“Ben hep kusursuzun peşindeyim”

Yedi sene aradan sonra sahneye çıkıp dans edeceğini söyleyen oyuncu Beyza Şekerci: “Yapacağım şeyin, en iyisini yapmak gibi bir amacım olur hep. Kusursuz olanların peşindeyim”

“Ben hep kusursuzun peşindeyim”

Beyza Şekerci oyunculuk kariyerinin yanı sıra Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Bale Bölümü’nde eğitmen olarak görev yapıyor. 7 Haziran’da Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yeni ve eski mezunların performans sahneleyeceği bir temsilde dans edeceğini söyleyen Şekerci’yle provalarda buluştuk.

7 Haziran’da sahneye çıkıp dans edeceksiniz. Provalar nasıl gidiyor?

Çok heyecanlı. Her hafta Moda Sahnesi’nde “En Kısa Gecenin Rüyası” oyunuyla sahnedeyiz. Ama sahnede dans etmeyeli yıllar oldu. Yedi senedir aktif olarak dans etmiyorum. 2.5-3 aydır düzenli prova yapıyoruz. Eğitmen olduğum okulda, öğrencilerimin sahneye çıkacağı bir platformda dans edeceğim. Bu başka bir sorumluluk. Dolayısıyla farklı duygular içindeyim.

Ne zamandır eğitmen olarak görev yapıyorsunuz?

2008’den beri Mimar Sinan’da öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Aynı zamanda yarı zamanlı eğitim sorumlusuyum. Ama oyunculuk yaptığım için 7/24 okulda olamıyorum. Haftanın belirli günleri ders programıma göre konservatuvarda oluyorum.

“Karakter yapım müsait”

Nasıl bir öğretmensiniz?

Konservatuvarda çok disiplinli bir eğitim süreci geçirdim. Sevgili Natalia hocamın, bizim deyişimizle “Madam”ın hiçbir şekilde toleransı yoktu. Ben de onun bizden istediği gibi mükemmeli istiyorum, en azından kusursuz olanın peşindeyim. Sporcularda da böyledir. Kusursuz performanslar için uğraşıyor herkes, ben de öğrencilerimden bunu bekliyorum.

Kusursuzluk ve mükemmeliyetçiliğin peşinde olduğunuzu söylediniz. Bu durum hayatınızın her alanında böyle mi?

Aslında biraz karakter yapım da buna müsait. Yapacağım şeyin, en iyisini yapmak gibi bir amacım olur hep. Herkesin yeteneğinin olduğu bir alan var, önemli olan bunu keşfetmek.

“Oyunculuk başka bir aşk”

Sizin bale maceranız nasıl başladı?

“Bale kursuna yazdırın beni, bale yapacağım” diye evde kendi kendime dolaşan bir çocukmuşum. Annem ve babam kimya mühendisidir. Araştırıp doğru adresi bulmak için kolları sıvıyorlar. İstanbul Devlet Opera ve Balesi Çocuk Balesi ile başladım. Sonra MSGÜ Devlet Konservatuvarı Bale Bölümü sınavlarına girdim. Kazandım ve her şey öyle başlamış oldu.

Oyunculuk hayatınıza nasıl girdi?

Yüksek lisansta bütün derslerimi tiyatro bölümünden aldım. “Beyaz Gelincik” ilk dizim, sonrasında projeler birbirini getirdi. Bu süreçte oyunculuk kanıma zerk edildi. Dans, eğitmenlik adına hep hayatımda olacak ama bundan sonra oyunculuk yaparak kariyerime devam edeceğimi biliyorum. Başka bir aşk o... Tabii dans geçmişimin oyunculuğuma katkısı gerçekten çok büyük. İkisini hayatımda çok güzel buluşturduğumu düşünüyorum.

Dans ve oyunculuğu buluşturan bir karakteri canlandırdınız mı hiç?

Oynamadım ama eğer bir gün olursa en güzelini yapacağıma eminim.

“Yıldönümümüzü tiyatroda kutladık”

Eşiniz Engin Hepileri’yle birbirinizi besliyor musunuz?

Çok! Her konuda birbirimize danışırız. Engin’in eğitmen ve akademik tarafı kuvvetli olduğu için ben çokça danışıyorum. Rejisör gözü de var. Hiç ummadığım bir şeye “Böyle de olabilir” diyor ve bende bambaşka bir pencere açılabiliyor.

Geçtiğimiz günlerde evliliğinizin ikinci yıldönümünü kutladınız...

İkinci senemiz ve iki senedir evlilik yıldönümünde tiyatroda oluyorum. Engin iki oyun arasında elinde çiçeklerle geldi. “Bu nasıl bir tiyatro aşkı ki evlilik yıldönümümüzü iki senedir tiyatroda kutluyoruz” dedi. Sezon bitsin balayı tadında bir tatil yapacağız inşallah.

20 Ekim 2019 Magazin Bülteni20 Ekim 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber