Geri Dön

Bizim Bigelow’lar dizi setlerinde

Oscar’ın 82 yıllık tarihinde En İyi Yönetmen Oscar’ının ilk kez bir kadın yönetmene, Kathryn Bigelow’a verilmesi üzerine Türk sinemasındaki “kadın” ağırlığını ele almak istedik.

Bizim Bigelow’lar dizi setlerinde

Ortaya çıkan tablo pek de iç açıcı değil. Bu sadece Türk sinemasında değil, dünya sinemasında da kadın sinemacıların varlık göstermesi erkek meslektaşlarına göre daha zor. Gerçi Türkiye’de dizi sektöründeki kadın yönetmenlerin sayısı ve başarısı yabana atılacak gibi değil. En çok reyting alan “Aşk-ı Memnu”, “Yaprak Dökümü” ve “Samanyolu” gibi dizilerin yönetmenleri kadın.


DİZİ YÖNETMENLERİ
“Kadınlar erkeklere oranla çok daha detaycı”
Gül Oğuz
(“Sıla”, “Kış Masalı”)

-Kadınlar her platformda var olmak için ekstra çaba sarf etmek zorunda, erkek egemen bir dünyada yaşıyoruz. Bu sinemada da geçerli.
- Kadın yönetmenler erkeklere oranla çok daha detaycı. Erkekler aksiyona odaklanıyor.
-Yönetmenlikte eğilimlerinizi bir kenara bırakıyorsunuz. Mesela ben tabancadan nefret etmeme rağmen “Sıla”da bir sürü başarılı aksiyon sahnesi çektim.
-Kadınların sinema sektöründe daha az boy göstermelerinin nedeni garantici olmaları.

“Hani bu eve kadın eli değmiş denir ya, dizilere de öyle oluyor”
Hilal Saral Ünalan (“Karagümrük Yanıyor”,
”Aşk-ı Memnu”)

-Sinemada kadın yönetmen sayısının az olmasının yapılan işle alakası yok. Durum her sektörde aynı. Kaç tane politikacı kadın var? Ya da kaç tane kadın yönetici var?
-Başarılı dizilerin arkasında kadın yönetmenler olmasının nedeni kadınların detaycı ve sabırlı olmaları. Bir de izleyicilerin çoğunlukla kadınlardan oluşması. Kadın kadının neye dikkat ettiğini bilir. Mesela ben bir yakın plan çekerken izleyen kadınların nelere dikkat edeceğini önceden seziyorum. Hani “Bu eve kadın eli değmiş” denir ya, dizilere de öyle oluyor.
-İlk dönemlerde zorlandım. Erkekler bir kadından komut almaktan hoşlanmıyor. Kendinizi onlara ispat etmeniz, bir şey söylüyorsanız önemli bir nedeni olduğunu anlatmanız gerekiyor.

“Oyuncular kadın yönetmenden komut alırken daha rahat”
Mesude Erarslan
(“Halil ve Menekşe”, “Yaprak Dökümü”)

-Kadınlar daha detaycı, erkeklerin gözünden kaçan noktaları yakalayabiliyorlar.
-Sette kadın olmanın zorluklarını yaşamadım. Aksine benim için avantajdı. Oyuncular kadın yönetmenden komut aldıklarında daha rahat ve yapıcı oluyorlar.
- Sinemada kadın yönetmen sayının az olmasının nedeni hikaye sıkıntısı. Erkekler senaryo üretme konusunda bizden daha hızlı ve cesur.

“Sözümü dinletmek için sette kendimi yerden yere attım”
Andaç Haznedaroğlu
(“Haziran Gecesi”, “Samanyolu”)

-Kadın olduğum için sette sözümü dinletmekte zorlandığım zamanlar oldu. Erkekler kadınlardan emir almaktan hoşlanmıyor.
Bu nedenle ilk başlarda kendimi yerden yere attığımı dahi hatırlarım.
-Dizi sektöründeki kadın yönetmen sayısı gittikçe artıyor. Çünkü izleyiciler de çoğunlukla kadın. Kadınlar kadınların neye bakacağını, nelere dikkat edeceğini iyi tahmin ediyorlar.
-Dizi, uzun soluklu bir koşu. Hikayenizi iki yıl boyunca anlatabiliyorsunuz. Sinemada ise üç ayda hikayeyi anlatmanız gerekli.

SİNEMA YÖNETMENLERİ

Pelin Esmer: Ödüllü belgesel “Oyun”un ve geçtiğimiz İstanbul Film Festivali’nde
Jüri Özel Ödülü’nü alan “11’e 10 Kala”nın yönetmeni.


Tomris Giritlioğlu: “Salkım Hanımın Taneleri” adlı filmi, Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Film” ödülünü aldı.
Handan İpekçi: Ülkemizden Oscar’a aday olarak gönderilen ve 2001 Antalya Altın Portakal’da En İyi Film, En İyi Senaryo ödülleri alan “Büyük Adam Küçük Aşk”ın yönetmeni.
Aslı Özge: “Köprüdekiler” filmiyle İstanbul Film Festivali’nden En İyi Film Ödülü’nü aldı, Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi Film Ödülü’nü Pelin Esmer’in “11’e 10 Kala”sıyla paylaştı.
Yeşim Ustaoğlu: En yeni filmi “Pandora’nın Kutusu”, San Sebastian Film Festivali’nden Altın İstiridye aldı. İstanbul Film Festivali’nden “İz” ile
En İyi Film, “Güneşe Yolculuk” ile En İyi Türk Yönetmen ve “Bulutları Beklerken”le Jüri
Özel Ödülü aldı.


Yeşilçam’ın en çok film çeken kadını: Bilge Olgaç

Bizim Bigelow’lar dizi setlerinde

Bilge Olgaç: 1994’te hayatını kaybedene kadar 33 film yönetti. Türkiye’nin en fazla film çeken kadın yönetmeni. “Linç”, “Bir Gün Mutlaka”, “Kaşık Düşmanı”, “Gülüşan”, “Üç Halka Yirmibeş”, “İpekçe” ve “Kurşun Adres Sormaz” filmlerinden bazıları. 1970’te Adana Altın Koza’da “Linç”le, 1984’te Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “Kaşık Düşmanı”yla En İyi Senaryo ödülü aldı. Aynı film, Fransa’daki Uluslararası Kadın Yönetmenler Festivali’nde Büyük Ödülü ve Jüri Özel Ödülü’nü kazandı.

15 Aralık 2019 Magazin Bülteni15 Aralık 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber