'En büyük derdimiz sosyal medyalarını üç kuruşa satan ünlüler'

Ayhan Ercan’a “Süper gıda nedir, neden bu kadar önemlidir, çocuklarda kullanımı nasıldır?” diye sordum ama o biraz dertli, önce sorunlarını anlattı. Ona göre sıkıntı büyük, diyor ki “Tasvip etmediğim çok aktar var ama internet de kontrol edilemiyor. En büyük derdimiz internet, ikincisi de sosyal medya sayfalarını üç kuruşa satan ünlüler”

'En büyük derdimiz sosyal medyalarını üç kuruşa satan ünlüler'

Tüm Aktar Baharatçı Tıbbi ve Aromatik Bitki Yetiştiricileri Derneği (TABDER) fikir babası ve başkanı Ayhan Ercan’la son kitabı “Çocuklar İçin Süper Gıdalar”ı konuşmak için buluştum. Nedense hayatımıza yeni yeni girmeye başlayan süper gıdalar çocuklar için kullanılamaz algısı yerleşik insanlarda. Belki de henüz kendimiz için bile keşfedilmedik bir alan olduğu içindir. Çocuklar söz konusu olduğundaysa bildiğimizden şaşmayalım diye düşünüyoruz. Oysaki süper gıdalar yediden yetmişe hepimiz için. O nedenle merak etmeyin bu röportajda herkese tavsiyeler var. Ayhan Ercan’la sadece yurt dışından ithal gojiberyy, matcha tozu, spriluna ve chia tohumunu konuşmadık, Türkiye’de yetişen, kolaylıkla ve ucuza ulaşabileceğimiz tamamıyla bize ait süper gıdaları da konuştuk.

- Kitabınızın daha ilk sayfalarında uygulamadan önce alerji testi önermişsiniz. Çocuklar neden bu kadar alerjik?

En büyük derdimiz sosyal medyalarını üç kuruşa satan ünlüler

Yeni nesil çok fazla kimyasal maddeye maruz kalıyor. Bu durum annelerinin hamileliğine kadar uzanıyor. Ama bu sadece yemek anlamına gelmemeli. Parfüm, deterjan ve bunlar gibi birçok şey bağışıklık sistemini düşürüyor. Sağlıklı çalışmayan bağışıklık sistemi de zaten alerji demek. Bitkilerde de alerji yapma oranı yüksek, bu nedenle dikkat etmek gerek ama süper gıdalarla bitkileri birbirinden ayırmak lazım. İçmeden ve çocuklarına içirmeden önce ciltlerinde test yapmalarını öneriyorum ben annelerin.

- Nasıl bir test?

Çocuğun en ince derisi kulağın arkasındadır, bitki çayını oraya sürün, bekleyin yarım saat. Bu süre içinde cilt döküntü yapıyorsa çocuğun vücudu buna tepki verecek demektir.

- Çocuklara bitki çayı, bitkisel ya da süper gıda dediğimiz ürünlerden çok fazla verilmiyor, neden?

Çocuk sağlığı söz konusu olunca çekiniyorlar ve direkt reddediyorlar. Toplumda bununla ilgili biraz korku var. Bilmediği şeyden insan korkar. Konu çocuk olunca, bence de o korkunun olması lazım.

- Aktarlara karşı da toplumun genelinde ciddi bir güvensizlik var.

Tasvip etmediğim çok aktar var. Emin olun devlet bunlarla benim kadar mücadele etse, aktarlar pırıl pırıl yerler olur. Sıkıntı şu aslında, internet kontrol edilemiyor. En büyük derdimiz internet, ikincisi de sosyal medya sayfalarını üç kuruşa satan ünlüler… Daha önce Sağlık Bakanlığı bütün ünlülere, hatta sosyal medya fenomenleri de dahil buna tek tek “Sakın bu zayıflama ürünlerine girmeyin” diye uyarı gönderdi. Ama yayınlamaya devam ediyorlar.

- İnsanlar nereden nasıl alacak peki bu ürünleri? Aktarlar nasıl olmalı?

Ürünün mahsul yılı, tavsiye edilen tüketim tarihi var mı? Ona baksınlar öncelikle. Her aktar dükkanında klima olması, içerideki ısının 25 dereceyi geçmemesi gerekiyor. Güneş ışığının direkt geldiği saatlerde perdeler kapatılmalı. Ayrıca bakanlıktan alınan kayıtlı gıda işletme belgesinin olması gerek.

En büyük derdimiz sosyal medyalarını üç kuruşa satan ünlüler

“Ülkemizde çok fazla süper gıda var”

- Süper gıda deyince insanın aklına gojiberyy, matcha tozu, spriluna ya da chia tohumu geliyor. Biz Türkiye’de olanları süper gıda gibi görmüyoruz.

Ve en büyük hatayı orada yapıyoruz. Bizim ülkemizde çok fazla süper gıda var, dut gibi mesela. Ben dünyayı geziyorum gıdalarla ilgili. Bütün dünyaya gidin, bakın, dut süper gıda üreticilerinin rafında birinci sırada olan bir şey. Ama biz kuruyemiş olarak bakıyoruz. Kefir Türklere ait bir gıda, Kafkas coğrafyasından geliyor. Ama nedense bizim insanımızda bize ait bir gıdanın sanki süper etkili olmayacağı kanısı var.

- Türk topraklarında ait süper gıdaları sayabilir misiniz bize?

Endemik olarak sumak, keçiboynuzu, dut… Bu üçü başı çekiyor. Nar, susam, yabani yaban mersini, kırmızı pancar kökü, kızılcık, kefir ve ala erik de ülkemizde yetişen süper gıdalar. Bir çay kaşığı sumak, yetişkin bir insanın bütün antioksidan ihtiyacını karşılar. Ancak süpermarketlerde satılan ve içine tuz, renklendirici konulmuş olanlardan bahsetmiyorum, iyi sumaktan söz ediyorum,

“Markette satılanlar gerçek dondurma değil”

- Emziren annelere tavsiyelerle başlıyor kitap, annelerin sütünü artıracak süper gıdalar hangileri?

2 tane süper gıda söyleyebilirim. Moringa çayı ve dut en iyi süt artırıcılar. Dut bizim zaten. Moringa çayı da binlerce yıldır Hindistan toplumunda emziren annelerin içtiği yegane şey. Dutun mevsiminde tazesini bulamazsanız da, kurusu işe yarar.

- Sonbahar yaklaşıyor, önümüz kış… Çocuklar için bağışıklığı arttıracak süper gıda önerileriniz ne olur?

Aslında süper gıdalardan eser miktarlarda beslenme listelerine eklememiz bile yetecektir çocukların bağışıklıklarının toplanmasına. ‘Camu camu’ dediğimiz bir meyve var. Portakaldan 60 kat daha fazla C vitamini içeriyor. Yetişkinse bir çay kaşığı, küçükse yarım çay kaşığı bile günlük C vitamini ihtiyacının tamamını karşılamaya yetiyor.

- Spriluna mesela çocuklara uygun mu?

Tadı bakımından sprilunayı çok fazla önermiyorum, çocukları tiksindirmemek lazım. Tadı çok ağır ama çok sağlıklı... İlk yaşam formu diyebiliriz, dünyada hiçbir canlı yokken ilk yaşayan şey spriluna. Bir çeşit yosun, yani mavi yeşil alg. Etten çok protein içeriyor, yüzde 60’ı protein. Ama kaynağı ve elde edildiği yer çok önemli, Çin’den geliyorsa uzak durmak lazım... Çünkü ağır metal tehlikesi var.

- Tatları gereği çocukların çok tercih edeceği gıdalar değil bunlar. Çocuklara sevdirmek için nasıl kullanılmasını tavsiye edersiniz?

Yüksek aromalı yiyeceklerin içine katarak yedirebilirsiniz. Çocuk kefir seviyorsa kefirin içine koyup içirebilirsiniz. Ayran ya da yoğurtla da deneyebilirsiniz. Balla verebilirsiniz. Hatta küçük küçük oyunlar yapabilirsiniz. Mor pigmentteki meyveler antioksidan bakımından çok güçlüdür. Bunlar aslında hap gibi kullanıyor, çok az kullanılıyor. Mesela macuiberry diye bir gıda var, morla pembe arası bir renk çıkartır, ayranı sevmeyen çocuğa “Sana pembe ayran yaptım” deyince ilgisini çekebilir. Keza kırmızı pancar kökü de böyle. Yok, tuzlu ya da ekşi mi geldi, içine atın bakalım birazcık bal nasıl içecek! Hatta atın buzluğa, olsun size ev yapımı dondurma. Emin olun şunu çok iddia ederek söylüyorum, markette satılanların hiçbiri gerçek dondurma değil, hatta bakanlık onunla ilgili de bir mücadelede. Birçoğunda da dondurma benzeri ya da dondurulmuş krema gibi şeyler yazıyor. Hem katkı maddeleri var içinde hem de sütü bile doğru düzgün işlemiyorlar. Sattıkları dondurma miktarı ve satın aldıkları sütün miktarına bakarsanız arada korkunç bir uçurum var. Hazır krema kullanıyorlar, kremayı köpürtüp, donduruyorlar. Dışına da çikolata kapla ver, çocuklar dondurma diye yesinler!

- Bebeklerin en büyük problemi gaz, bunun için ne önerirsiniz?

Papatya kullanmak lazım ama 12 aylıktan önce hekim kontrolü olmadan asla kullanılmamalı. 12 aydan önce ancak hekim izin verirse o da çok az miktarlarda. 12-20 aylıktan itibaren papatya ve rezene gibi çok yumuşak bitkiler kullanılır. Güçlü bitkiler ancak 36 aydan sonra kullanılabilir. Ama burada önemli olan miktarıdır yani yetişkinlerde olduğu gibi “Bir bardak çay yaptım, hadi içsin” değil. Bunlar tatlı kaşığıyla verilir bebeklere.

- 12 aydan küçük bebeklerde ne yapılabilir?

Mesela adaçayı yağı, zeytinyağıyla belli oranda seyreltilerek masajla bebeğin topuk altına, göbek üstüne uygulanabilir.

“Hazır gıda yiyen annenin sütü gevşek olur”

- Son dönemlerde bebeklerde reflü de görülmeye başlamış. Yeni doğan bir bebek bu durumla nasıl karşı karşıya kalıyor?

Emzirme yöntemi, bebeğin yatış şekli, annenin sütünün gevşek yani sulu olması bebekte reflü ihtimallerini arttırıyor.

- Annenin sütü neden gevşek olur?

Mesela düşük proteinli, bol karbonhidratlı besleniyor, suyu az içiyor, bir de hazır gıda yiyorsa annenin sütü gevşek olur.

- Çoğu zaman anneleri çaresiz ve uykusuz bırakan sorunların devası bitkilerde mi? Her sorunu çözecek bir bitki var mı?

Doğada sınır yok. Yeter ki siz bilin, araştırın ve bulun. Bebeklerin rahat etmesini sağlayan bitki çaylarını kendiniz içebilir, sütünüzle bebeğe geçmesini sağlarsınız ya da bitki yastıkları var. Mesela küçük bir kesenin içine sakinleştirici papatya, melisa gibi bitkileri koyup yastığın altına iliştiriyorsunuz. Bebek hareket ettikçe, o bitkiler kırılıyor ve içindeki rahatlatıcı uçucu yağlar havaya karışıyor. Böylelikle çocuk hiçbir bitkiyle teması bile olmadan, sadece kesenin içindeki faydalı bileşenlerin havaya karışmasıyla rahatlıyor ve uyuyor. Gül, melisa, papatya bunlar hep bu özelliktedir ama kırılacak bitkiler olması lazım. Mesela rezene de rahatlatıcıdır ama o yastığın içinde kırılmaz. 15 günlük periyotlarla da değiştirmek gerekir kesenin içindeki bu bitkileri.

- Doğal ve süper gıda içeren mamaları nasıl hazırlayabiliriz?

İlaçsız yetiştirilen elma mamanın en güzel dolgu maddesidir. Üstelik pirinç unları, nişastalarla şeker yüklemenize gerek kalmadan. Çocuğun ihtiyacına göre elma ya da muz kullanabilirsiniz. Muz da bizim Anamur organik muzu olmalı. Mesela o muz püresinin içine bir parça kırmızı pancar tozu koyarsanız çocuğun demir ihtiyacı karşılanır. Hem de seve seve, mis gibi muzunu yemiş olur. Bunun gibi seçenekler bol. Ben her zaman söylerim kendim de bir gıda üreticisi olarak “Hiçbir gıdayı biz sizin kendi evinizde ürettiğiniz kadar temiz ve sağlıklı üretemeyiz”. Kim ne derse desin. İnsan faktörü var içinde çünkü. Bir çocuğa annesinden daha iyi hiç kimse bakamaz.

Keçiboynuzu doğal bir diş kaşıyıcı

En büyük derdimiz sosyal medyalarını üç kuruşa satan ünlüler

- Doğal diş kaşıyıcı ve doğal diş macunu önerileriniz neler?

Doğada her şeyin bir karşılığı var; keçiboynuzu doğal diş kaşıyıcı olarak harika bir alternatiftir. Günde bir defa kullanılmalı, ayrıca suda belli bir bekleme süresi var. Ertesi güne asla bırakılmayacak. Diş macunu da yapabilirsiniz; karbonat ve hindistancevizi yağıyla köpürmeye yakın diş macunları yapılabilir. Üstelik ağza kaçsa bile sağlığa herhangi bir zararı olmaz.

- Oil pulling yani ağza yağ çekme nedir? Çok bilinen bir yöntem değil, gerçekten diş macunu kullanmaya gerek kalmıyor mu?

2000 bin yıldır yapılan bir uygulama. İster zeytinyağı, ister susam yağı kullanın. Susam yağının tadını sevmezseniz, hindistancevizi yağıyla da yapılabilir, içine birkaç damla nane yağı da damlatırsanız, alıştığınız temizlik hissini de rahatça alırısınız. Alt sınırı 5 dakika. Ülkemizde görmedim ama yurt dışında çocuklarına 3 yaşından itibaren yaptıran aileler var.

Alerjik astım erken yaşlarda önlenebilir

- Alerjik astım çok sık görülmeye başladı, çözümü mümkün mü?

Erken yaşlarda yakalamak çok önemli, çünkü astım kaldıkça kalıyor çocukların üzerinde. Bununla ilgili birtakım macunlar ve bitki çayları hazırlanabilir ama çok etkili bir yöntem var ki; bu da tuz piposu. Tuz piposuyla nefes egzersizi yapmak çok iyi geliyor. 3 yaş itibariyle yani çocuk nefes sayısını sayabilecek yaştaysa yapılabilir.

- Zararsız bir şey mi gerçekten?

Vücuda kimyasal hiçbir şey almıyor. Bir filtre düşünün o filtrenin içinde himalaya tuzu ve propolis var. Oradan çektiği havayı soluyor çocuk, filtre havayı iyonize ediyor, negatif iyon yüklüyor ve çocuğun nefes alması düzelmeye başlıyor.

- Otizmle ilgili de önerileriniz var. Ama bu konuda aileleri çok da ümitlendirmemek gerekmez mi? Otizm çözümü de süper gıdalarda mı?

Hayır değil, otizm geçmez ama çocuğu sakinleştirebilirsiniz, kendine zarar vermeyecek hale getirebilirsiniz, hastalığın seyrini yavaşlatabilirsiniz. Çocuklar iri yarı ve hele de erkekse anneler çok sıkıntı yaşıyor. Burada bizim otizmi geçirmek gibi bir iddiamız asla olamaz, amaç daha dingin bir yaşam ve ailelerin çocuklarıyla birlikte hayat kalitelerini biraz daha arttırabilmek o kadar.

- Eşek sütü sabunu şu sıralar çok gündemde.

Ben inanmıyorum bu sabunlara, çünkü bir reaksiyon söz konusu yağı ve suyu birbirine yedirebilmek için kostik, yani lavabo aç kullanıyorsunuz. İçindeki süt ne kadar sağlıklı kalır, bilemiyorum. Belki yağından dolayı nemlendirici özelliği kalabilir. Avrupa’da bazı hekimler eşek sütünü reçete olarak yazıyorlar. Mesela İtalya’da bununla ilgili çok ciddi yatırım yapmışlar. 3 bin eşeklik bir çiftlik kurmuşlar ve eşeklere aşırı özenli, kedi bakar gibi bakıyorlar. Sütün kilosu da 84 Euro.

-Yazları kimsenin bilmediği köylere gidip, köylülere doğru tarım yöntemlerini öğretiyormuşsunuz

İnanın hastalıklar bizden çok daha az oralarda. Bakın enteresan, ticari ürün olarak buğday ekip, satıyorlar ama kendi yedikleri buğday başka. Bir kere tam buğday tüketiyorlar. Kıyıda köşede bulunan, cinsinin ne olduğunu bilmedikleri buğdayları bile ekiyorlar. Benim insanlara tarım öğretmek haddim değil ama orman ürünleri konusunda doğru teknikleri göstermek adına yardımcı olmaya çalışıyoruz insanlara.

Marmaris plajları, yabancı turistlerle kentte yaşayanlara kaldıMarmaris'e Kurban Bayramı tatili için gelenlerin çoğunluğunun memleketlerine dönmesinin ardından, plajlar kentte yaşayanlar ile yabancı turistlere kaldı.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber