"Fatih hoca ‘Aslanlar gibi mücadele edecek, başarılı olup döneceksiniz’ dedi"

Mankenlerle sevgili olmayı dört gözle bekliyorlar



     

     Galatasaray Yıldız Futbol Takımı, Avrupa şampiyonu oldu. İsviçre’nin Basel kentinde yapılan Nike Premier Cup Avrupa Şampiyonası’nın final maçında en büyük rakipleri Porto’yu penaltılarda yenen küçük Galatasaraylılar, şimdi 14-21 Temmuz tarihlerinde ABD’de yapılacak olan dünya şampiyonasına hazırlanıyorlar.
     
     Yaşları 12 ile 14 arasında değişiyor. Sürekli konuşuyor, gülüşüyorlar. Bu yaşlardaki tüm erkek çocuklar gibi birbirlerini dürterek, itiş kakış eğleniyorlar. Ve bir sürü soru soruyorlar: "Bu salatanın içinde ne var abla?", "Senin İstanbul’da evin var mı abla?", "Hangi semtte abla?", "Sen kaç ülkeye gittin abla?"
     Bu "ülke" meselesi pek mühim. Zira gittikleri ülke sayısı, onların futboldaki başarısının bir göstergesi. Aralarında milli takımda oynayanlar da var. Onlar mesela, gururla söylüyorlar kaç ülke "gördüklerini".
     
     "Halim hoca bizi diskoya götür"
     Oysa gittikleri kentleri pek göremiyorlar. Stadyumdan otele, otelden stadyuma; yediklerine, içtiklerine, uykularına dikkat ederek maçlara konsantre olmaları gerekiyor. Yaşları küçük olabilir ama hedefleri büyük. Her biri büyüdüğünde Türkiye’de birinci ligde, hatta yurtdışında dünyaca ünlü kulüplerde top koşturmak istiyor. Bu yüzden yaklaşık dört yıldır, haftada dört-beş gün antrenman yapıyor ve tüm çocukluklarını saha kenarında bırakıp maçlara çıkıyorlar. Yaşlarından çok çok büyük bir ciddiyetle, inanılmaz bir hırsla mücadele ediyorlar.
     Sonra işte, maçlar bittiğinde, Porto’yu da penaltılarda yenip Avrupa şampiyonu olduklarında, onlar yine "bizim çocuklar".
     "Fatih hoca (Terim) aradı mı abla?", "Gazeteciler bizi karşılamaya havaalanına gelirler mi abla?"...
     Yaşları itibarıyla da ayaklı hormonlar: "Burası güzel mi abla?", "Güzel kızlar var mı abla?"...
     Ve kutlama yemeğinde hep bir ağızdan antrenörlerine sesleniyorlar:
     "Halim hoca bizi diskoya götür!"
     

     Hayır, tanımıyorduk aslında. Ama Porto’nun önceki yıllarda şampiyonlukları vardı. Biz de buraya şampiyon olmak için geldik. Bu yüzden rakibimiz şampiyonaya katılan takımların en iyisi, en başarılısıydı.
     
     O yenilgi iyi oldu bile diyebilirim. Bizim o Porto maçına kadar 36 maçtır hiç yenilgimiz yoktu. Siz izlediniz o maçı, gördünüz, yine biz iyi oynadık ama onlar son dakikada gol attı. Ama iyi oynayıp yenilmek hırslandırdı takımı.
     
     Çocuklar biraz da şımaracak tabii. Büyük insan gibi davranmalarını bekleyemezsiniz. Ama maçta olmaz. Ben de Galatasaray’dan yetiştim. Orada bize öğretilen şuydu: Altyapı futbolcusuna eğiticinin karakterinin yüzde 50’si geçermiş. Ben nasılsam, onlar da biraz öyle sahada. Ben işimi ciddiye almasam, onlar da öyle olurdu.
     
     Fatih hoca benim idolüm. Ben yakından tanıyorum, çalışma tarzını da biliyorum. Umarım ona benziyorumdur. Bu arada şunu da belirteyim: Fatih hoca çok ilgileniyor çocuklarla, maçlarını izliyor, takip ediyor. Motive etmek için A takımıyla birlikte yemek yedirdi çocuklara. Buraya gelmeden önce de "Orada aslanlar gibi mücadele edecek, başarılı olacaksınız" dedi.
     
     Avrupa şampiyonu olan bu takımdan 2-3 tanesi Galatasaray A Takımı’nda oynarsa çok büyük bir başarı. Hangisi oynar? Bunu bilmek çok zor. Hiç belli olmuyor gelecekte ne olacağı. Yıldızlarda altıncı sırada olan bir futbolcu bugün birinci ligde oynuyor. Önündeki beş kişi nerede? Ortada yok.
     
     Biz hedefimizi yüksek koyuyoruz. Dünya şampiyonu olmamamız için bir sebep yok. Neden biz şampiyon olmayalım?
     
•   Türk futbolcuları pek beğenmiyorlar. İlla isim vermeleri gerekirse Emre Belözoğlu, Tugay Kerimoğlu diyorlar.
•   Çok paraları olursa yoksullara yardım edecek, futbolcu olmak isteyen yoksul çocukları destekleyecekler.
•   Mankenlerle sevgili olmaya hiçbir itirazları yok. Aksine o günleri dört gözle bekliyorlar.
•   Fatih Terim hepsinin idolü. Onun adı geçince saygılı bir sessizlik oluyor. Fatih hocanın telefonla arayıp maçların sonucunu sormasını, onlara başarılar dilemesini müthiş önemsiyorlar.
•   Hepsi "doğduğundan beri" Galatasaraylı olduğunu söylüyor. Ama iyi bir teklif gelirse "Profesyoneliz, değerlendiririz" diyorlar. Yalnız Fenerbahçe’ye transfer konusunda temkinliler: "İyiden de iyi, çok iyi bir teklif gelirse, o zaman belki transfer olmayı düşünürüz.ö     
     
     

21 Eylül 2019 Magazin Bülteni21 Eylül 2019 Magazin Bülteni

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber