Bayram tatilinde Çernobil'e kaçıyoruz

Yüksek risk ve tehlike içeren "ekstrem turizm" gitgide yaygınlaşıyor. Meraklıları Ege'deki Bodrum yerine, Çernobil'de patlayan nükleer reaktörün bodrumuna iniyorlar

Ekstrem turizmde deniz, kum ve güneş değil; tehlike, korku ve risk var Ancak son dönemde adına "ekstrem turizm", "korku turizmi" ya da "şok turizmi" denen yeni bir tür gelişiyor. Bunun meraklıları 1986'daki nükleer reaktör kazasıyla zihinlere kazınan Çernobil'de geziyor, Kuzey Buz Denizi'nde dalış yapıyor, hortumların peşinden gidiyor, Çeçenlerle savaşan Rus askerleriyle zorlu askeri kamplara katılıyor. Bu turizmi diğerlerinden ayıran en önemli özellik, riskli ve tehlikeli aktiviteler içeriyor olması. Alanı ekstrem sporlarla zaman zaman kesişiyor ama girişilen aktiviteler sportif olmaktan çok uzakta. Ekstrem turizmin dünyadaki lider ülkesi Rusya. Ukrayna, Ermenistan gibi eski Sovyetler Birliği ülkeleri ile Peru, Şili ve Arjantin gibi Güney Amerika ülkeleri de söz sahibi. Pakistan'ın kuzeyindeki dağlık ve engebeli bölgeleri de unutmamak gerekiyor. Son zamanlarda ekoloji, dağ, sağlık, kültür ve doğa turizmi gibi klasik turizm anlayışının dışında yeni bir tatil anlayışının geliştiği malum. Deniz, kum ve güneşle yetinmeyen adrenalin bağımlıları şimdiye kadar yamaç paraşütü, bungee jumping, sky diving, scuba diving, rafting gibi aktiviteleri tercih ediyordu. İşadamı, yönetici ve öğrencilerin rağbet ettiği bu turlarda, Rusya'nın Yaroslavl bölgesindeki çeşitli askeri kamplara iki günlük geziler düzenleniyor. Çeçenlerle savaşmış emekli Rus askerleri liderliğinde düzenlenen bu turlarda, tüm sivil haklarınızdan vazgeçmek ve her emri harfiyen uygulamak zorundasınız. Kural ihlali halinde katılımcıların yemek yemelerinin yasaklanması ve üzerlerine ağırlık konularak 50 şınav çektirilmesi gibi cezalar da mevcut. Rus istihbarat servisinin eğitim programının küçük bir kısmını içerdiği söylenen bu kamplarda askeri helikopterlerle ve silahlarla tatbikat yapan katılımcılar, kendilerini savaştaki komandolar gibi hissediyor. Turların maliyeti kampın içeriğine göre değişse de iki günlük minimum ücret 100 dolar. Bunlarla yetinmeyenler daha zor koşullara maruz kalmak isterlerse o da ayarlanıyor ama ücret de yükseliyor. Çeçenlerle savaşan Rus askerler tarafından cezalandırılıyorlar Peru'daki Arequipa Yanardağlar Vadisi'ndeki 6 bin 57 metre yüksekliğindeki Chachani ve 5 bin 825 metre yüksekliğindeki Misti yanardağları gözde mekanlar arasında. Katılımcılar özellikle yanardağların aktif dönemlerinde buralara turlar düzenleyerek hem muhteşem bir doğa olayına tanıklık ediyor, hem de yanardağ ağzında hızla yükselen lavların fotoğrafını çekmek için yarışıyorlar. Turlar bölgedeki birçok alternatif turizm acentesi tarafından organize ediliyor. İki günlük turların fiyatı ortalama 115 dolar. Lavlarla dans Türkiye'de henüz ekstrem turizmden bahsetmek güç. Katılımcıları korkunun uç noktasına götüren seçenekler şimdilik yamaç paraşütü, kaya tırmanışı, rafting, sukayağı ile mağara ve kanyon geçişi gibi etkinliklerle sınırlı. Türkiye'de bu tür tatile ilgi duyan üniversitelilerden oluşan bir azınlığın bulunduğunu belirten Patika Outdoor'dan Bora Demir, bu turların daha çok üst gelir gruplarına yönelik olduğunu söylüyor. Ekstrem turizmi, gelir seviyesi ortalamanın üzerindeki insanlara yönelik bir pazar olarak tanımlayan Demir "Bu turlarda kişi başı maliyetin 10 bin doların üzerinde olduğu düşünülürse, korku turizminin Türkiye'de gelişmesi uzun yıllar alacak" diyor. Türkler şimdilik tırmanmakla yetiniyor 26 Nisan 1986'da tarihin en büyük nükleer faciasının yaşandığı ve hâlâ radyoaktif bir bölge olan Çernobil'deki Ghosttown (hayalet şehir) en gözde mekanlardan. Her yıl yaklaşık 3 bin kişi bu bölgeye düzenlenen turlara katılıyor. Katılımcılar Çernobil nükleer enerji santralini ve yok olmuş yüzlerce kasabayı gezme ve hâlâ orada yaşayan yerlilerle sohbet etme imkanı buluyor. Çernobil turları, Kiev'deki birçok seyahat acentesi tarafından günübirlik olarak düzenleniyor ve turların fiyatı 119 ile 350 dolar arasında değişiyor. Günübirlik hayalet şehir Rus donanmasının en modern nükleer denizaltısı olarak bilinen K-159 tipi Kursk'un 118 denizciyle birlikte 12 Ağustos 2000'de battığı yer olması, Barents Denizi'ne ilgiyi artırdı. Kuzey Kutbu yakınlarındaki, buzullarla kaplı Barents Denizi'nde küçük delikler açan ve üzerlerine sadece dalış kıyafeti giyen katılımcılar, -40 derecede dalışlar yaparak deniz faunasını görme imkanını buluyor. Moskova Devlet Üniversitesi Dünya Sualtı Grubu tarafından Kuzey Buz Denizi'ne yapılan 6 günlük turların bedeli 35 bin 960 dolar. Buzla kaplı denize dalış

19 Ekim 2019 Magazin Bülteni19 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber