'Contemporary İstanbul ziyaretçisi kadın'

Ali Güreli: “Geçen sene yüzde 64 ziyaretçi 35 yaşın altından çıktı. Ayrıca toplam ziyaretçilerin yüzde 62’si kadın. Aslında Contemporary ziyaretçisi kadın”

'Contemporary İstanbul ziyaretçisi kadın'

Sanat sezonu İstanbul’da bu ay itibariyle açıldı. 16. İstanbul Bienali ve Contemporary İstanbul'un açılışını yapacağı eylül ayında yeni açılan müzeler, sergiler ve galerilerle bizleri hareketli bir ay bekliyor. Bu yıl 14'üncüsü düzenlenecek "Contemporary Istanbul" (CI) ise 12 Eylül'de başlayacak. Küratörlüğünü Fransız sanat araştırmacısı Anissa Touati'nin üstleneceği fuarda, 22 ülkeden 75 çağdaş sanat galerisi, 510 sanatçı ve bin 400'ün üzerinde eser yer alacak. Ben de bu vesile ile Contemporary İstanbul’un kurucusu ve yönetin kurulu başkanı Ali Güreli’yle bir araya geldim. Contemporary İstanbul’a her sene ilgi artıyor. Öyle ki Güreli “İlgi yönetemeyeceğimiz boyuta geldi içeride zor yürünüyor” diyor. En çok merak ettiğim konu da şuydu: Bu ilgi kimden yani kadınlar mı erkekler mi fuarı daha çok ziyaret ediyor? Açık ara öndeyiz hanımlar; yanımızda sürüklediğimiz yani bizim zorumuzla gelen beyleri de işin içine katarsak Türkiye’de sanata kadınlar damga vuruyor diyebiliriz. Yine kadınları övecek bir şey bulduğuma göre giriş yazımı noktalayıp hepinize iyi pazarlar diliyorum.

- Aslında turizmcisiniz ama aynı zamanda Contemporary İstanbul’un da kurucususunuz. Sanat fuarı işine nasıl girdiniz?

ODTÜ’de işletme bölümünü bitirdikten sonra master yapacağım diye Paris’ gittim. Üçüncü ya da dördüncü ayında kendimi yaşadığım mahalleden ötürü sanat galerilerinin ortasında buldum. Master yapmayı bırakıp bu ortamın içinde üç sene yaşadım. Hayatımın en güzel üç senesiydi diyebilirim ve tüm yaşantımı yönlendirdi. Türkiye’ye döndüm, kendi işimi kurdum ve çok sevdiğim sanatçı arkadaşlarımın sanat eserlerini alır oldum param yettiğince.

Contemporary İstanbul ziyaretçisi kadın

- Bu fuarın bu kadar tutmasını, bu derece sanatsal anlamda yer edinmesini nasıl sağladınız?

Bu kadar büyüyeceğini ben de bilmiyordum. Bu tabii işin şaka kısmı… Sanat satın almanın dışında turizm de yaptığım için 90’lı yılların sonuna doğru ilk defa Art Basel’e gittim. Orada gördüm ki İstanbul aslında büyük bir fırsatı kaçırıyor. Bu işin kalbi İstanbul’da atmalı düşüncesine kapıldım. Önce dört sene “Art İstanbul” adında lokal bir fuar yaptık, sonra da ismini “Contemporary İstanbul” olarak değiştirdik ve yabancı galerileri davet etmeye başladık.

- Fuarın uluslararası olması başından beri planladığınız bir şey miydi?

Planlarımız tabii uluslararası olmaktı ama açıkçası Türkiye’nin de 2000’li yıllardan başlayarak birkaç yıl evveline kadar gelen büyüme hızını tahmin edemezdik. Türkiye’de 2500 dolar olan kişi başı gelir 10-11 bine geldi. Şimdi yine iniyor ama çıkacak. Ama o büyüme buradaki pazarın büyümesini getirdi.

- İstanbul’a ve sanata ne kattı bu kadar büyüklükte bir sanat fuarı?

Bizim varlığımız sağlıklı büyümeyi sağladı. Yabancıları da getirerek pazar şartlarını ve rekabeti oluşturduk. Türk çağdaş sanatı yurt dışına gitmek için bir platform yakaladı.

“İlgi yönetmekte zorlandığımız bir noktada”

- Contemporary İstanbul her sene daha da çok ziyaret ediliyor sanırım. Sizin tarafınızda bu ilgi ne kadar tatmin edici?

İlgi aslında yönetmekte zorlandığımız bir noktaya geldi. Daha fazla büyürse yürüyecek yer kalmayacak. Bir yandan da çok memnun edici.

- Contemporary İstanbul’un ziyaretçi profili nasıl?

Geçen sene yüzde 64 ziyaretçi 35 yaşın altından çıktı. Bunlar daha çok izleyen, fotoğraflarını çeken kesim. Olsun, mühim değil; önce gözleri öğreniyor sonra kafalarının öğrenmesi lazım. Belki de bile bile izliyor çoğu. Ayrıca toplam ziyaretçilerin yüzde 62’si kadın. Aslında Contemporary ziyaretçisi kadın. Bu genç kitle Türkiye’nin geleceği için de çok kıymetli; iyi yetişmiş entelektüel seviyelerini geliştirmeye çalışan insanlar. Ki Contemporary İstanbul farkında olmadan eğitim günleridir. Birkaç gün üst üste gelin hakikaten sanata bakışınız değişir. Karşılaştırmalar yapmaya başlarsınız; galeri, sanat, fiyat, sanatın çeşidi karşılaştırması gibi. Bütün bunları kafanızda bir fotoğrafa koyduğunuz zaman beyninizde değişiklikler oluyor ister istemez. Fuara birkaç sene üst üste gelince de gerçekten bir eğitimden geçmiş gibi oluyorsun.

- Tema “Akdenizlilik” bildiğim kadarıyla. Fuarın temasını neye göre seçiyorsunuz?

Akdenizli olmanın bir heyecanı var. Çünkü Akdeniz dünya medeniyetinin çıkış noktası. Hele ki Anadolu baş çıkış noktası. Her ne kadar İstanbul Akdeniz’de olmasa da Akdeniz’deki bütün sanatların, etkinliklerin merkezi olsun istedik. İstanbul bir anlamda bunu kucaklasın istedik. Akdenizlilik buradan çıktı.

- Dünyada çok sayıda sanat fuarı var. Neden galeriler Türkiye’deki Contemporary İstanbul’a geliyorlar?

2014’e kadar Türkiye’deki ekonomik gelişme dünyadaki sanat pazarlarının da dikkatini çekti. Çünkü Türk koleksiyoncusu 2007- 2008 yıllarında yurt dışından sanat almaya başladı. Eskiden de alan vardı ama iki ya da üç kişiydi. Bu sayı çok büyüdü. İyi iş yapan, hali vakti yerinde sanata bol sıfırlı rakamlar ayırabilen aileler dünyadaki önde gelen sanat galerilerinin çok kıymetli ve aranan müşterileri oldular. Şimdi onlar gidip New York’taki galeriden alışveriş ediyor oradaki galeriler de “Türkiye’de ne oluyor, onlar hep bana geliyor, ben onların ayağına gideyim” diyor. Onun katıldığını gören bir başka galeri “Ben bir şey kaçırıyorum galiba” diyerek o da geliyor. Bunlar birbirini tetikliyorlar. Tabii bu ilgi kendi kendine olan bir şey değil; 14 yıldır bütün dünyaya seyahat ediyoruz Contemporary İstanbul için. Benim ortalama seyahat ettiğim mil bu sene 150 binle 400 bin arasındadır. O kadar uçuyorum.

Contemporary İstanbul ziyaretçisi kadın

“Türkiye’nin ekonomisi gelişirse bir de oluruz iki de”

- CI sanatta ne kadar etkili, ne kadar söz sahibi bir fuar?

Neticede işin özü ekonomidir. 70 milyar dolarlık bir pazara dönüştü sanat fuarları. İlk girdiğimizde 2006’da 21. fuardık dünyada. Şimdi 300’den fazla fuar var. İyilerin, ilk 10’un içinde nasıl yer alacağız onun yollarını bulmak lazım. Biz bu gözle bakıyoruz. Eylül ayında çok ciddi oranda yurt dışından gelen var; 5 senedir olmadığı kadar. İnsanları konaklatmak için otel bulamıyoruz. Bu çok pozitif ama tarih değiştirdik. Kasımdaydık; İstanbul Bienali’yle aynı tarihe geldik.

- Global anlamda nerede bu fuar?

Dünyadaki 70 milyar dolarlık bu pazarın yüzde 83’ünü üç ülke yaşatıyor. Amerika, İngiltere ve Çin. Biz geriye kalan yüzde 17’inin içindeyiz özet olarak. 17’nin içinde de belki yarım puan ederiz. Ama Türkiye’nin ekonomisi gelişirse bir de oluruz iki de.

- Türkiye’yi bu anlamda nasıl üst sıralara taşıyabiliriz?

Ülkenin ekonomisiyle paralel büyüyecek bu iş. Huzur ortamını dünyaya gösterdiğimiz zaman insanlar gelecek. Nitekim o yönde gidiyoruz. İstanbul’un güzelliği şurada; ulaşım yönünden dünyanın en kolay şehri. Hele Türk Hava Yolları’nın varlığı ve heyecanı da eklenince İstanbul’un şansı katlanıyor. Yeni Havalimanı’nın da varlığı çok kıymetlidir. Ama asıl önümüzdeki üç yıl içinde İstanbul çok büyük bir heyecana giriyor.

- Ne gibi?

2005 yılından beri müze açmayan bu şehir 2019 yılında iki müze açıyor. Arter geçtiğimiz hafta açıldı, sene sonunda da Resim ve Heykel Müzesi açılacak Mimar Sinan’da. Önümüzdeki yıllarda İstanbul Modern açılışı, İslam Medeniyetleri Müzesi açılışı var. Galataport ve Haliç Tersanesi gibi İstanbullu, İstanbul’a yakışır iki projenin gelişi de önemli. Sadberk Hanım Müzesi Tersane İstanbul projesinin içindeki 40 bin metrekarelik yeni yerine taşınacak. İstanbul Modern, Galataport içindeki yerine dönecek ama daha 16 bin metrekare olacak. AKM açılacak.

Contemporary İstanbul ziyaretçisi kadın

“Çevre ülkelerin sanatına ev sahipliği yapıyoruz”

- Contemporary İstanbul bu sene Fransız küratör Anissa Touati direktörlüğünde düzenlenecek. Neden değişikliğe gittiniz?

İki üç yılda bir direktör değişmesi normaldir dünyada da böyledir. Ama yeni direktörümüzle biraz daha uzun çalışacağımızı düşünüyorum. Tabii bir de Anissa Touati çok sevdi İstanbul’u. Fransız ama yarı Tunuslu. Sanatçılarla, seçili kurulla çok daha insani ve interaktif bir ilişki kurdu. Çok kıymetli bu bence.

- Eserleri nasıl seçiyorsunuz?

Eserleri biz seçmiyoruz galeri seçiyor. Ancak bizim bir seçici kurulumuz var. Onun başı da Anissa Touati. Ben onun üyesi değilim mesela. Seçici kurulun üyeleri Türkiye’den iki galeri yurt dışından da birisi galeri birisi de kurumun temsilcisi; dünyada söz sahibi insanlar. İstanbul’da çevre ülkelere ev sahipliği yapmak gibi hoşumuza giden bir tavır benimsedik. Ortadoğu’dan çıkın İran’ı da içine alın, Gürcistan, Azerbaycan, Doğu Avrupa, Bulgaristan, Yunanistan gibi ülkelerde üretilen sanat çok kıymetli. “Gelin, İstanbul’a katılın” dediğimiz zaman İstanbul’un karakteri değişiyor. Dünyada sanat satın alan, koleksiyoncu da başka yerlerde görmediği sanatı İstanbul’da göreceğini anlayarak buraya geliyor. Merak ediyor. Çevre ülkelerin sanatına ayrı bir yer verip, onları seçmeye çabalıyoruz

Contemporary İstanbul ziyaretçisi kadın

“CI Türk sanatçı için kıymetli bir adımdır”

- Yeni tanınmaya başlayan bir sanatçı için Contemporary İstanbul’da eserinin sergilenmesi çok önemli olmalı değil mi?

Sanatçı ne kadar çok uluslararası piyasalara çıkar, ne kadar çok yurt dışında ve Türkiye’de sergi yaparsa sanat dünyasında o kadar yer kazanır. Uluslararası fuarlara katılması lazım. Müze koleksiyonlarına, özel koleksiyonlara girmek, fuarlarda, sergilerde yer almak ve ilgi görmek sanatçının başarısıdır. CI bunun bir adımı, tek adımı değil. Ama Türkiye’deki bir sanatçı için kıymetli bir adımdır.

- Bu sene bir sürpriz var mı?

Anissa Tauoti’nin küratörlüğünde Rumeli salonunun üstündeki terasta dokuz sanatçının heykelleri yer alacak; “Garden Of Eden Heykel Sergisi”… Sergiyi gece de gezebileceksiniz. Aydınlatma sponsoru da TEPTA. Bu sırada eklemeden geçemem bizim ayakta kalmamızda ana sponsorumuz Akbank’ın çok önemli bir yeri, Suzan hanımın da özel ilgisi vardır.

20 Eylül 2019 Magazin Haberleri.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber