Barselona hâlâ güzel ama...

Üç günlüğüne Barselona'ya gittik. Daha önce çok görmüşlüğüm vardır; sokaklarını, müzelerini, sahilini çok severim şehrin. Ama sanki sokaklar pis, insanlar özensizdi. Yine de Barselona mutlaka gidip görülmesi gereken şehirlerden biri

fturkmenoglu@milliyet.com.tr İspanya'nın en güzel şehirlerinden biri Barselona. Bir kere deniz var ve giriliyor. Gündelik hayat sokakta geçiyor. Yaşlılar, gençler, çocuklar; herkes her daim sokakta. Çamaşırlar asılıyor, balkondan balkona sohbet saatlerce sürüyor. Barselona üç ana bölüme ayrılıyor. Eski kent "ciutat vella", ziyaretçilerin adım adım keşfettikleri bölüm. Ne binalar, ne mimari... Bütün dünya çapındaki isimlerin yapıtları önümüzde. Gaudi'nin bitiremeden öldüğü La Sagrada Familia önümüzdeki yıllarda tamamlanıyor.Gotik Kent denen "Barri Gotic" bölgesi, müzelerle dolu. 14 ve 15'inci yüzyıllardan kalan binalar var. Ajuntament ve Palau de la Generalitat müzelerini gezdik. O kadar çok müze var ki; La Font Magica, Fundacio Joan Miro; ciddi vakit ayırmak lazım. Bu arada şehirdeki Picasso Müzesi, Avrupa'nın en çok ziyaeret edilen müzelerinden biri.Kentin üçüncü bölgesi Barri de la Riberra ise, kesinlikle sokak sokak gezilmeyi hak ediyor. Hem eğlence hem iş alanları var.Ayaklarımız sızlayana kadar yürüdük. Bitpazarını dolaştık, eski anahtar koleksiyonuma iki tane daha anahtar kattık. Harika yemekler yedik, kafelerde yan masalarla sohbet ettik. Yapımı 1454'te biten meşhur Santa Eulalia Katedrali'ni ziyaret edip ağzımız açık ayrıldık. Eski kent çok güzel Deniz kenarı yürüyüşleri yaptık, alışveriş merkezlerini dolaştık. Meşhur Las Ramblas Caddesi'nde, her gün en az iki kez turladık. Dayanamayıp sokak ressamlarından üç resim aldık. Gemi yolculuğu ile şehri denizden seyrettik ve siluetine hayran kaldık. İlk yerleşim izlerinin MÖ 4'üncü yüzyıla kadar uzandığı şehirde, aslında çok güzel bir tatil yaptık.Fakat şehre bir şey olmuş, o eski havası kalmamış, süksesi kaybolmuş, omuzları çökmüş. Ya da bana öyle geldi. Yere tükürenler, pis kıyafetlerle dolaşanlar, yıkık dökük kalmış binalar... Ağaçlar azalmış, kahverengi ve panjurları sıkı sıkı kapalı apartmanlar, iyice klostrofobik bir görüntü çıkarmış ortaya.Sanki Tepebaşı'ndayım gibi hissettim. Tamam eski bina iyi hoş, tamam gündelik hayat, güzel ama Taksim'e çıkmak istedim de çıkamadım gibi geldi. Barselona geçtiğimiz 10 yıl içinde böyle birkaç derece düşmüş gibi. Olimpiyat Stadı'nı gezip sporcuların kaldığı tek odalı evleri görüp resim çekecek aptal turistlerden değilim. O harika eserler bile; bir balkon başka yerde, öbürü başka renkte, çatı bombeli falan; midemi bulandırdı. Feng-shui uzmanlarının neden dört köşe bina sevdiklerini daha iyi anladım...Bir daha gider miyim, tabii giderim. Acaba benim ruh halim mi biraz bulutluydu, güzelim Barselona'ya haksızlık mı yaptım, ondan da çok emin değilim... Bu sefer bir şeyler olmuş Pasaportunuzda Schengen vizesinin olması gerekiyor. Bir turla gidecekseniz, turizm şirketleri vize başvurularını da yapıyor. THY, Iberia ve özel havayolllarının uçuşları var. Biz Atlas'la gittik bu kez. Beklentim yüksek değildi, çok memnun kaldım. Nasıl gidilir? İlk kez gidiyorsanız problem yok. Çöplere, kalabalığa aldırmayın. Barselona'da görecek, öğrenecek çok şey var.Pueblo Espanol, Montjuic Dağı'nın eteklerine kurulmuş bir minyatür kent. Tüm İspanya'daki mimari örnekler ve yaşam şekilleri sergileniyor. Her sokakta başka bir bölge yapılmış. Biz çok sevdik ama çok da etkilenmedik.Fundacio Miro meşhur sanatçı Joan Miro'nun eserlerinin sergilendiği müze. Nefis.Katalan Sanatı Müzesi'nde 12'nci yüzyıldan freskler var.Barselona'nın simgesi La Sagrada Familia. Yapımına 1882'de başlanmış. 1926'da mimarı Gaudi ölmüş ama bugün hâlâ inşaatı devam ediyor. İçine girmek ve üst katlardan şehri seyretmek mümkün.Palau Guell bir başka Gaudi yapıtı. Las Ramblas'a çok yakın. Binanın ferforjeleri yıkılıyor. Bir de içinde Sahne Sanatları Müzesi var. Picasso Müzesi Carrer de Montcada'da. 14 yaşında Barselona'ya sanat okumak için giden Picasso'nun birçok eserini görebilirsiniz. Eğer Sakıp Sabancı Müzesi'nde yeterince görmediyseniz...Santa Eulalia Katedrali muhteşem. Katalan-gotik tarzında.3 milyon nüfuslu Barselona'da herkes Las Ramblas Caddesi'ne piyasaya çıkıyor. Çok renkli ve keyifli. Sokak gösterileri, satıcılar bir de kafelerde de oturunca, yarım gün geçiveriyor. Mare Magnum deniz kıyısında harika bir alışveriş merkezi. Lokantaları ve kafeleri de çok güzel. Yahu bizim ülkede fiyatlara ne olmuş böyle? İnanın Avrupa Türkiye'den daha ucuz.L'aquarium Barcelona, 80 metrelik sualtı tüneliyle harika bir deniz altı seyir imkanı sağlıyor. 11 binden fazla deniz hayvanını barındırıyor. İgileniyorsanız kumarhane ve çok renkli bir gece hayatı... Ne yapılır? İşte yemekler şahane. Tabii öncelikle balık-şarap ve meşhur paella. Paella, içine bolca balık ve deniz ürünü konmuş ya da bazen et veya sebze; safranla renklendirilmiş zeytinyağlı pilav. "Tapas Bar" denen küçük lokantaları göreceksiniz. Mezeleri de geçmemek lazım. Patatas bravas, patatas alli oli, olivos rellenos, almejas... Bol zeytinyağı içinde sarmısaklı zeytinler, sarmısaklı patates kızartmaları; her tür sebze ve şarap. Çok hareket ettiğiniz için kilo almayacaksınız, tecrübeyle sabit! Ve elbette sangria içmeden dönmeyin. Ne yenir?

7 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber