“Başbakan indirin o bayrağı deseydi tabii usta derdik”

Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul mitinginde LGBT bayrağı açan Ak LGBT grubu çok konuşuldu. Kurucusu Melih ve üyelerinden Ali ile bir araya geldik. Her ne kadar “Ak Parti’ye körü körüne bağlı değiliz” deseler de “Erdoğan ‘indirin o bayrağı’ deseydi ‘tamam usta’ cevabını verirdik” diyorlar

“Başbakan indirin o bayrağı deseydi tabii usta derdik”

Haftanın en çok konuşulan olaylarından biriydi Ak LGBT’ler. Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul mitinginde LGBT bayrağı açtılar, hem de en ön safta! Trol bunlar dendi, miting alanındakiler LGBT bayrağını ne bilsinler
dendi, hem eşcinsel hem Ak Parti destekçisi nasıl olunur dendi... Ben de aklımda benzeri birçok soruyla röportaj yapmak istedim onlarla. Ak LGBT grubunun kurucusu Melih (28) ve üyelerinden Ali (26) ile bir araya geldim. Röportajda bize,
Ak LGBT’lere gözlemci olarak katılan Muhafazakar Eşcinseller Topluluğu’ndan (MEŞCİT) Kadir
(40) de eşlik etti. Her ne kadar Ak LGBT ile görüşleri akla kara kadar zıt olsa da onun da söyleyecekleri vardı.
En nihayetinde muhafazakar eşcinseller olarak ortak paydada buluştukları da olmadı değil. Arada seviyeli tartışmaların da yaşandığı, bir anda ezan okuyan telefonla bölünen uzun bir sohbet oldu. Bu arada üçü de isimlerini vermek ya da yüzlerini göstermek istemedi.

Müslümanlık ve eşcinsellik bir arada düşünülemeyen şeyler. Eşcinsellik Müslümanlıkta günah. Siz ne düşünüyorsunuz bununla ilgili?

Melih: Evet, İslamiyete göre ters bir şey. Ama İslamiyete göre alkol de günah, gıybet de günah. Biz günah olduğunu bile bile zina yapıyoruz. İslam’da doğuştan gelen bir şeyin günah olmayacağını düşünüyorum. Eşcinsel doğduysan şayet ve zina yapmıyorsan onun bir günahı yoktur. Zina ve livata yaparsan günah işlemiş oluyorsun. Eşcinsel olmak illa ilişkiye girmek anlamına gelmez. Günah boyutunda da sadece günahkar olmuş oluyoruz, dinden çıkmıyoruz.
Ali: Eşcinsel olmak ayrı bir şey Müslüman olmak ayrı... Eşcinsel olmam benim namaz kılmama, oruç tutmama engel değil. Alkol içene de kimse “sen namaz kılma” diyemez. Bir nevi Allah’ın adına konuşmak olur bu. Allah der ki “Alkol içeni affediyorum, seni affetmiyorum çünkü adıma konuştun”. Eşcinsellik de böyle. Allahu Teala “Eşcinseldir ama ben bunu affedeyim çünkü şu iyiliği yapmış” diyebilir. İslamiyette eşcinsellik tartışması Lut kavmi üzerinden yapılır. Orada bahsedilen kavmin yaptığı şey sadece erkeklerde livata değil, livata dediğim eşcinsel ilişki. Ensest ilişki, Allah’a şirk koşmak, peygambere iftira atmak, toplumu yozlaştırmaya çalışmak...

Erdoğan’ın ya da Ak Parti’nin eşcinselliğe karşı tavrı belli. Ak Partili bakan Aliye Kavaf “Eşcinsellik hastalık” dedi. Bunu bildiğiniz halde Ak Parti’ye nasıl oy veriyorsunuz?

Melih: Ak Parti’nin eşcinsellik konusunda bilinçsiz olduğunu düşünüyorum. Bu konuda yanlış bilgilendiriliyor bence. Erdoğan da çıkıp eşcinsellik bir hastalık dese onun da yanlış bilgilendirilmiş olduğunu düşünürdüm. Ak Parti seçmenleri arasında çok sayıda LGBT insan var. Kimlikleri geri planda, heteroseksüel görünümlü LGBT bireyler. Biz Ak Parti’nin LGBT politikasını eleştiriyoruz. Ak Parti dört dörtlük demiyoruz.
Ali: İnandığımız bir değer var ve bunu partiye kanıtlamaya çalışıyoruz. Bizimki körü körüne bir bağlılık değil asla. “Recep Tayyip Erdoğan’ı çok seviyoruz, çok âşığız, her dediği doğru” gibi bir şey değil asla. Bizi bilmesini istiyoruz.

“Başbakan LGBT’lere Gezici gözüyle bakıyor”

LGBT kesimden ne kadar destek aldığını bilmiyor belki...

Melih: Başbakan LGBT’lere, Gezici bunlar diye düşünüp kötü gözle bakıyor.

Gezi olayları son 1.5 senedir var. LGBT hareketi Türkiyede 20 yıla yakın bir süredir devam ediyor ama...

Ali: Keşke bizim getirebildiğimiz kadar ses getirebilselerdi.
Melih: Seçimler sonrası bütün LGBT derneklerini bir araya toplayıp konuşmak istiyoruz. 20 yıldır dediğiniz gibi LGBT bir mücadele içinde ama ses getirilmemiş bana göre. Bazı kazanımlar olabilir ama LGBT adına yasal olarak hiçbir şey yok.

Siz de anayasaya cinsel yönelim ifadesinin konulması, nefret suçları, evlilik hakkı konularında taleplerde bulunacak mısınız?

Melih: Kesinlikle.
Ali: Evlilik belki çok uç bir nokta ama.
Melih: Günümüz Türkiye’si için öyle. Çalışma, yaşam, barınma hakkı gibi haklar öncelikli olmalı. İlk başta toplum bilinçlendirilmeli bu konuda. Yeni nesil eşcinselliğe anlayışlı bakıyor. Anlayışlı olmayan babalarımız, dedelerimiz.
Ali: Benim yaşadığım yerde yeri geliyor medrese hocasına söylüyorum “Ben eşcinselim” diye. “Seni Allah affetsin. Ben seni nasıl eleştirebilirim ki benim kendi günahlarım var” diyor.

Çevreniz, aileniz ne kadar biliyor?

Melih: Benim kimliğim biliniyor ama bilmezlikten geliniyor. Bazen espriler oluyor, mesela halam “Bak sana pembe bardak getirdim” gibi şakalar yapıyor.
Ali: Ailem biliyor beni. Çevremde bilen az insan var. Akrabalarımdan çekinirim, onların bilmesini istemem.

Mitinge gitmeye nasıl karar verdiniz?

Ali: Mitingden önce hızlı tren açılışında bayrak açtık, nabız yokladık
Melih: Orada bir tatsızlık yaşanmayınca bir toplantı yaptık ve mitinge gitmeye karar verdik. Tepki gelir diye düşünmüştük. Bu yüzden toplantı yaptık zaten; tepki gelirse ne yapacağız ya da Başbakan görür de “İndirin o bayrağı” derse ne yapacağız. Sonuçta 2 milyon insanın içine giriyorsun ve azınlıksın. Orada birisi, afedersiniz, “İbneler burdaymış, vurun kırın” dese belki yüzlerce bilinçsiz insan tarafından linç edilebiliridik. Sonuç olarak hiç alışılmamış bir şey yaptık, LGBT bayrakları ile sağ kesimin mitingine gittik.

“Ak Parti’nin bu konudaki politikası değişecektir”

Başbakan “İndirin o bayrağı” deseydi ne yapardınız sahiden?

Ali: Başbakan Erdoğan’ın göreceği bir şekilde bayrak açtık, bunu da fotoğrafta görebilirsiniz. Bayraklarımızı gördüğü halde “Çıkartın bu kişileri buradan, bunların burada ne işi var” demedi, bunun sonucunda şunu düşünebiliriz; Erdoğan bunu hoş görmüş, durumu anlayışla karşılamış ve bize destek vermiş. Tersi bir durum da olabilirdi. Olsaydı da biz Ak Parti’ye sadece LGBT politikası düzelsin diye bağlı kişiler değiliz ki. “Sen nasıl istersen usta” der alandan çıkabilirdik.

Ak Parti mecliste çoğunlukta, istese LGBT bireylerle ilgili bir iyileştirme yapabilir ama yapmıyor. Neden oy veriyorsunuz sahiden?

Melih: Umudumuz var. Ak Parti merkez bir parti, oy verenlerin hepsi aşırı dinci değil. Farklı sebeplerle oy verenler var. Belki sadece görünüşüne, dik duruşuna, uzun boyuna sempati duyup oy veren var. Ak Parti’nin LGBT ile derdi şu; günümüz Türkiye’sinde bazı ahlak, kültür kurallarının aşılamaması. Türkiye şu an LGBT’yi tanımıyor. Ak Parti’nin LGBT politikasını dönüştürebileceğimizi de düşünüyoruz. Ak Parti gençlik ve kadın kollarıyla toplantı yapılıp bilinçlendirilirse yavaş yavaş bir şeylerin değişeceğini düşünüyorum. Türban gibi hassas bir konuya 10 yıl içinde çözüm getirdi.
LGBT daha hassas bir konu.

“Heteroseksüeller, afedersiniz, hep karı kız muhabbeti yapıyor”

Sizin günlük hayatınızı, işlerinizi de merak ediyorum çok...

Melih: Ben hem tekstil hem takı sektöründeyim, iki işte birden çalışıyorum. Doğa gezilerini, dağ tırmanışlarını çok severim. Balık
tutmaya giderim. Hayvan barınaklarını ziyaret ederim.

Arkadaşlarınızla birlikte neler yaparsınız?

Melih: Heteroseksüel arkadaşlarımla pek görüşmem. Daha çok beni anlayabilen, eşcinsel arkadaşlarımla vakit geçiririm. Heteroseksüel muhabbetleri, afedersiniz, hep karı kız muhabbeti, futbol falan filan. Bunlar eşcinsel bireylere uzak.

Nerelere takılıyorsunuz?

Melih: Eşcinsel mekanlarına pek gitmiyorum, eskiden giderdim. Arada buraya gelirim sadece. Eğlenceye düşkünüm. Hafta sonu Taksim’e
giderim bazen.
Ali: Ben üniversitede okurken eşcinsel olduğumu fark ettim. İnternet kafelerde eşcinsel sitelerinde vakit geçirirdim çok. Sonra bir dönem Taksim’de gece hayatım oldu benim de. Şu an daha çok işe ve aileme vakit ayırıyorum. Genelde hayatım çalışarak geçiyor, belirli bir kitleye hitap eden yerel bir gazetede muhabir olarak çalışıyorum.

Kadir:
“MEŞCİT olarak en fazla biz eziliyoruz”

l Muhafazakar Eşcinseller Topluluğu (MEŞCİT) yaklaşık iki sene önce kuruldu. Eşcinsellikten rahatsız olan ya da eşcinselliğini yaşayan ama değişmek isteyen insanlar olduğunu fark ettik. MEŞCİT olarak eşcinselliğin terapi ile tedavi edilebilir bir hastalık olduğunu düşünüyoruz.
l Muhafazakar ailelerin çocukları eşcinsel olmaktan dolayı çok daha büyük problemler yaşıyor. MEŞCİT olarak din adamlarının eşcinsellik konusundaki yorumlarını çok yanlış buluyoruz. Onların yaptığı yorumlar yüzünden eşcinsellik daha bunalımlı bir noktaya gidiyor. Eşcinsellik deyince hemen günah, Lut kavmi... “Peki çözüm?” dediğinde sus pus oluyorlar. Biz bilimsel yaklaşıyoruz olaya. Tedavi isterse kişi, altta yatan travmalar düzeltildiğinde tedavinin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Aramızda geçmişte eşcinsel olup terapiden sonra heteroseksüel olarak hayatına devam eden, evlenen, çocuk sahibi olanlar var. Benim de geçmişte birçok eşcinsel ilişkim oldu. Terapi gördüm, artık eskisi kadar erkeği arzulamıyorum, karşı cinse eğilimim arttı.
“Tedavi mümkün dedik diye tehditler aldık”
l Ailem ben 14-15 yaşındayken hatıra defterimden okuyup öğrendi eşcinsel olduğumu. “Tövbe et, Kuran’a el bas” dediler. Sanki tövbe edince her şey halloluyor. Üç defa Kuran’a el bastım, tövbe ettim.
l En fazla ezilen biziz. Hem heteroseksüellerden hem eşcinsellerden yoğun baskı altında kalıyoruz. Biz tedavi mümkün diye paylaşımda bulunduğumuz zaman sosyal medyada, küfürler, hakaretler, tehditler havada uçuşuyor.

“Kendi içimizden homofobik şiddet görüyoruz”

Mitingte en fazla “İndirin o gay bayrağını” diyenler oldu, öyle mi? Hakaret, saldırı olmadı?

Melih: Evet. Şunu da belirtmek isterim bizim sol görüşlü arkadaşlarımızdan aldığımız hakaretlerin yüzde birini bile almadık muhafazakar kesimden. Biz homofobiye karşı mücadele edelim diyoruz, kendi içimizde homofobik şiddet görüyoruz.

Kara delik fotoğrafını çeken Türk: Feryal Özel - Röportaj2019 Nisan'da yayınlanan kara delik fotoğrafını çeken ekibin üyesi, NASA'da çalışan Feryal Özel ile röportaj yaptık.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber