Panik Atak Bozukluğu!

Değerli okurlarım “Benim hayatım hep böyle mi geçecek?” diye endişe etmeyin, uzman yardımı beraberinde stres ve korkudan uzak durarak panik atağı yenmeniz mümkün. Son günlerin yaygın hastalıklarından biri olan panik bozukluk kontrol altına alınması mümkünken ne yazık ki kulaktan dolma ve doğru sanılan bir çok yanlış sayesinde daha da ilerleyerek hasta ve yakınlarını bezdiriyor. Gelin şöyle bir bakalım panik atak nedir ve neler yapılmalıdır?

Kişinin aniden yaşadığı stresli bir olay veya nedeni o an için belirsiz yoğun bir kaygı durumu panik atağı başlatabilir. Panik atak ruhsal açıdan başlar ve fiziksel belirtilerle devam eder. Yaşanan kaygının ne zaman ortaya çıkacağı bilinmez; yemek yerken, karanlıkta, asansörde, uyurken, kalabalık bir ortamda veya bir başına kalındığında görülebilir. Bu durum kişinin bireysel yaşantılarına özgü olarak değişim göstermektedir.

Birey geçirdiği panik atakları yanlış yorumlayarak tekrar yaşamaya yönelik korku duyar ve tetikte  bekler. Bedensel duyumlarına daha çok dikkat etmeye, onları izlemeye başlar. Benzer duyumları hissetmeye başladığında aynı şeyleri yaşayacağını düşünerek yoğun bir kaygı ve korku içine girer. Bu durum her insanın hayatı boyunca birkaç kez yaşaması mümkün normal bir seyirdir. Ancak buna bir bozukluk ismini verebilmemiz için bireyin hayatını zorlayacak sıklıkta panik bozukluk belirtilerinin yaşanması ve her defasında bu sürenin uzaması gerekmektedir.

Panik bozukluk belirtileri genellikle kalp krizi belirtileriyle karıştırılmaktadır. Atak geçirildiği sırada kişi kendini ölecekmiş gibi hisseder. Kalp atışları hızlanabilir, nefes daralabilir, gözler kararabilir, vücudun belirli yerlerinde terlemeler, dudaklarda uyuşma, ağız kuruluğu, göğüs bölgesinde sıkışma ve baş dönmeleri yaşanabilir. Nadiren mide bulantısı, karın ağrısı ve bayılmalar görülebilir. Kişi kontrolünü kaybetme korkusu yaşar. Doğru teşhis için mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır.

Geçirilen ataklar genellikle 7-8 dakikaya kadar sürmektedir. Fakat bazen 1-2 dakika da atlatılırken bazen ise 10-12 dakikaya kadar uzayabilmektedir. Bu süreçte beden savaş ya da kaç taktiğini uygulayarak kendine bir savunma düzeneği oluşturur. Ve fiziksel olarak yukarıda belirtilen tepkileri verir.

Panik atak bozukluğu, tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Süreçte mutlaka bir psikiyatrist ve psikologdan destek alınmalıdır. Pek çok hasta yalnız ilaç kullanarak hastalığın iyileşebileceği yanlışına kapılmaktadır. Ancak ilaç tedavisiyle birlikte psikologla terapi seansları ayarlanarak panik bozukluk tedavi edilmektedir. Yalnızca ilaç tedavisi uygulandığı durumlarda ilaç kullanımı bittikten sonra şikayetler aynen tekrarlanabilmektedir. Hatta bazı hastalarda ilaç kullanımına gerek kalmadan yalnızca terapi yöntemiyle bozukluğun ortadan kalkması mümkündür.

Hasta Yakınları

-        Atak geçiren hasta yakını atak sırasında sakinliğini korumalıdır.

-        Hastayla birlikte paniğe kapılıp telaş yapmamalıdır.

-        Hastaya telkin edici sözler söyleyerek onu rahatlatmalıdır.

-        Her panik atak sırasında hastanede defalarca tetkik yaptırma isteğinin gereksiz olduğunu hastaya anlatmalıdır.

-        Hastaya güven verici yaklaşımda bulunarak geçirdiği atağın az sonra sona ereceğini hatırlatmalıdır.

-        Nefesini kontrol etmekte ona yardımcı olmalıdır.

-        Hastanın panik ataktan kaynaklanan davranışları abartı,  naz, geçimsizlik ya da rol yapma olarak görülmemelidir. Aksine böyle durumlarda hastalar aile desteğine fazlasıyla ihtiyaç duyarlar, hasta yakınları hastaların yanında olarak onlara destek vermelidir.

-        Atak sırasında hemen ilaç alınması yanlış bir davranıştır. Panik durum zaten kısa süreli olduğu için atak geçtikten sonra alınmasıyla atak anında alınması arasında bir fark yoktur. İlaç etkisini gösterinceye dek panik atak çoktan bitmiş olacaktır.

Genellikle fazla sorumluluk yetisine sahip kontrolcü insanların yakalandığı bir nevi çağın hastalığı diyebileceğimiz bu rahatsızlık tedavi edilmediği takdirde kaygı nöbeti ve büyüyen korkulara sebep olmaktadır. Hastalığın seyrinin ilerlemesi hastada depresyon ve alkol-madde kullanımına yol açabilmektedir. Kıymetli okurlarım eğer sizde teşhisi koyulmuş bir panik atak hastasıysanız ya da bu konuda ciddi şüpheleriniz varsa geç kalmadan güvenilir bir uzmanla tedaviye başlamanızı önemle rica ediyorum.

Sevgiyle ve sağlıcakla kalın.