Bebelere tatil!

İşte en büyük kabus...

Dizi dizi çantalarla nasıl başa çıkacağız, bilemiyorum. Güneş kremini aldık, doktorun kartı cüzdanda. Yok, ya cüzdan çalınırsa? Bir dakika, doktorumuzun telefonlarını kitabın arkasına da not edeyim. Acaba çantaya kendi mayomu tıktım mı? fturkmenoglu@milliyet.com.tr Bir de düşünün ki bu gidiş bir haftalığına..."Yok teşekkür ederim, kalsın" diyeceğim, dilim varmıyor. "Arada Burc Beach'e gidiyoruz, Bağdat Caddesi'nde yürüyoruz ya" türü şeker tadında cümleler geliyor dilimin ucuna.Bebekle tatil, günün her diliminin ayrı ayrı incelenmesini gerektiren bir "olay". Plajdaki şemsiye durumundan odadaki bebek yatağının yüksekliğine, "Yemekte sıcak su bulunur mu?"dan açık havada çalan müziğin şiddetine kadar her türlü detay araştırmasının şart olduğu bir organizasyon yumağı.Hadi insan yol kısmını bir şekilde ayarlıyor. Zaten günübirlik gezilere alışkınsanız, her ne kadar ben hâlâ sıkılsam da, sabahtan akşama gerekenleri bir saatte toparlayıp bebişi hazır hale getirmeyi otomatiğe bağlamış oluyorsunuz. Bir hafta bir tatil yöresinde kalmak; işte orada işler karışıyor.Biraz internette dolaştım. Bebeğim ve Ben dergisi, bebekle tatile çıkacak çiftlere, öncelikle esnek olmalarını önermiş. "Günlük planlarınızı onun ihtiyaçlarına göre belirleyin" diyor. Bütün siteler, "Yanınıza, bebeğin yaşına göre, bolca oyuncak, kitap, ilgisini çeken objelerden alın" diye öğüt veriyor. Çok doğru, ama bebeğiniz 3 aylıksa, oyuncakla oyalanacak çağa gelmemişse ne yapılacak?Sitelerin birinde, anneyiz.biz'de, 3 aylık bebekleriyle Avrupa'ya tatile giden ve tren, uçak, otobüs, tramvay, gemi; kısaca bütün taşıma araçlarıyla seyahat eden bir çiftin anılarını okudum. Bu sefer de, "Hadi bakalım aynı şeyi 13 aylıkken de yapın" diyesim geldi...Bagaja çanta vermediğimiz özgür günler geride kaldı. Arabalar, kıyafet dolu valizler, oyuncak bavulları, onun müzikleri, onun kitapları... Artık, normal insanlar gibi, uçak inince bagajların çıkmasını bekleyen türe döndük, en çok da buna yanıyorum. Biz her şeye rağmen yakında tatile gidiyoruz. Açıkçası biraz korkulu bir bekleme içindeyim. Bir yandan da, "Birimiz denize girerken diğeri bebişle ilgilenir" diyorum. Hatta, birimiz uyurken diğeri onunla oynar, birisi güneşlenirken diğeri bebekle gölgede oturur... Bu "birimiz-diğeri ve bebek" terazisiyle, bir de bakıyorum ki aslında yapacağımız "ailece" bir tatilden ziyade, "birimiz-diğeri ve bebek"! Allah'ım bu nasıl sonu gelmez bir organizasyon böyle! 10 dakikada tıraş ve duş dahil bütün ön hazırlıkları bitirerek evden dışarı adım atabilen ben, üç kişi olduktan beri bir saatte ancak anahtarı yuvasına yerleştirebiliyorum. Bu küçük prensesin çantalarından ve her sokağa çıkışını "halka takdim" olayına dönüştüren ön hazırlık silsilesinden sıkıldım artık. "Bebekler gezmekten hoşlanır" Yanınıza almanız gereken ilaçların hepsini alın. Yara bandı, ateş düşürücü, öksürük şurubu, alerji ve ishal ilaçları, sinek kovucu spreyleri yanınızda bulundurun. Güneşe dikkat! 10.00-17.00 saatleri arasında çocukları asla güneşe çıkarmamak lazım. Gölgedeyken de güneş yağı kullanmak gerekiyor. 40 koruma faktörlüleri öneriyoruz. Bebeğinizi aşırı sıcaktan da koruyun. Duvar dibinde çok oturmayın, duvar ısıyı yansıtır. Uçakla seyahatte hiçbir sakınca yok ama bebeğinizi çok kalabalık bekleme salonlarına sokmaktan kaçının. Arabayla seyahatte de bebeğinizi çok sıkı giydirmeyin, arabanın temiz olmasına dikkat edin. Sigara kullanıyorsanız asla arabada içmeyin. Çocuğunuzu araba tutuyorsa, seyahat esnasında az yedirmek veya hiç yedirmemek gerekebilir. Tatillerde havuz ve deniz boğulmalarından çok korkuyoruz. Bebeğinizin yanından bir an dahi ayrılmayın. Birkaç yere birden gitmenizi önermiyoruz, tek yere gidin. Bebekler gezmekten, açık havadan hoşlanır. Nadiren uyku problemi görülebilir, sevdiği bir oyuncağı yanınızda bulundurun. Zaten yoruldukları için uyku problemi pek yaşamazlar. Voyager'ın çıkarttığı, "Çocuklarla Tatil Hakkında Herşey", hem tatil sırasında hem de öncesinde, mutlaka okumanız gereken bir kitap. Pratik bilgiler, sağlık ve beslenme ipuçları, seyahat organizasyonu bilgilerinin yanı sıra kitapta çocuklarla oynayacağınız oyunlar da var.Baby Einstein serisinden çıkan "Baby Beethoven" CD'si çok başarılı. Bebekler nasıl klasik müzik dinliyorlar, şaşarsınız. Hatta bunların görüntülü olanları da var. Eğer portatif bir DVD göstericiniz varsa, biliyorum bazı uzmanlar "hayır" diyor ama çocuklar kedi-köpek görüntüleri eşliğinde, bebek kulağına iyi gelecek enstrümanlarla çalınmış klasik müzikten çok mutlu oluyor. YOL müziği kitabı Hillside Beach Club: Çocuk kulübü Kidside yenilendi. Üç çeşit kaydırak var. İki tane de eğlenceli havuz bulunuyor. Ayrıca, bebek bakıcıları 24 saat görev başında. Tel: (0252) 614 83 60 Fuga: Çocuklara, Ayışığı Anaokulu ile birlikte düzenlenen eğlenceli oyunlarla dolu aktiviteler sunuluyor. MiniFuga, 09.00-18.00 saatleri arasında açık. Çocuk sineması, evcil hayvan besleme, seramik gibi aktiviteler de var. Kişi başı bir gün 219 YTL, tam pansiyon. 6 yaşa kadar çocuklar ücretsiz, 7-12 ise yüzde 50 indirimli. Tel: (0252) 317 23 60 Lykia World: 22 bin metrekarelik "Çocuk Cenneti" var. 8 kaydırak, Korsan Ormanı, Hazine Adası, Gizli Mağaralar çocukların özellikle ilgisini çekiyor. Ayrıca, çocuk tiyatroları ve bebek plajı da mevcut. Kaykay ve paten eğitim pisti de bulunuyor. Kişi başı 305 YTL, beş gece konaklamalarda bir gece bedava. 0-6 yaş ücretsiz, 7-11 yaş yüzde 50 indirimli. Tel: (0252) 617 02 00 Tatil önerileri Orient Queen: 5 yıldızlı bir gemide, çocukla tatil zor değil... Play Station ve oyun salonları, havuz ve görevlilerle, çocuklar her an meşguller. Personelin çoğu Türk. Her Cumartesi Kuşadası' ndan kalkıyor; Beyrut, Güney Kıbrıs, Kahire, Rodos ve Mikonos'a uğruyor; bir hafta sonra Kuşadası'na dönüyor. Bir kişi 7 gün tam pansiyon fiyatları 670 Avro'dan başlıyor. Büyüklere göre de Aşk Gemisi tadında bir "cruise" yaşatıyor. Tel: (0212) 343 82 92

6 Aralık 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber