Ağrı Dağı sizi çağırıyor

Doğu’da ve Güneydoğu’da eskiden güvenlik endişesiyle gidilemeyen yerler, 30 yıl aradan sonra, barış süreciyle birlikte yeniden ziyaret edilmeye başlandı. Iğdır’ın Aralık ilçesi kaymakamlığı ve belediyesi bölgenin önemine dikkat çekmek için bir dizi etkinlik düzenliyor. Geçtiğimiz hafta düzenlenen “Bir ilçe dört ülke” etkinliğinde en çok Ağrı Dağı yürüyüşleri ilgi gördü. Ben de çoğunluğunu öğrencilerin oluşturduğu turist grubu ile birlikte Ağrı Dağı’nın 3000’inci metresinde bulunan Cehennem Vadisi’ne çıktım

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Güvenlik sebebiyle uzun yıllardır Doğu ve Güneydoğu’da sivil vatandaşların geçişine, ziyaretine kapalı olan bazı bölgeler barış süreci ile birlikte yeniden canlanmaya başladı. Bahar havasının yaşandığı bölgede
en dikkat çekici yer ise hiç kuşkusuz Türkiye’nin zirvesi, en yüksek dağı, efsaneler dağı; Ağrı Dağı.
Ağrı Dağı, Ağrı ile Iğdır arasında sınır oluşturan, paylaşılamayan dağ konumunda. Ağrı’nın Doğubayazıt ilçesinde, yüksek dağların arasından sadece Büyük Ağrı Dağı’nın bir bölümü görünüyor. Büyük ve Küçük Ağrı Dağları’nın birlikte, tüm heybeti ile göründüğü yer ise dağların kuzey yamacında yer alan Iğdır’ın Aralık ilçesi. Aralık, Türkiye’nin üç ülkeye, Ermenistan, İran ve Nahçıvan’a sınırı olan tek ilçesi. Öyle ki 1.5 saatte bu üç ülkeye giriş yapabilir, yemek öğünlerinizi sırasıyla bu üç ülkede yiyebilirsiniz.

Yıllarca uzaktan baktığım dağa çıkmak
Iğdır Havaalanı’nın açılmasıyla birlikte Aralık Kaymakamlığı ve Aralık Belediyesi, geçtiğimiz hafta bu coğrafi konumunu daha iyi kullanmak, ülkeler arasında kültürel köprüler oluşturmak ve bölgeyi turizme kazandırmak için “Bir ilçe dört ülke” başlığı altında bir dizi etkinlik düzenledi. Büyük ve Küçük Ağrı Dağları’na yapılan yürüyüşler, üç ülkenin sınırlarına yapılan ufuk turları, ses yarışmaları, konserler... Bunların içinde beni en çok heyecanlandıran, Büyük Ağrı Dağı’na yapılan yürüyüş idi.
10 yaşındaki oğlum Can’a memleketini göstermek için gittiğimizde böyle bir yürüyüşün yapılacağını duyunca onu kayısı toplamak üzere köyde bırakıp ben dağın yolunu tuttum.
Bana çocukluğuma dair bir şey sorduklarında söze hep Ağrı Dağı ile başlarım. Dağlar benim çocukluğum ve gençliğime dair anılarımın vazgeçilmezi. Suyunda nasıl çay demlediğimizi, balık tuttuğumuzu ve yüzdüğümüzü anlatırım hep. Dört mevsim güzelliğini anlatırım uzun uzun. Yıllarca uzaktan bakıp anlattığım dağın 3000 metresine yürümek, bu yüzden çok heyecanlandırmıştı beni.
Sabah saat 06.30, yaklaşık 50 kişilik bir grupla Aralık ilçesinden yola çıkıyoruz. İlk durağımız zirveye en yakın köy olan Yenidoğan (Ahura) köyü. Daha önce karakol baskını yaşamış, şehit verilmiş bir köy burası. Formaliteden de olsa köyde askerler ve geçici köy korucuları emniyet tedbirleri almış bizler için. Yolluklarımızı sırtlandıktan sonra yürüyüş başlıyor. Önce 2200 metredeki Buzhane’ye (Moren’e) yürüyoruz. Çiçek kokuları ve kuş sesleri arasında devam eden yolculuğumuzda bize yol bilen köylüler ve rehberlerimiz eşlik ediyor. Buzhane’ye vardığımızda burada ölen ve çıkarılamayan dağcıların, turistlerin olduğundan bahsediyorlar, dikkatli olmamız gerektiğini belirtiyorlar. Yolda koyun sürüleri ve çobanlarla karşılaşıyoruz. Onlar da artık yaylada koyunlarını güvenle otlatıyorlar. Sofralarını açıp ateşte yaptıkları çaydan ikram ediyorlar bize. Buzhane, üstü toprakla örtülmüş, sıcaklarla birlikte erimeye başlayınca buz tünelleri ortaya çıkmış. Tek kelimeyle ürpertici çünkü biz de üzerindeyiz. Suyumu emanet ettiğim arkadaşım bana yetişemediği için susuzluğumu gidermek için çareyi buz yemekte buluyorum burada.

Cep telefonu bir Türkiye’den çekiyor, bir Ermenistan’dan
Küçük molalar vererek ikinci nokta olan Cehennem Vadisi’ne (Zemyan’a), 3000 metreye doğru yol alıyoruz. Burası Büyük Ağrı Dağı’nın tam göbeğindeki çukur. Dağlardan gelen suların sesi heyecan arttırıyor. Bir yandan zirvedeki karın soğuğunu hissediyoruz, bir yandan güneş sıcaklığıyla birlikte yanıyoruz. Zaman ilerledikçe zirveyi bulutlar sarıyor. Gruptan pes edenler geri dönmeye başlıyor. Bu çıkışın bir de dönüşü var elbette... Ben biraz daha ilerlemek için vadide yürüyüşe devam ediyorum. Cep telefonu bazen çekiyor bazen çekmiyor. Bazen Ermenistan şebekesini yakalayan telefonumun operatöründen yurt dışında konuşma kampanyası bilgileri mesajı geliyor, bazen de ülkeye
hoş geldiniz mesajı...
3000 metreden aşağı baktığımda Iğdır Ovası ve Türk sınırına yakın Ermenistan şehirlerini görüyorum. Tekrar çıkmayı umut ederek geri dönmeye başlıyorum. Gördüklerim ve ileride görebileceklerimi düşünerek... Memleketi bilen bir fotomuhabiri olarak, barış süreci mutlu sona ulaştığında bu güzellikleri ve heyecanı yaşamak isteyecek çok meraklının olacağını düşünüyorum. Ağrı Dağı efsanesi kendi memleketine, toprağına yabancı kalmak istemeyenleri bekliyor. Üstelik bir günde üç ülkeyi gezme fırsatı sunarak...

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Ağrı Dağı’nda ve çevresinde çok sayıda çiçek çeşidi var. Nuh’un Gemisi’nin Ağrı Dağı’nda olduğuna inanan bölge halkı bu çiçeklerin de Nuh’un çiçekleri olduğunu söylüyor.

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Dağa tırmanan gençlere yol bilen köylüler ve rehberimiz eşlik ediyor.

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Iğdır, göçmen kuşların geçiş yolu üzerinde. Şehrin en önemli simgelerinden biri de leylekler. Şehrin girişinde ziyaretçileri iki devasa leylek heykeli karşılıyor.

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Aralık’ın Ermenistan ile olan sınırını Aras Nehri ayırır. Çobanlar da hayvanlarını bu sınırda otlatırlar. Sürüden ayrılan ineklerin bazen sınırı geçtikleri de olur. Henüz gidip de geri dönen inek olmamış.

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Bölge staretjik açıdan Türkiye’nin en önemli noktalarından biri. Burada askerlerin sınır nöbetinde elleri her zaman tetiktedir.

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Barış süreci ile birlikte dağ köylerinde yaşayanlar da gönül rahatlığı ile koyunlarını Ağrı Dağı eteklerinde otlatıyorlar. Öğle sıcağında mola veren çobanlar kar suyu ile odun ateşinde yapılmış çaylarını içiyorlar.

Ağrı Dağı  sizi çağırıyor

Ağrı Dağı yürüyüşlerinin en tehlikeli olan noktaları buz tünelleridir. Bastığınız yer yumuşaksa ve içeriye doğru ayağınız giriyorsa buzların üstünde yürüdüğünüzü anlayabilirsiniz.

Kara delik fotoğrafını çeken Türk: Feryal Özel - Röportaj2019 Nisan'da yayınlanan kara delik fotoğrafını çeken ekibin üyesi, NASA'da çalışan Feryal Özel ile röportaj yaptık.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber