40 fincan kahvenin 1 terapilik hatırı var

Emekli klinik psikolog Nurgül Aki’nin annesinin fincanlarıyla hizmet verdiği “40 Fincan” adlı kafe İzmir’in uğrak noktalarından... Her şeyin hızlandığı dünyada, insanlara sakin bir ortam sunduklarını söyleyen Aki, 40 fincanla sosyal medyada paylaşım yapanlara 1 seans psikoterapi uyguluyor

40 fincan kahvenin  1 terapilik hatırı var

İzmirli klinik psikolog Nurgül Aki (62), birkaç yıl önce vefat eden annesinin anısını yaşatmak için emekli olduktan sonra onun fincanlarıyla “40 Fincan” isimli bir kafe açtı. Alsancak Devlet Hastanesi’nde 30 yıl görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Aki, birbirinden ilginç hikayeleri olan fincanlarla kafe açma serüvenini şu sözlerle anlatıyor: “Emekliliğin yazı güzel ama kışı çok zor geçiyor. Keyifli bir iş yapmak istediğime karar verdim. Gençlerle olmaya alışkınım ve onların ilgi gösterdiği sokakta mekânım olsun dedim.”

Kafenin adını çocukluğundan ve “Bir fincan kahvenin 40 yıl hatırı var” atasözünden yola çıkarak vermiş Aki: “60’lı yıllarda kahve evlerde içilirdi. Babam yemek biter bitmez, “Hanım, kahve yap da içelim” derdi. Karşılıklı içerlerdi. Kahve bana, sohbeti, anıları hatırlatıyor. Biz insanlara bizde 40 yıl hatırınız var. Bizim de sizde 40 yıl hatırımız olsun diyoruz.”

 Mekânın en özel parçaları, fincanları...  Annesinin büfesindeki fincanları kullanan Aki kimseye vermeye kıyamadığı fincanlarla anılarını paylaştığını söylüyor: “İki büfe cam ve porselen eşya çıktı. Çoğu ‘60’lı yıllardan... Kimseye vermeye kıyamadım. Her şeyi amatör ruhla yaptık. Üzerinde numara olan 40 fincan var. Müşteri istediği numarayı söylüyor. Bir kısmı rengine göre bir kısmı büyüklüğüne göre seçiyor.” Erkeklerin daha düz ve koyu renkli olanları, kadınların ise daha süslü olanları tercih ettiğini anlatan psikolog, bu durumu da cinsel kimliklerle açıklıyor ve “Kızlar ve erkeklerin beğenileriyle algıları farklı. Hayat tarzları da çok etkili.”

“Hayatım boyunca bu kadar bulaşık yıkamadım”

Mekânını, evinin salonu gibi görüyor Aki. Evindeki tepsileri, çaydanlığı da da buraya getirerek zaten o ortamı sağlamış. Gençler, “Kendimi teyzemin evinde gibi hissettim” diyormuş. Aki için fincanları o kadar değerli ki,  kimseye teslim etmeden kendisi elde yıkıyormuş. Bu durumu da, “Hayatım boyunca yıkamadığım kadar bulaşığı son 1 yılda yıkadım. Psikoloji öğrencileri geliyor bazen. Onlara çok da kasmayın, sonuçta geleceğiniz yer, benim gibi çay kahve yapıp, bulaşık yıkamak diyorum” şeklinde esprili bir şekilde anlatıyor.

40 fincan kahvenin  1 terapilik hatırı var

“Her şeyi çok hızlı tüketiyorlar”

Aki, mekânının açılış ve kapanış saatinin olmadığını söylerek, “Ben kendi adıma keyif için açsam da hayatı başkaları için yavaşlatmak, mola vermelerine destek olmak istedim. Ben artık hiçbir zaman saate bakıp uyanmıyorum. Yataktan kalkmak istediğimde kalkıyorum. İstediğim zaman kapatıyorum, canım istemediği zaman açmıyorum. Müşterimiz alıştı.  Geldik sizi bulamadık diyen de çok oluyor” diyor. Müşterileriyle aile gibi olduklarını da anlatan emekli psikolog, “Gitar çalan, bağlama çalanlar var. Bizim sistemimizi samimi bulan da eleştiren de var. Hatta adını “Keyfe Keder Kafe” yapmamı önerenler de.... Sağlığını yitirmeden enerjik yaşamak, şu anda en önemli şey. Hasta olunca paranın, mal, mülk hiçbirinin önemi yok” diyerek keyif almaya önem verdiğini anlatıyor.

“Terapi ısrarı gençlerden geldi”

Gençlerin sosyal medyada yaptığı paylaşımlarla dikkat çeken mekânın sahibi, teknolojinin güzel olduğu kadar tehlikeli bir şey olduğunu söylüyor. İnsanların sadece fotoğraf için iki saat poz verdiklerini görünce şaşırdığını anlatan Aki, “Gençlerle 30 yıl çalıştım. Şimdilerde gördüğüm insanların var olmak için suni şeyler kullanmaları. Birinin fotoğraflarını görüyorlar, o nerede çekilmiş bizde çekilelim. Biz neden gidemiyoruz, hemen gitmeliyiz diyorlar. Bana çok anlamsız geliyor. Bizim orada yaklaşık 2 saat fotoğraf çeken var. Ben de tüyolar veriyorum bazen ama yaratıcı yanları da var, haklarını yememek lazım” diyor.  Kahveyle yetinmeyen gençlerin ısrarıyla 40 fincanın 40’ını da kullanıp sosyal medyada etiketleyenlere bir saat ücretsiz psikoterapi seansı verme kararı aldığını söyleyen Aki, “Gençler çok yaratıcı. Onlardan çıktı bu fikir. Daha kimseye yapmadım ama yakındır. Herkes benim ihtiyacım var diyor. Tüm fincanları deneyen, büyük, küçük önemli değil psikoterapi vereceğiz. Mesela genç bir öğrenci çift var, onların 40’a yakın, ilk onlarla başlayacağım.”

Hepsinin anlamı var

Fincanların hepsinde numaralar var. Siparişler, numalara söylenerek veriliyor. Kalp içerisinde yer alan 35 numara İzmir’i temsil ediyor. 19 numara, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı anımsattığı için üzerinde Atatürk fotoğrafı var. 29 numara, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan dolayı Atatürk’ün imzasının bulunduğu bir fincan. 6 numaralı fincan cam ve Bulgar fincanı...

 

Devrilen triportördeki yükün altında kaldılarÇin'de iki adam, üzerinde yük taşıdıkları triportörün devrilmesiyle aracın altında mahsur kaldı. Yoldan geçen 2 kişi, yükleri tek tek kaldırarak adamların kurtulmasını sağladı. O anlar, trafik kameralarına yansıdı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber