A’dan Z’ye eylemciyle mücadele

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan “Eğer Taksim’e gelme gibi bir durumun içine girerseniz A’dan Z’ye gereken neyse yapılacaktır” derken ne demek istedi? İşte bulabildiğimiz cevaplar

A’dan Z’ye eylemciyle mücadele

Gezi direnişinin birinci yıldönümünün kutlandığı gün, İstanbul-Sultangazi’de konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Taksim Dayanışması’nın yaptığı çağrıyı hatırlatarak “Eğer buraya (Taksim) gelme gibi bir durumun içine girerseniz güvenlik güçlerimiz kesin talimat almışlardır. A’dan Z’ye gereken neyse yapılacaktır” açıklamasını yaptı. Tabii ki bu açıklama “büyük bir ilgi” gördü. İlk önce Başbakan’ın ne demek istediğini anlamasak da Gezi direnişinin ilk yılını kutlamak için Taksim Meydanı’na çıkmaya çalışan vatandaşlara yapılan müdahaleyle Başbakan’ın ne demek istediğini daha iyi gördük. İşte “talimat alan polislerin” eylemcileri durdurmak için başvurduğu A’dan Z’ye yöntemler.

A’dan Z’ye eylemciyle mücadele

Duran Adam’a karşı kitap okuyan polislerin “edebiyat zevki” çokça tartışıldı. Akılda en çok kalan “Beden Dilimiz” kitabıydı.

"Alın bunu, alın": Bir polisin ya da bir komiserin sizi göstererek “Alın bunu, alın” diye bağırdığını duyarsanız gözaltına alınmak üzeresinizdir.
Ya kaçacaksınız ya da kuzu kuzu teslim olacaksınız. Karar sizin.
Biber gazı: Polisin vazgeçemediği en büyük silahı. Herhangi bir eyleme ya da 1 Mayıs gösterilerine katılan birine biber gazını anlatmak gereksiz olacaktır. Gözleri yaşartır, mide bulandırır, ciğerleri yakar...
Cop: Polislerin bir diğer olmazsa olmazı. Her ne kadar artık toplumsal olaylarda kullanılmadığı söylense de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “A’dan Z’ye
gereken yapılacak” derken kastettiklerinden biri de coptu.
Çevik Kuvvet: Çevik Kuvvet şubeleri, 1965’te Toplum Polisi olarak Adana, İstanbul, Ankara, Zonguldak ve İzmir’de kuruldu. 1983’te ise Toplum Polisleri, o zamanlar kendilerine bahşedilen adlarıyla Fruko’lar, şimdiki adlarını aldı: Çevik Kuvvet.
Dayak: 2 Haziran 2013’te Eskişehir’de Gezi Parkı eylemlerine katılan
Ali İsmail Korkmaz polis ve polise destek verenler tarafından darp edildi, saldırıya uğradı. 38 gün komada kalan Korkmaz 10 Temmuz 2013’te hayatını kaybetti!
Edebiyat: Edebiyat aslında direnişcilerin (ya da çapulcuların) polis şiddetine karşı kullandıkları bir silahtı. Fakat polisler de Duran Adam’a karşı edebiyatla “durdu”. Bir polisin bu eylem sırasında okuduğu “Beden Dilimiz” adlı kitap hâlâ tebessümle hatırlanır.
Faili meçhul: Gezi eylemleri sürecinde polisin sert müdahalesi sonucu yaralanan ya da hayatının kaybedenlerin failleri meçhul kaldı. Polislerin kasklarındaki numaraları silmesi bu suçların faillerinin meçhul kalmasında etkili oldu.
Gaz fişeği: Ne yazık ki
Gezi direnişinde gaz fişekleri “yasal mermi” olarak kullanıldı. Gaz fişeklerinin kaç can aldığını tekrar tekrar yazmaya gerek yok.
Helikopter: Eylemler ve toplumsal olaylar için “Sauron gözü” (Bkz. “Yüzüklerin Efendisi”). Tepenizde dolaşır ve her hareketinizi takip eder. Gezi direnişi sırasında yere tebeşirle çizilen yuvarlak içindeki “H” harfi ile polis helikopterinin Taksim Meydanı’na indirilmesi amaçlanmıştı. (İnmedi.)
Isırık: 1 Temmuz 2013’te Vatan gazetesinde çıkan haberin başlığı şuydu: “Sivil polis eylemciyi ısırdı!”
İkramiye: Gezi direnişi sırasında görev yapan polislere 24 maaş taltif ödülü verildi. Polislerin yazdığı destan karşılıksız kalmadı.
Jiu jitsu: Türkiye’deki polislerin bilmese de kullandıkları dövüş sanatı. Samurayların silahsız oldukları zaman başvurdukları birtakım tekniklerden oluşur. Jiu jitsu’da mücadele ayakta başlasa da yerde biter. Bildiğiniz gibi polislerimiz de eylemciyle girdiği her mücadelede rakibini yere indirir.
Kelepçe: Aslında kelepçe demek yetmez, ters kelepçe demek lazım. Son zamanlarda ne kadar insan gözaltına alındıysa hepsine ters kelepçe takıldı. Oysa mevzuat açıkça belirtmese de ters kelepçe sadece azılı suçlulara takılıyor.
Linç: Polislerin eylemcileri etkisiz hale getirmek için kullandığı kolektif çalışma! Gezi direnişinin birinci yılında Cihangir’de tek bir eylemciye saldıran 10 polisin videosunu izleyenler ne demek istediğimizi anlayacaktır.
Mermi: Kastımız hem plastik hem de gerçek mermiler. Plastik mermi yüzünden birçok insan gözünü kaybetti. Gerçek mermilerle hayatını kaybedenler ise malumunuz!
Nezarethane: Gözaltına alınanlar normal şartlar altında nezarethaneye götürülür ve işlemleri tamamlanıncaya kadar burada tutulur. Fakat Gezi direnişinde gördük ki herkesin nezarethaneye götürülmesi söz konusu değilmiş. Bazıları saatlerce otobüslerde bekletilip salınıyormuş.
Orantısız güç: Tekerlekli sandalyedeki bir eylemciye TOMA’yla tazyikli su sıkmak gücün orantısız kullanılmasına verilecek en yerinde örneklerden biri.
Ölüm tehdidi: Bu yöntem eylemcilere karşı kullanıldığı gibi, eylemcilere kapılarını açan kitabevi, restoran ve bar sahiplerine karşı da kullanılır.
Portakal gazı: Gezi direnişinde kullanıldığı iddia edildi.
Fakat kesin bir delil bulunamadı. Eylemciler polisin iki farklı gaz kullandığını söylüyordu.
Rütbe: Devletin “destan yazan polisler”i ödüllendirme biçimi. Eylemcilere karşı başarılı olan polisler rütbeleri yükseltilerek ödüllendirilir.
Siviller: Sivil polislerden bahsetmiyoruz. Özellikle İzmir’de Gezi direnişi sırasında ellerinde sopalarla, polislere eşlik eden vatandaşları hatırlarsınız. Keza Ali İsmail Korkmaz’ın ölümüne neden olanlar arasında da siviller vardı. Ha bir de “Palalı”yı unutmamak lazım.
Şapka: Sivil polislerin kendilerine korumak için taktığı, içinde koruması olan kepler. Direnişçiler kimin polis olduğunu anlamak için de şapkalarına bakardı.
TOMA: Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı. Gezi direnişinin yıldızları. Kaç kişinin ayağını yerden kestiler sıktıkları tazyikli suyla, saymak mümkün değil. Ayrıca bu gözler TOMA’nın suyuna biber gazı karıştırıldığına da şahit oldu.
Uçan tekme: Polisin başvurmaktan çekinmediği bir yöntem daha. Polis, belirli bir mesafeyi koşarak katedip hızını aldıktan sonra en sık kullandığı bacağıyla hedefine saldırır...
Üniforma: “Polis üniformasının tek düğmesini koparmak
altı aydan başlar” cümlesini
sık sık duymuşsunuzdur. E haliyle sadece üniforma bile polisin eylemciyi durdurmak için bir aracı.
Vali Mutlu: İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu da eylemcileri durdurmak için başvurulan metotlardan biri. Vali Mutlu’nun Twitter’dan yazdığı “Ihlamur kokulu müdahale olmayacak” tweet’leriyle insanlar sakinleştirilir, müdahale daha sonra başlar...
Yasak: O yasak, bu yasak, şu yasak. Gezi Parkı kapatıldı, girişler yasak! Vapur, metro, metrobüs seferleri durduruldu, Taksim’e ulaşım yasak! 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak yasak, hayatını kaybedenleri anmak yasak!
Neyse ki “Yasağı yasaklarız” açıklaması yapılabiliyor.
Zincir: Polislerin el ele tutuşup Gezi Parkı’nı, Taksim Meydanı’nı eylemcilere kapattıkları fotoğraflar, görüntüler aklınızdadır. İşte o insan zinciri de alınan “A’dan Z’ye” önlemlerden biri.

Şahan Gökbakar: Ne oldum değil, ne olacağım diyeceksin!Şahan Gökbakar, sosyal medya hesabından paylaştığı video ile son dönemde kendisine gelen eleştirilere ilginç bir gönderme yaptı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber