Para, arttıkça değersizleşir mi: Gökçe Bahadır 100 bin TL ile ilgilenmiyor

Gökçe Bahadır, çıkardığı 'Aykut Gürel Presents' albümünün ilk konserine yakın zamanda çıktı. Bu konserden 100 bin TL kazandığı iddiaları hepimize "şarkıcılıkta dizi oyunculuğundan daha çok para var" dedirtti. Fakat belli ki Gökçe Bahadır için bu durum pek önemli değil. 100 bin TL kazandığı iddialarını hatırlatan gazetecilere, "Bunlar benim ilgilendiğim konular değil" demesi bunu gösteriyor. Galiba para çoğaldıkça değeri düşüyor...

Para, arttıkça değersizleşir mi: Gökçe Bahadır 100 bin TL ile ilgilenmiyor

Bizim ilgilendiğimiz konular

Bizim ilgilendiğimiz konular

Gökçe Bahadır açıklamasında "Bunlar benim ilgilendiğim konular değil" diyerek para pul konularını aştığını gösterdi. Onun ilgilendiği konular değil ama bizim ilgilendiğimiz konular. 100 bin TL'yi bir arada hiç görmeyenleri şöyle kenara alalım. Bi' şeyler konuşcaz. 

Gökçe Bahadır yıllardır birçok önemli işin içinde bulundu. Çalıştığı sektör dolayısıyla büyük paralar kazandığını tahmin etmek zor değil. Henüz final yapan "Ufak Tefek Cinayetler" dizisinden pek de ufak tefek olmayan bir meblağ kazandığı söyleniyor: Bölüm başı 70 bin TL.  

Arttıkça değeri düşen şey: Para

Arttıkça değeri düşen şey: Para

Başta da dediğimiz gibi, para büyüdükçe değeri de düşüyor. Mesela market alışverişinde ortalama bir hesap yaparken "50-60 lira bi' şey tuttu" deriz.

Bu para ortalama bir maaş hesaplamaya gelince "2500-3000 lira kazanıyor" olarak değişiyor.

Gökçe Bahadır ya da bir ünlünün aldığı bölüm başı parası ise "70-75 bin TL alıyor" olarak söyleniyor. Hop! 70 bin mi, 75 bin mi? Çünkü aradaki fark, standart bir ailenin aylık geçim tutarı.

Mesela Gökçe Bahadır'ın 'aşağı yukarı' 100 bin TL kazandığı tahmin edilse de, yarın bir gün aslında 120 bin TL kazandığı öğrenilebilir. O zaman ne diyeceğiz? "Sahneye çıkmak için 100-120 bin TL normal bir meblağ" falan mı?

Para büyüdükçe iş daha da vahim bir hal alıyor. Bunun en büyük örneğini de, üç kuruş maaş almasına rağmen fanatik futbol taraftarlarının muhabbetinde görebiliriz. Tuttukları futbol takımının oyuncu transfer etmesi için "3-4 milyon verip alsınlar iyi bi' forvet" diyebiliyorlar. Oradaki "3-4 milyon" ibaresi baloncuk değil yalnız, MİLYON EURO!

Bahsedilen meblağların arasında 1 milyon euro var. 2-3 bin TL'ye çalışan (bak yine) insan bile büyük paradan bahsederken para değersizleşiyor.

Gökçe Bahadır bu paraları konuşmakla kalmayıp kazanırken onun için nasıl değersizleşmesin?

İlgilenmedikçe artan şey: Para

İlgilenmedikçe artan şey: Para

Gökçe Bahadır "Bunlar benim ilgilendiğim konular değil" diyerek parasını har vurup harman savurduğunu söylemiyor elbette.

Muhtemelen büyük paralar kazanıp büyük vergiler ödeyen her insan gibi bir muhasebecisi vardır ve 'bu konularla' o ilgileniyordur.

Küçük paralar kazanırken her kuruşunuzun hesabını kendiniz yaparsınız, çünkü az olan her zaman daha değerlidir.

Sadece para konusunda değil, en basit örnekte bile böyledir. Evinizde azalmaya başlayan bir gıda, nesli tükenen hayvanlar, süresi dolan buluşmalar, tükenen ömür...

Çok olansa her zaman ihmal edilmeye açıktır. Nasıl olsa bir köşede bol miktarda durmaktadır. Gıda çoksa fütursuzca yenir, hayvan çoksa vicdansızca öldürülür, birliktelik uzunsa vakit kaybedilir, ömür çoksa boşa harcanır.

E para çoksa olunca da hesabı şaşırılır...

Bu makaleye ifade bırak