EvimiTasarla.net‘in kurucuları Ebru Tamer ve Banu Hatipoğlu, modernizm sonrası anlamına gelen postmodern akımın dekorasyonda özgür ve çarpıcı tarzları tercih edenler için ideal bir stil olduğunu belirtiyor. Eklektik bir tarz olan postmodern dekorasyon ile çok farklı ve canlı kurgular oluşturmanın mümkün olduğunu belirten Tamer ve Hatipoğlu, postmodernin kişiye özel olduğunu vurguluyor.

Canlı, renkli ve başkaldıran stil

Tamer ve Hatipoğlu, modern ile postmodern arasında fark hakkında şunları kaydediyor: “Modernizmin aşılamaya çalıştığı nesnel, basit, yalın yaklaşımın aksine postmodernizm daha karmaşık, özgür ve hatta subjektif olarak değerlendirilebilir. Risksiz ve uyumlar bütünü olan modernist yaklaşıma kıyasla daha ‘benzemez’ şeylerin bir araya getirilmesiyle oluşan uyumu da simgeler. Modern mimarlık akımının öncülerinden Mies Van Der Rohe’nin meşhur ‘az çoktur‘ deyişine  karşılık, postmodern mimarlığın kutup yıldızlarından Robert Venturi’nin ‘az sıkıcıdır‘ deyişi akımı açıklar nitelikte. Venturi’nin annesi için tasarladığı, postmodern mimarinin ilk adımlarını oluşturan ve inşaası 1964 yılında tamamlanan Vanna Venturi Ev’i hem sade hem de alışılagelmişin dışında bir cepheye sahiptir. Eğimli çatısı eve çocuksu bir hava verirken, iç mekan tasarımı modern mimarlıktaki fonksiyonel elemanların aksine görsel kaygılarla tasarlanmıştır. Ev desteksiz kemer, sahte baca, büyük ölçekli şömine ve hiçbir yere götürmeyen merdivenle modernizme adeta meydan okur.“

Özgür ruhların iç dünyasını yansıtıyor

Postmodern stilin günümüzde iç mekan tasarımında ve dekorasyon ürünlerinde de varlığını kabul ettirmiş olduğunu ifade eden Tamer ve Hatipoğlu,“Postmodern stil, kişinin iç karmaşasının dışa vurumu olarak özgür ruhlu ve başına buyruk dünyaların temsili olarak düşünülebilir. Gündelik hayata indirgenebilecek eğlenceli ve farklı bir dekorasyon tarzına dönüşebilir. Beklenmedik ve dikkat çekici odaklarla stile vurgu  yapılabilir“ yorumunda bulunuyor. 

Postmodern stilin uyumsuzluğun uyumundan doğduğunu, zıtlıklarla bir bütün oluşturabilmenin esas olduğuna değinen Tamer ve Hatipoğlu, şu önerileri yapıyor: “Cesur renkler, rahatsız edici desenler, göz alıcı aksesuarlar, yaratmak istenilen stili kuvvetlendirir. Düzen ya da simetri bu stile dahil değildir. Sıradışı şekillerdeki puflar, kıvrımlı lambaderler ve farklı renklerdeki kırlentlerle postmodern stili yaşam alanınıza taşıyabilirsiniz. Canlı renkler bu stilin olmazsa olmazlarından. Seçilen dekorasyon ürünlerinde kullanılan turuncu, kırmızı, sarı ve yeşil renkler seçtiğiniz mekanı bu tarza bir adım daha yaklaştıracaktır. Renklerle birlikte kullanılan geometrik şekiller postmodern stilin ayırt edici özelliklerinden. Berjerler, tablolar ve aydınlatma ürünlerinde geometrik desenler tercih edilebilir. Aslında herkes biraz postmoderndir, bırakın iç dünyanız dışa vursun.“