“Çocuklar bu şarkıları çabuk ezberleyecek”

Yavuz Bingöl ve Öykü Gürman, Çocuk Suçlarını Önleme Derneği ortaklığıyla bir sosyal sorumluluk projesine imza atıyor. Amaç çocuk güvenliğiyle ilgili 14 kuralı müzikle birleştirerek çocukların öğrenmesini sağlamak

“Çocuklar bu şarkıları çabuk ezberleyecek”

Son günlerde sık sık basına yansıyan çocuk ölümü haberleri hepimizi üzdü. Kimisi ihmalden, kimisi kötücül insanların dile getirmeye bile zorlandığımız, yazmaya elimizin varmadığı korkunç eylemlerinden kaynaklanıyordu. Bu ölümlerin ortak noktası ise birçoğunun birkaç basit önlemle, çocukların eğitilmesiyle önlenebilir oluşuydu. Bu basit ama etkili önlemlerden biri olan bir sosyal sorumluluk projesi doğdu yakın zamanda. Projenin arkasındaki isimler ise Yavuz Bingöl ve Öykü Gürman. Çocuk Suçları Önleme Derneği ile birlikte yola çıkan çift, 12 sanatçı arkadaşlarını da yanlarına alıp çocuk güvenliğinde 14 altın kuralı melodilerle söylüyor. Bu melodiler ilkokullarda ders zili yerine çalacak. Amaç müziğin öğretici gücünden yararlanarak bu kuralları çocukların hafızalarına yerleştirmek. Böylece bu üzücü haberlerin azalmasını umuyorlar...

Nereden çıktı bu fikir?

Yavuz Bingöl: Ben yine bir akşam set sonrası Antep’te otel odasındaydım. Balçiçek Pamir’in programını seyrediyordum. Çocuk Suçlarını Önleme Derneği Başkan Yardımcısı Gülhan Şişman konuktu. Onun konuşmalarına tanık oldum. Çok ikna ediciydi, çok özel şeyler söylüyordu çocuk istismarıyla ilgili.

Ne mesela, ne dedi de sizin dikkatinizi çekti?

Yavuz B.: Çocukları eğlendirerek, onlarla sanki bir oyun oynuyormuşçasına onları bilinçlendirmekten bahsediyordu. 14 altın kural denen evrensel kuralları anlattı. Sonra “Bir projede sanatçıların yardımına ihtiyacım var” dedi. Program biter bitmez ben Balçiçek’i aradım, Gülhan Hanım’ın numarasını aldım. Sonra Öykü’yle beraber bu işe soyunduk.

“Tarkan’ın duyarsız kalacağını zannetmiyorum”

Nasıl bir proje bu?

Yavuz B.: Çocuklarımızın öğrenmesi gereken bu kuralları 45-50 saniyelik melodiler haline getirdik. Çocuk şarkıları gibi melodiler yaptık. 14 sanatçının seslendireceği bu şarkılar ders zili yerine çalacak okulda. Öykü’yle oturduk, kimler olabilir diye bir liste çıkardık.
Öykü Gürman.: Bu bir sosyal sorumluluk projesi olduğu için bundan herhangi bir beklentisi olmayan birilerini bulmaktı mesele. Çocuk olunca buna herkes sıcak bakıyor ama sosyal sorumluluk projesinde yer almış olmak için değil de gerçekten gönülden böyle bir şeyi yapmak isteyen kişilerin olması benim için önemliydi.

Hangi isimler var?

Yavuz B.: Doğal olarak Öykü ile ben varım. Bizim dışımızdaki isimler Zara, Levent Yüksel, Keremcem, Murat Dalkılıç, Gülben Ergen, Bengü, Emre Altuğ, Halil Sezai ve Kenan Doğulu. Üç eksiğimiz var, onları da bir an önce tamamlayacağız. Çünkü son zamanlarda bu ölümler çok arttı. Bir an önce bitirmek istiyoruz.

Bir köşe yazısında Tarkan’ı projeye dahil etmek istediğinizi ama ulaşamadığınızı okudum...

Yavuz B.: O konuyu çok deşmek istemiyorum ama evet, bir ay bekledim, geri dönüş olmadı. Biz bu işte varız veya yokuz demeleri yeterliydi.

Çok da duyarlıdır aslında. Doğa konusunda yaptıklarını biliyoruz...

Yavuz B.: Mutlaka bir nedeni vardır, bilemiyorum. Tarkan duyarlı bir insan, mutlaka bir irtibat eksikliği vardır. Yoksa duyarsız kalacağını zannetmiyorum.

“Elimizden geleni müzik aracılığıyla yapıyoruz”

İnsan böyle bir konu olunca herkesin koşa koşa geleceğini hatta dahil edildiği için teşekkür bile edeceğini düşünüyor...

Yavuz B.: Dediğiniz gibi kimi aradıysak seve seve kabul etti. Hatta benden bir gün sonra Zara aramış Balçiçek’i. Balçiçek de “Yavuz senden önce davrandı, dün gece aradı. Hemen onunla haberleşin” demiş.
Öykü G.: Böyle bir şeyi duyup da duyarsız kalmak mümkün değil.

İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde mi olacak bu uygulama?

Yavuz B.: Evet. Yanılmıyorsam istatistikler daha çok büyük şehirlerde çocukların kaybolduğunu, başlarına kötü şeyler geldiğini gösteriyor. Ama onun dışında Doğu ve Güneydoğu bölgelerinde de olacak.
Öykü G.: Evet orada da yaşanıyor bu olaylar. Ama aile içine birtakım anlaşmazlıklardan dolayı da olabiliyor haberlerde izlediğimiz üzere. Düşünsenize aileden kuzeni olarak gördüğü abisi, kızı vermedikleri için Gizem’i... Bunun için ne gibi bir önlem alınabilir ki? Mesela benim bu projede okuduğum söz “Büyük biri benden yardım isterse yardım etmeden önce ailemden izin alırım”. Büyük biri olarak gördüğü akrabasının elinden tutmuş, gitmiş. Nasılsa “bilmem ne abim” diye düşünmüş... Biz elimizden geleni müzik aracılığıyla yapıyoruz. Melodilerle öğrenmek çok önemli bir etken. Bu kurallar böylece akıllarında kalacak ama bir yerden sonra müdahale edemediğimizi de görüyoruz. Bu da çok üzücü...

“Önceden bu kadar duyarlı değildim”

Önceden bir duyarlılığınız var mıydı bu konuyla ilgili?

Öykü G.: Benim bu kadar çok yoktu açık söylemek gerekirse. Çocuklarla ilgili bir şeyler yapıyordum. Ama bu kadar çocuk ölümleri, çocuk istismarı ya da organ mafyası için çocukların kaçırılması... Gülhan Hanım’la tanışıp konuştuktan sonra anladım ki hakikaten ciddi mesele.
Yavuz B.: Aslında çocuklarla ilgili yardım kampanyaları, eğitim projeleri yapılıyor biliyorsunuz ama bu yaşamsal bir şey olduğu için bir anda ön plana çıktı. Biz de ilk kez bunun bu kadar ayırdına vardık. Gülhan Hanım’dan aldığımız istatistik bilgiler çok korkunçtu.

Bir ayda yaklaşık 3 bin çocuk kayboluyormuş değil mi?

Yavuz B.: Aynen öyle. Böyle bir rakama inanamıyorsunuz. Gülhan Hanım “Sizler ve buradaki bütün sanatçılar farkında olmadan o kadar çok çocuğun hayatını kurtaracaksınız ki” dedi.

Bu kurallar okul duvarlarında asılı olsa çocuklar okumayacaktı bile belki. Biz de ilkokuldayen okul duvarlarında bir sürü şey yazardı. Hiçbirini okuduğumu hatırlamam.

Yavuz B.: Müzik bu anlamda araç olarak çok etkili. Bir de projedeki isimler çocukların çok sevdiği kişiler: Murat Dalkılıç, Kenan Doğulu, Keremcem...
Bu cümleleri onların söylemiş olması
çok daha dikkat çekici olacak. Çocuklar çok çabuk ezberleyecekler bence.

Okul çıkışında bir çocuğun o şarkılardan birini mırıldanarak yürüdüğünü görseniz...

Öykü G.: Keşke. Ne kadar güzel olur! Çok isterim o anı görmeyi.

14 altın kural

1- Yalnız yerler güvenli değil. Ben hep arkadaşlarımla oynarım!
2- Tanımadığım kişilerden şeker, hediye almam!
3- Ailemden izinsiz arabalara binmem!
4- Yardım istersem, üniformalı birinden isterim!
5- Kendi adımı, annemin, babamın adını bilirim. Telefon numaramızla adresimizi de bilirim!
6- Su birikintisine, kuyu nehir veya denize yanımda yetişkin olmadan yaklaşmam ve girmem!
7- İstemediğim şeylere hemen hayır derim!
8- Tedirginsem, hemen oradan uzaklaşırım, kaçarım!
9- Biri bana dokunduğunda kötü hissedersem, “Hayır, bana dokunma” derim! Bu benim en doğal hakkım.
10- Sesim alarmımdır benim. Tedirginsem, korkarsam hemen bağırırım! Çekinmem.
11- Başkalarıyla konuştuklarımı aileme de söylerim!
12- Bir yere gitmeden önce aileme sorarım!
13- Korkarsam, kendimi kötü hissedersem, hemen birine söylerim!
14- Büyük biri benden yardım isterse, yardım etmeden önce ailemden izin alırım!

Kara delik fotoğrafını çeken Türk: Feryal Özel - Röportaj2019 Nisan'da yayınlanan kara delik fotoğrafını çeken ekibin üyesi, NASA'da çalışan Feryal Özel ile röportaj yaptık.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber