Binanız riskli mi değil mi işte bütün mesele bu!

Geçen hafta 5.8’le sarsılan İstanbul’un gündeminde deprem var. Depremin ardından ilk akla gelenlerden biri de yaşadığım bina güvenli mi değil mi sorusu. Depremi izleyen bir hafta içinde İstanbul Valiliği’ne 5 bin 253 riskli bina ihbarında bulunuldu. Bunlardan 189’unun ağır, 739’unun az hasarlı olduğu tespit edildi. Uzmanlar 1998 öncesi yapılan tüm binalarda dikkatli olunması gerektiği görüşünde.

Binanız riskli mi değil mi işte bütün mesele bu!

 Bu durumda binanızın riskli olup olmadığını öğrenmenin yolu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yetkilendirilen kurumlarca yürütülen deprem risk tespit analizinden geçiyor. Üç aşamadan oluşan ve binadan numune almayı kapsayan bu analizin ücreti, 4 katlı bir bina için 4000 liradan başlıyor, 10 kat ve üzeri için 20 bin lirayı buluyor. Üstelik ücretler kurumdan kuruma da değişebiliyor. Bu da terazinin bir kefesine güvenlik kaygısı diğerine bütçe açığı koymayı gerektiriyor. Risk tespiti hangi durumda gerekli, nereye başvurmak gerekiyor, belediyeler bu süreçte nasıl bir rol üstleniyor, rapor ücretini karşılayamayacak durumda olanlar ne yapmalı? İstanbul’un iki yakasından, konunun muhataplarına sorduk.

Risk analizi hangi durumda elzem?

İTÜ İnşaat Fakültesi
Doç. Dr. Beyza Taşkın

Öncelikle binanızın 1998 tarihli Deprem Yönetmeliği’nden önce yapılıp yapılmadığını soruyoruz. Bu tarihten sonra yapılan binalar, elbette yönetmeliğe uygun yapıldıysa, ilk etapta acil değil. Öncesinde yapılan binalarda daha dikkatli olunmalı. Binaların bodrum ya da zemin katındaki taşıyıcı sistemi oluşturan kolon ve kirişlerde çatlak var mı, buna bakılmalı. Binanın güvenliğinden şüphe ediliyorsa İTÜ bünyesinde İnşaat Fakültesi ya da Deprem Mühendisliği ve Afet Yönetimi Ensititüsü Müdürlüğü’ne başvuru yapılıyor. Başvuruyu, binaya dair elinde ne varsa, betonarme projesi, hasar fotoğrafı, bunlarla beraber basit bir dilekçeyle yapmak mümkün. Bunun üzerine teknik ekibimiz binayı inceliyor. Projeye uygunluğuna bakılıyor, rölöve çalışması yapılıyor, betondan numune yani karot alınıyor. Alınan numuneler laboratuvarda deneye tabi tutuluyor. Bunun sonucunda size, binanızın betonunun dayanımı X megapascal diyoruz. Yönetmeliğe göre bu değer C25 olmalı. Diyelim ki C18 çıktı. Bu da her şey bitti demek değil, çünkü başka faktörler var. Ne yaptık? Binanın taşıyıcı sistemini inceledik, malzeme kalitesini inceledik. Üçüncü etapta binanın bulunduğu konuma ait deprem özelliklerini temel alarak bilgisayar ortamında bir simülasyon gerçekleştiriyoruz ve binanın nasıl davranacağını tespit ediyoruz. Buna göre can güvenliği performans kriterlerini sağlıyor ya da sağlamıyor diye sonuçları bildiriyoruz.
Risk tespit analizi ücretleri hem binanın yüksekliğine göre hem bu testi yapan kuruma göre değişebiliyor. Üniversitelerde bu rakam görece daha yüksek. Kamu kurumları için bu servisi ücretsiz sağladığımız oluyor ancak kişilere ücret konusunda bir kolaylık sağlayamıyoruz, çünkü maliyeti olan bir işlem. Bu konu devlet politikasıyla ilgili. Belki deprem vergilerinin bir kısmı ihtiyacı olanlar için risk tespitine ayrılabilir, bilemiyorum, bizi aşan bir konu.

İBB’nin iştiraki İSTON da lisanslı

İstanbul Büyükşehir Belediyesi
Deprem ve Zemin İnceleme Müdürlüğü

Yaşadığı binanın güvenliğinden emin olmayan vatandaşlarımız, İBB iştiraklerinden İSTON’a başvurarak deprem risk tespitini yaptırabilir. İSTON, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu konuda lisans verdiği kurumlardan biridir. Söz konusu analiz ücreti, binanın oturum alanı ve kat sayısı dikkate alınarak yapıldığı için değişkenlik gösteriyor ancak minimum 3500 lira + KDV olarak hesaplanabilir. 4 kat üzeri binalarda bu rakam artmaktadır. Mevzuat, bu hizmetin ücretsiz olarak yapılabilmesine olanak sağlamıyor şu an. Kim, hangi esasa göre ücret ödeyemiyor, bunun belirlenmesi gerekiyor. İBB olarak bu konuda bir çalışma yürütüyoruz. Son depremden bu yana yapılan başvurularla ilgili olarak da Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, AFAD ve ilçe belediyeleriyle iletişim halindeyiz.

70 başvuru geldi

Maltepe Belediyesi

Yapı Kontrol ve Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü

Belediyemiz bünyesinde bina risk analizi yapmak için gereken laboratuvar ve ekipman bulunmuyor. Bu yüzden oturduğu binanın güvenliğinden endişe duyan vatandaşları Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndan lisanslı bürolara yönlendiriyoruz. Bu analizi yaptıracak ekonomik gücü olmayan vatandaşlarımız için belediyemizin söz konusu risk tespit çalışmalarını üstlenmesi yönünde hazırlığımız var. Alt yapı çalışmalarını tamamlayıp yeni yılda uygulamaya geçmeyi umuyoruz. Şu anda mevcut olan uygulama, lisanslı bürolardan alınan risk analizi raporuyla belediyemizin Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü’ne başvuru yapılması yönünde. Bundan sonrasında sürecin takip edilmesi konusunda rol alıyoruz. Son yaşanan 5.8’lik depremden sonra belediyemize 70 başvuru yapıldı. Belediye bünyesindeki uzmanlarımızdan bir ekip kurarak tüm şikayetleri yerinde denetledik. 3 binada hasar tespit edildi. Bu binaların risk analizi yapıldı ve bir tanesi riskli çıktı, Halit Armay Lisesi binası, o da derhal boşaltıldı.

Bağcılar’da 1100 bina hafif hasarlı

Bağcılar Belediyesi
Kentsel Tasarım Müdürlüğü

Bağcılar, 248 bin binaya sahip bir ilçe. Ve binaların yüzde 65’i ‘99 depreminden önce inşa edilmiş. Bu yüzden şu an tüm ekiplerimiz bina tarama çalışmalarını yoğun olarak sürdürüyor. Şimdiye dek yaklaşık 10 bin binayı tek tek taradık, bunların yaklaşık yarısı son yaşadığımız 5.8’lik deprem sonrası vatandaşların şikayeti üzerine, diğer yarısı başvuru olmaksızın bizim sokak sokak gezerek tespit ettiğimiz binalar. Şimdiye dek tespit ettiğimiz hafif hasarlı bina sayısı 1100.
Bağcılar’da binasının deprem riskini ölçümlemek isteyen vatandaşlarımızın Kentsel Tasarım Müdürlüğü birimine başvurması gerekiyor. 2013’ten bu yana faaliyette olan bir birim bu. E-devlet üzerinden de başvurabilir, tapusunu alıp gelip beyan yoluyla da başvurabilir. Bunun üzerine binadan numune alınması için laboratuvar görevlisi arkadaşımıza konuyu iletiyoruz. Binada gerekli incelemeyi yapıp numune alıyor. Laboratuvara gönderiyor ve birkaç gün içinde sonuçları alabiliyoruz. 100 metrekareye oturmuş dört katlı bir bina için bu testi yaptırmanın bedeli yaklaşık 4000 lira. Ancak bina sekiz katın üzerindeyse her daireden numune alınması gerekiyor, bu durumda da bedel yükseliyor.

Risk tespiti özel hizmet kapsamına girdiği için ücret alıyoruz. Ancak kişi eğer bu ücreti ödeyemeyecek durumdaysa, örneğin tapuya şerh düşüp gelecekte o binanın yerine yapılacak binanın ruhsat harçlarından tahsil etme gibi bir çözüm öneriyoruz. Bu yüzden ücreti karşılayamayacak durumda olsa dahi, oturduğu binanın güvenliğinden şüphe eden vatandaşlarımızın mutlaka kapımızı çalmasını bekliyoruz.

ÖZEL KURUMLARDA RİSK ANALİZİ  ÜCRETLERİ

30 metre altındaki binalar için 5 bin lira

Formart Yapı Denetim - Kadıköy

Son yaşadığımız 5.8’lik depremden bu yana telefonlarımız susmuyor diyebilirim. Herkes oturduğu binanın sağlamlığı konusunda endişe yaşıyor ve hem bilgi amaçlı hem test yaptırma amaçlı çok yoğun telefon alıyoruz. Bize tapu ve kimlikle başvuru yapılması gerekiyor, e-devlet üzerinden süreci başlatıyoruz. Binayı incelemek üzere randevu alıyoruz, zemin etüdü, numune alınması ve performans analizinden oluşan üçlü bir analiz uygulanıyor. Ve sonucunda binanın riskli olup olmadığı bilgisini iletiyoruz. Tüm süreç 15 günle bir ay arasında sonuçlanıyor. Fiyatlar, 30 metre altı binalarda sabit olarak 5000 lira. 30 metre üzerine çıktığında, 10 kat ve üzeri binaları kast ediyoruz, kat sayısına göre bu rakam artıyor.

Az katlı yapılarda 6 bin lira

Yıldırım Mühendislik - Avcılar

Şu anda vatandaşlardan danışma amaçlı çok yoğun başvuru alıyoruz. Gerek binalarının hasarlı olup olmadığını nasıl anlayabilecekleri gerek sonrasında neler yapmaları gerektiği konusunda. Bize resmi olarak müraacat etmeleri gerekiyor. E-devlet üzerinden kentsel dönüşüm portalından resmi başvuru yapıyorlar. Biz de işlemlere başlıyoruz. Binanın zemin etüdü, numune alınması ve performans analizi işlemlerinden oluşan dayanıklılık ölçümü yapılıyor. 15 gün içinde rapor hazırlanıyor. Dayanıklılık testi ücretleri binanın yüksekliğine göre değişkenlik gösteriyor. Yeni yönetmelik, binaları az, orta ve yüksek katlı yapı olarak sınıflandırıyor. Az katlı (sekiz ve altı) yapılarda bu işlem 6000 lira civarında. Binanın yüksekliği arttıkça fiyat da artıyor.

Binanız hasarlı çıkarsa?

İnceleme sonucunda binanın riskli bulunması halinde ilgili rapor, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne, oradan da Tapu Müdürlüğü ve belediyelere iletiliyor. Ev sahiplerine de tebligat gönderiliyor. 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’a göre, söz konusu binaların 60 gün içinde yıkılması öngörülüyor.  Ev sahiplerinin ise 15 gün içinde karara itiraz etme hakkı var.

Yıkmak çözüm mü?

TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe

İstanbul’da 2000 öncesi yapılmış her bina risklidir. Ancak bu, her riskli bina yıkılacak demek değildir. Bir bina riskli çıksa dahi güçlendirilebilir. Yıkmak müteahhit anlayışıdır. Aynı zamanda kaynak israfıdır. İnşaat mühendisi gözüyle bakarsak güçlendirilmeyecek bina yoktur. Burada neyi gözetiriz? Maliyet analizini. Güçlendirme maliyeti yeni yapılacak bina maliyetinin yüzde 45’i civarındaysa, güçlendirme tercih edilir. Bu oranı aşıyorsa o zaman yıkılması düşünülebilir. Tabii ki bu söylediğim, tarihi nitelikli, tescilli binalar için geçerli değil. Onları asla yıkmamalıyız.

18 Ekim 2019 Magazin Bülteni.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber