Çalışanı ağlatan atölyeler

Japonya’da şirketler çalışanlarını ağlatmak için atölyeler düzenletiyor. Seansı yöneten yakışıklı erkekler çalışanları  önce ağlatıyor sonra da gözyaşlarını siliyor

Çalışanı ağlatan atölyeler

Şirketler çalışanlarının işyerindeki motivasyonlarını ve dolayısıyla verimi artırmak için birçok farklı hizmetten yararlanıyor. Şirkete masörler getirterek çalışanlara masaj yaptırtmak ya da çalışanlar için tiyatro, konser gibi etkinlikler düzenlemek bu uygulamalara verilebilecek birkaç örnek. Ama her uygulama bu kadar alışılmış değil. Japonya’daki işyerleri bir süredir arkadaş kiralama servisleri, sarılma seansları gibi hizmetlerden yararlanıyordu. BBC’nin haberine göre ise son zamanlarda Japon firmalarının talep ettiği yeni bir hizmet daha var: Ağlama atölyeleri.

Japonya’da şirketler çalışanları için ağlama seansları düzenletiyor ve tek amacı onları ağlatmak olan profesyonellere bu amaçla para ödüyor. Seansların işleyişi şöyle: Mesleğinin Türkçe karşılığı “ağlayan yakışıklı” olan görevli bir erkek seansı talep eden şirkete geliyor ve bir odada toplanan çalışanlara acıklı film görüntüleri ve klipler göstermeye başlıyor. Bu esnada da elindeki pamuklu peçeteyle ağlayanların yanına giderek nazikçe gözyaşlarını siliyor. Gösterilen kliplerde genellikle trajik aile ilişkilerine dair hikayelere, yaralı veya ölmekte olan hayvanlara yer veriliyor. Arka planda çalan hüzünlü müzik de bir yandan çalışanları etkilemeye başlıyor. Ve zaman içinde salondaki sessizlik yerini hıçkırıklara bırakıyor. Ağlama atölyelerini tercih eden şirketler bu seansların çalışanların aralarında daha güçlü bir bağ kurmasına yardımcı olacağını düşünüyor. Dolayısıyla daha açık ve iyi bir çalışma ortamı hedefleniyor.

BBC muhabirinin katıldığı seansı yöneten “ağlayan yakışıklı” Ryusei’nin yaşı 40’a yaklaşsa da ağlatma işinde çalışanların genelde 20’li yaşlarda olduğunu söylüyor Ryusei. Aralarında ikinci iş olarak bu alanı seçen dişçi, sporcu ya da ayakkabı boyacıları da var. Hepsi işini ciddiye alıyor çünkü seansı yönetirken onlar da ağlıyor. Ağlatanların da ağlaması çalışanların ğözyaşı dökmesini çok daha kolaylaştırıyor. Ryusei işe yeni başladığında yeterince pratik yapmadığı için zorlandığını ama şimdi hep birlikte rahatça ağladıklarını söylüyor. BBC muhabiri Emily Webb ise 15 dakika gibi kısa bir sürede salondakilerin yarısının sesli bir şekilde ağlıyor olduğunu, yine de ağlamayanların çıkabildiğini iletiyor “Arka arkaya birilerinin öldüğü filmler benim ilgimi çekmiyor” diyen de, kötü sonlanan bir baba-kız ilişkisini izlerken “Ağlamam diye düşünüyordum ama çok ağladım. Babam hâlâ yaşıyor ama ona çok iyi davranmadığım zamanlar oldu. Bundan dolayı pişman olmaya başladım” diye anlatan da var aralarında. Dikkatini çeken bir diğer nokta ise katılım herkese açık tutulsa da seansa dahil olanların çoğunun kadınlar olması.

“Kırılganlıklarını birbirine gösterenler daha iyi çalışıyor”

“Ağlama atölyeleri” fikrini geliştirerek profesyonel bir işe dönüştüren kişi işadamı Hiroki Terai. Japonların duygularını ifade etme konusunda çok başarılı olmadıklarını ve yeterince ağlamadıklarını düşünen Terai, bu konuda bir şeyler yapmaya karar vermiş. Evlilikleri sonlanan çiftler için boşanma terapisi hizmeti verdiği sırada terapinin en yoğun anının çiftlerin alyanslarını çekiçle parçaladıkları an olduğunu ve çoğu çiftin o anda göz yaşlarına boğulduğunu fark etmiş. O zaman karar vermiş bu işi kurmaya. Projenin arkasında insanların hassasiyet ve kırılganlıklarını birbirine göstermeleri ve bu sayede daha da yakınlaşarak uyumlu bir iyi bir ekip çalışması için ortam oluşturmaları düşüncesi var.

Sunmaya başladığı herkese açık ağlama seanslarına katılanların ağladıktan sonra kendilerini daha iyi hissettiklerini ileten Terai, problemin erkeklerin ağlamasının yarattığı “zayıf ve güçsüz erkek” algısı olduğunu görmüş. Çözümü de yakışıklı erkeklerin yönettiği ağlama seanslarında bulmuş.

“Japonlar ağlarken rahat değil”

Genel olarak işyerinde ağlamanın oldukça olumsuz bir mesaj verdiğinin altını çizen Terai, yakışıklı erkeklerin herkesi ağlattığı seanslar sayesinde ağlayan erkek imajının da normalleştirilmesine yardımcı olmak istediğini söylüyor: “Japonlar kültür olarak başka insanların önünde ağlamaya çok alışkın değiller. Biliyorum ki ağladığında ve insanların seni böyle görmesine izin verdiğinde iş arkadaşlarınla daha iyi bir iletişimin oluyor. İnsanların birbiriyle daha iyi anlaştığı bir çalışma ortamı da şirketler için çok daha avantajlı.”

Şarkıcı Linet’ten çıplak ayak dans şovBostancı Gösteri Merkezi'nde sahneye çıkan Linet, kalça dansıyla kendisini dinlemeye gelenlerden tam not aldı. Linet'in dans gösterisi dakikalarca alkışlandı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber