreniyoruz. Gece - gündüz bekliyorlarmış. Amaçları ilginç bir fotoğraf yakalamakmış. Ama hedeflerine henüz ulaşamamışlar.
Otel, Brezilya için tepeden tırnağa yenilenmiş. Personele üç ay boyunca Brezilyalılar'ın konuştuğu Portekizce öğretilmiş. Bir kaç gün önceden tüm müşteriler çıkartılmış, otel kapısını dış dünyaya kapamış.
Yetkililer, otelde 88 oda bulunduğunu söylüyorlar. Ancak Brezilyalılar bunun sadece 40 tanesini kullandıkları için kalanlar boş tutuluyor. Brezilya'nın sponsorluğunu üstlenen Coca Cola, otelin bahçesini 1.5 milyon Frank (65 milyar lira) harcayarak gizli taktik antrenmanlarının yapılacağı saha haline getirmiş.
Otelin bahçesinde de sürekli 12 adet "Süper Jandarma" görev yapıyor. Bunlar Portekizce'yi iyi bilen, özel eğitimli ve de attığını onikiden vuran güvenlik güçleri.
"Otele girmeyi denemeyin" dediler bize ve eklediler:
"İçeri kimse alınmıyor. İzin vermezler. Süper jandarmalar etrafta kuş uçurtmuyor."
Kasabaya vize
Brezilya'nın antrenmanlarını otele 10 dakika uzaklıktaki D'ozoir-La-Ferriere kasabasının stadında yaptığını öğreniyoruz. Ama kasabaya hemen giremiyoruz.
Girişte bizi güvenlik görevlileri karşılıyor. Vize almamız gerektiğini söylüyorlar. Brezilya Milli Takımı burada olduğu için giriş - çıkış özel izne bağlanmış. Hatta kasabada yaşayanların bile "özel izinle" sokakta dolaşabildiklerini görüyoruz.
Başvurumuzu yapıyoruz. "Türkiye'den geldik. Milliyet gazetesindeniz" diyoruz. Bir süre bekliyoruz ve sonra "kasaba için vizelerimiz" veriliyor.
Vize verenler anlatıyor:
"Biz Brezilya için kasabamıza her gün ortalama basın mensupları da dahil 3 bin 500 ziyaretçi bekliyorduk. Ama bu sayı bunun iki katı oldu. Herkese izin veremiyoruz."
Bomba ihbarı
Küçük kentin içi polis kaynıyor.
Kasaba polisi yeterli olmaz gerekçesiyle Paris'ten de özel yetiştirilmiş elemanlar gönderilmiş.
Bir gün bir haber bir anda herkesi ayağa kaldırmış:
"Brezilya'ya bomba atılacak."
Güvenlik alarma geçirilmiş... Kasaba didik, didik aranmış... Sonra gerçek açıklanmış:
"Bu bir tatbikattı."
İhbarı güvenlik müdürleri yapmış... Önceden de Brezilyalılar bundan haberdar edilmiş. Elbette ki tatbikat son derece başarılı geçmiş.
Ronaldo traşı
Kasabada heyecan var. Her köşede Brezilya... Sokaklarda... Dükkanlarda... Evlerin balkonlarında... Hatta bir berberin camında yazan ilginç yazı: "Burada Ronaldo traşı yapılıyor." Kapısında da uzun bir kuyruk...
Brezilya geliyor
Kasaba "Küçük Brezilya" sanki...
Sokaklarda "samba" yapılıyor. Yüksek yerlerde Brezilya bayrağı dalgalanıyor. İnsanlar onlar gibi Portekizce konuşmaya özeniyor.
Stada yürürken, bir anda yolların trafiğe kapandığını görüyoruz. Polisler caddelere diziliyorlar. Arkalarında halk var. Herkes heyecan içinde. Çünkü Brezilya geliyor.
Otobüs eskortlar eşliğinde kasabaya girdiğinde adeta yer yerinden oynuyor. Çığlıklar, bağırmalar.
Yine güvenlik önlemleri altında stadın kapısından içeri giriyorlar.
Antrenmana bilet
Stadın önüne geldiğimizde yine "polis duvarı" ile karşılaşıyoruz. Binlerce kişi içeri girmek, Rüya Takımı yakından görmek istiyor. Ve ilk kez orada görüyoruz ki, izleyiciler de antrenmana bilet alarak girebiliyor.
Evet... Brezilya ilk antrenmanını "tribünde olmak" şartıyla seyirciye açık yapmış. Ama sonra "kasabaya gelir olsun" diye izleyicilerden ücret alınmaya başlanmış.
Biz de stada akredite olarak girebiliyoruz.
Naklen yayın idman
Brezilya Milli Takımı, günde çift idman yapıyor. İlki sabah 00.09'la 11.00 arasında. İkincisi ise 16.00'da başlıyor, 18.00'de sona eriyor.
Basın mensupları tel örgülerin ardında görev yapabiliyorlar. Futbolcuların yanına yaklaşmak yasak. Sadece Brezilya televizyonu var saha kenarında. Onlar da ülkelerine idmanı naklen yayınlıyorlar.
Önce stad görevlilerine gidiyoruz. Kendimizi tanıtıyoruz. Röportaj yapmak istediğimizi bildiriyoruz. "Hayır" diyorlar, "Olmaz."
Bu kez Brezilyalı görevlilere gidiyoruz. Ve uzun süren uğraşlardan sonra gereken izni alıyoruz.
Ronaldo... Romario... Leonardo... Teknik Direktör Zagollo...
Hepsiyle tek tek görüşüyoruz.
Sadece MİLLİYET okurları için özel mesajlar veriyorlar. Ve hepsi de aynı görüşte birleşiyor:
"BREZİLYA ŞAMPİYON OLACAK"
Sadece şov takımı değiliz
Brezilya Milli Takımı'nın bir diğer tecrübeli ismi de Leonardo. İtalyan'ın ünlü kulübü Milan'da forma giyen yıldız oyuncu da şampiyonluğa ulaşacaklarından emin. Leonardo görüşlerini "Biz her zaman şov takımı olarak görülüyoruz. Ama geçen Dünya Kupası'nda sadece şov takımı olmadığımızı kanıtladık. Şampiyon oluruz" sözleriyle açıklıyor.
Finali Arjantin'le oynarız
Brezilya Milli Takımı'nın kalecisi Taffarel, Dünya Kupası'nda finali Arjantin ile oynayacakları görüşünde. Sambacılar'ın 31 yaşındaki emektar file bekçisi "Brezilya'nın geçmiş yıllarda savunmada sıkıntıları vardı. Ama şimdi bu aşıldı. Brezilya hücum futboluyla birlikte savunma futbolunu da öğrendi. Finali Arjantin ile oynarız ve şampiyon oluruz" diyor.
Gazetecilerin yarışı
Brezilya'nın Chateau de la Grande'deki kampına girmek neredeyse imkansız. Dünya basınının önde gelen gazetelerinin muhabirleri Sambacılar'la görüşebilmek, röportaj yapabilmek, bir kare fotoğraf çekebilmek uğruna birbirleriyle yarışıyorlar, gece gündüz otelin önünde bekliyorlar. Ancak tüm çabalarına rağmen çoğu zaman tel örgülerin arkasından görüntü almakla yetinmek zorunda kalıyorlar.
|
|
|