Batı’nın sonu mu geliyor?

ABD başkanının Donald Trump, Fransa cumhurbaşkanının Marine Le Pen olduğu ve Britanya’nın Avrupa Birliği’nden ayrıldığı bir dünya... Her şey üç seçimin sonucuna bağlı! “Kötü” sonuçlanırsa Batı’nın değerlerinin sonu gelir mi?

Batı’nın sonu mu geliyor?

Bu hafta başında internet dergisi slate.com’da Anne Applebaum imzasıyla yayımlanan bir makale Batı medeniyetinin sonunun yakın olduğunu savunuyordu! Üstelik Batı değerlerinin sonunu hazırlayan nedenler de bir yıl içinde gerçekleşecek üç seçim olarak gösterilmişti. İlki ABD başkanlık seçimleri. İkincisi Fransa’nın cumhurbaşkanlığı seçimi ve üçüncüsü Britanya’nın Avrupa Birliği’ndeki kaderini belirleyecek referandum...

Yazar Applebaum’un iddiası şu: Müslümanların ABD’ye girişini yasaklayacağını bir seçim vaadi olarak sunan Donald Trump’ın başkan seçilmesi, NATO’dan ve AB’den Fransa’yı çekip alacağını savunan Marine Le Pen’in Fransa’nın cumhurbaşkanı olması ve Britanya’nın AB’den ayrılması Batı değerlerinin sonu demektir. Biz de akademisyenlere ve uzmanlara sorduk: Bu üç seçim nasıl sonuçlanabilir ve “kötü” sonuçlar gerçekten Batı medeniyetinin sonunu mu hazırlar?

“Dünya Sanayi Devrimi’nden sonraki en büyük dönüşümü yaşıyor”

Prof. Dr. Eser Karakaş (İstanbul Üniversitesi)

- Ben Donald Trump’ın ABD başkanlığı için bir şansı olduğuna inanmıyorum. Fakat Cumhuriyetçilerin adayı olması bile dünya için vahim bir durumdur. İngiltere’nin AB’den çıkışını da gerçekçi bulmuyorum. İngiltere her zaman olduğu gibi akıllıca bir diplomasiyle Avrupa karşısında taviz kazanmak istiyor. Marine Le Pen’in seçimden zaferle ayrılması ise daha olası. İkinci tura Nicolas Sarkozy kalırsa sol seçmenler Sarkozy’ye oy verecektir. Fakat François Hollande’ın ikinci tura kalması durumunda sağ seçmenler Le Pen’e oy verebilir. Bir bölüm sağ seçmen de sandığa gitmezse Le Pen’in şansı artar.

- Le Pen’in NATO’dan çıkacağı inandırıcı değil ama AB’den çıkması mümkün olabilir. Zaten Le Pen’in önerileri AB’nin politikalarıyla taban tabana zıt. Gerçi AB kaldı mı ortada; o da tartışılır. Le Pen’in başkan seçilmesi durumunda Avrupa diye bir şey kalmayabilir. Le Pen’in başkan olduğu bir Fransa’da demokrasiden dahi söz edilemez.

- Sonuç olarak elinin büyüklüğüyle övünen, bunları konuşabilen bir adamın, Trump’ın aday olması; İngiltere’nin AB’den çıkmayı düşünmesi, Le Pen’in ciddi bir cumhurbaşkanı adayı olmasını düşündüğümüzde dünyanın çok çok çok tehlikeli bir yere gittiğini söyleyebiliriz. Bence dünya Sanayi Devrimi’nden sonraki en büyük dönüşümü yaşıyor. Bu dönüşümün de siyasal yansımaları olacaktır. Bu saydıklarımız da onlardan... Korkunç bir manzara tabii ki. Sakin olup beklemek lazım.

“Radikalleşmenin iki nedeni var: Terör ve göç”

Sami Kohen (Milliyet)

- Avrupa’nın sağa kayışına tanıklık ediyoruz son zamanlarda. Bu trend de Avrupa’nın değerlerine aykırıdır. Batı değerleri kısaca; insan hak ve özgürlükleri, ifade özgürlüğü, basın özgürlüğü, seyahat özgürlüğü, ayrımcılığa ve nefret söylemlerine karşı direniş... Son zamanlarda bunları etkileyecek bir hareketin başladığını görüyoruz. Yine de “Batı medeniyeti çöküyor” diyemeyiz. Bu meseleyi basite indirgemek olur bu. Ben bunu daha çok dönemsel bir trend olarak görüyorum. Bu trend yıllarca da sürse Batı, değerlerine sıkı şekilde bağlıdır. Buna benzer birtakım hareketler olabilir ama bunun bir sonu olacağına inanıyorum. Bunların nedenleri de var: Bir tanesi terör. Diğeri de göç. Bunlar Avrupalıların günlük hayatlarını etkilemeye başladı. Dolayısıyla bazı politikacılar popülist söylemlerle ortaya çıkıp destek alabiliyor. İskandinav ülkelerini düşünün: Pırıl pırıl ülkeler. Onlarda da aşırı sağa kaymalar var.

- Bunların kalıcı politikalar olacağını düşünmüyorum. Bütün Avrupa ya da Batı’nın bu politikalara destek vereceğini düşünmek karamsarlıktır. Almanya’daki Nazizm, İtalya’daki faşizm ya da İspanya’daki Franco rejimi gibi dönemsel bir hareket olarak kalacaklar. Çünkü bahsettiğimiz değerler kök salmıştır ve söz konusu ülkelerdeki çoğunluk bu değerlere sahip çıkmaktadır.

“Bütün Avrupa’da seçmenler sağa kayıyor”

Prof. Dr. Cengiz Aktar (İstanbul Politikalar Merkezi)

- Bence bunlar spekülatif haberler. Ben son tahlilde ne Trump’ın ne de Le Pen’in kazanabileceğini düşünüyorum. Bence İngiltere de Avrupa Birliği’nden çıkmayacaktır. Avrupa’da, özellikle Fransa’da yaşanacak yeni bir IŞİD saldırısının Le Pen’in elini güçlendirebileceği de söyleniyor. Marine Le Pen Fransa’nın başkanlık seçiminde ikinci tura kalacaktır. Fakat ikinci turda hiçbir şansı yok. Şöyle düşünüyorum: İkinci turda karşısına sol aday çıkarsa ortanın sağında yer alan seçmenler sol adaya oy atar. Tam tersi bir durumda da sol seçmenler sağ adaya oy verir. Ben Chriac ve baba Le Pen arasında yaşanan durumun tekrarlanabileceğini düşünüyorum. Trump’a gelirsek... Bence fazla gayriciddi. Onun da şansı yok. ABD bunu kaldırmaz.

- NATO’dan çıkacaklarına dair açıklamalar yaptı Trump da Le Pen de... Bu olağandır. Uç politikalar önerirler. Fakat hiçbir oluru yoktur bunların. Tabii şöyle bir gerçek var: Sadece Batı Avrupa’da değil, bütün Avrupa’da seçmenler sağa kayıyor. Hatta aşırı sağa... Ancak bu aşırısağda yer alan politikacıların iktidara geleceği anlamını taşımaz.

“Teknolojideki gelişmeler siyaseti çok etkiledi”

Prof. Dr. İlter Turan
(İstanbul Bilgi Üniversitesi)

- Bütün dünyada bir bunalım var. Demokrasiler kilitlendi; toplumların ihtiyaçlarına yeterince cevap vermediği düşünülüyor. Birçok toplumda da insanlar bugün için aşırı görülen uçlara kayıyor. Basit formüllerle bunların üstesinden gelinebileceğine inanan liderler de var. NATO’dan çıkmak da bunlardan biri. Donald Trump’ın Müslümanların ABD’ye girişini yasaklayacağını söylemesi de buna örnek. Uygulanması mümkün olmayan bir formül bu. Bunlara rağmen Batı medeniyetinin çöküşü sonucuna varmak için henüz erken.

- Teknolojideki gelişmelerin siyasete çok büyük bir etkisi oldu. Geçmişte iletişim bu kadar hızlı değilken siyasetçiler uzun vadeli düşünebiliyorlardı. Günümüzde ise liderlerin kendilerine dair değerlendirmelerden anında haberleri oluyor. Tabii ki kendilerine ulaşan taleplere de her an cevap verme mecburiyetinde kalıyorlar. Tüm bunlar anlık kararlarla herkesi memnun etmeye çalışan bir siyasetçi tipini ortaya çıkardı. Le Pen ve Trump örneğinde olduğu gibi...

- Donald Trump ve Marine Le Pen seçimlerden zaferle ayrılmasa bile demokrasilerle ilgili soru işaretleri zaten doğmuştur. Amerikan toplumu bir siyasi sınıfın kendi çıkarlarını ön planda tutarak ülkeyi yönetmeye çalıştığını düşünüyor. Bu siyasi sınıfa karşı da bir isyan halinde. Peki siyasi bir sınıf olmadan siyaset mümkün mü? Zannetmiyorum. Çünkü siyaset de bir profesyonel yönetim işi.

19 Kasım 2019 Magazin Bülteni19 Kasım 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber