“Genç nesli Beşiktaş’a çekeceğiz”

Onlar e-spor karşılaşmalarında yani bilgisayar oyunlarında mücadele ediyor. Beşiktaş E-spor Kulübü’nün genel menajeri Berk Gocay “Beşiktaş’la gençleri kulübe çekme vaadiyle anlaştık. Bu Beşiktaş için de bir fırsat oldu” diyor

“Genç nesli Beşiktaş’a çekeceğiz”

Beşiktaş yeni bir kulübe daha imzasını attı: Beşiktaş E-spor Kulübü. E-spor, dünyanın farklı yerlerindeki insanlarla elektronik spor organizasyonları aracılığıyla buluşup oyun oynayabileceğiniz, fiziksel ve zihinsel beceri gerektiren bir spor dalı olarak tanımlanabilir. Ocak ayı sonunda kurulan kulübü konuşmak için genel menajeri, 25 yaşındaki Berk Gocay’la buluştuk.

-Böyle bir e-spor takımı kurma fikri nereden çıktı?

Yaklaşık 5 yaşından beri bilgisayar ve diğer video oyunlarıyla ilgiliyim. E-sporun ortaya çıkmasıyla oyunculuk yapmaya başladım. Yaşımın ilerlemesiyle de işin mutfağında yer almayı düşündüm. Türkiye’deki turnuvalarda yer alıyordum. Bunun getirdiği tecrübeyle bir takım işine girmek istedik. Beşiktaş aklımıza
gelen ilk takım oldu.

“Kızlar da takım kuruyor”

-Beşiktaş bir e-spor kulübü kurmaya nasıl ikna edildi?

İşin içinde tamamen gençlerin yer aldığını söyleyerek, genç nesli biraz Beşiktaş’a çekme vaadiyle anlaştık. Sonuçta bu işin kitlesi 12-30 yaş arası erkek kitle. Bu kitle de Beşiktaş’ın ilgisini çeken bir kitle. Bu nesli Beşiktaşlı yapmak için bir fırsat doğdu onlara da.

-Kız oyuncular da var mı?

Az ama gördüğüm kadarıyla bu işi fanatik derecede takip eden, oynayan hatta takım kuran kızlar var.

-Takıma e-sporcular nasıl seçiliyor?

Futboldan örnek vereyim. Futbolda scouting (keşfetme, gözcülük) diye bir yöntem vardır. Antrenörler, spor kulüplerine bağlı gözlemciler keşfedilmemiş yetenekleri avlarlar bir nevi. Bizim oyunlarda da böyle bir şey oluyor. Ama fiziksel olarak gidip bir oyuncuya bakmak yerine oyuncuya internet üzerinden bakılıyor.

Evden de oynanıyor büyük sahalarda da...

-E-sporun hem fiziksel hem zihinsel çaba gerektirdiği söyleniyor. Zihinsel tamam da fiziksel olarak nasıl bir çaba gerektiriyor?

E-sporun farklı branşları var. Mesela bizim şu an oynattığımız “League of Legends”... MOBA (multiplayer online battle arena / çok oyunculu çevrimiçi savaş arenası) denilen, genelde 5’e 5 oynanan ve karşı takımın üssünü yıkmaya çalıştığınız oyunlar var. “Counter Strike” tarzı FPS (first person shooter / birinci şahıs nişancı) dediğimiz daha çok reflekse dayalı oyunlar var. Bazen de satranç gibi strateji gerektiren oyunlar var. Bunlarda fiziksel yetenek dediğimiz aslında refleks. Refleksinizin, analitik ve hızlı düşünmenizin çok büyük bir etkisi oluyor.

-Müsabakalara nasıl hazırlanıyor takım?

Her gün profesyonel takımlarla, genelde de yabancı takımlarla, antrenmanlar yapılıyor. Bireysel antrenmanlar da oluyor.

-Nasıl bir ortamda gerçekleşiyor bu müsabakalar?

“League of Legends”ta Türkiye’de bir profesyonel lig var, “Riot Games” oyununun yapımcısının düzenlediği. Bu maçlar “Riot Games”in kendi ofisinde gerçekleşen çevrimdışı maçlar oluyor. Bir de online dediğimiz internet ortamında, herkesin istediği yerden mesela evlerinden katıldığı karşılaşmalar var. Ama mesela büyük turnuvalar geçen sene Ülker Sports Arena’da da oldu. Kış Mevsimi Finali ve Uluslararası Wild Card Özel Turnuvaları yani bizim galip geldiğimiz turnuvalar Volkswagen Arena’da yapıldı.

-Nereden, nasıl izlenebiliyor bu turnuvalar?

İnternette Twitch TV diye bir site var, oyun yayınlarının yapıldığı bir site, isteyen açıp buradan bedava bir şekilde izleyebiliyor ya da çevrimdışı bir turnuvaysa bilet alıp orada izleyebiliyor.

-E-sporcuların da futbolcular gibi mevkileri var mı?

Var. Mesela “League of Legends”ta “destek” rolü var; “taşıyıcı” var, oyunu sırtlayan forvetimsi bir rol; “yukarı koridor”, “orta koridor” dediğimiz bir mevki var. Bir de “orman” var, oyundaki o bölgeyi ağırlıklı olarak savunan.

“Profesyonel oyuncular para kazanıyor”

-Dünya üzerinde bu oyunu oynayan kaç kişi var?

Forbes sitesinin geçen yılki rakamlarında günde 27 milyon, ayda 67 milyon kişinin oynadığı söyleniyor.

-Dünya üzerindeki en bilinen e-spor takımları hangileri?

Kore’nin SK Telecom T1 takımı; hatta dünya şampiyonu oldu. Çinli Edward Gaming, Amerika’da düzenlenen MSI turnuvasını kazandı. Avrupa’da Fanatic, Amerika’da Team SoloMid (TSM) var. Türkiye’de de geçen sene dünya şampiyonasını temsil eden Dark Passage takımımız, kulüp büyüklüğüne bakılırsa bir de Beşiktaş var.

-E-sporda en büyük başarı nedir?

En büyük başarı dünya turnuvasına gitmek ve orada derece yapmak. Türkiye’deki başarı ise ligden birinci ayrılmak diyebilirim. Bir de iki sezonun sonunda Türkiye büyük finali gerçekleşiyor, bunu kazanmak diyebilirim. Böylece dünya turnuvasına gitmek için bir elemeye girmeye hak kazanıyorsunuz.

-Siz kışı kazandınız, yazı da kazanırsanız şampiyon mu oluyorsunuz?

Yok, lig şampiyonu ayrı. Liglerden sonra finaller yapılıyor, finallerde siz ligi kazansanız bile başka bir takım gelip sizi yenebilir, öyle bir durum da söz konusu. Yani ligin birincisi olarak bitirseniz de o sezonun şampiyonu olmuş olmuyorsunuz. O son turnuva belirliyor şampiyon olup olmadığınızı.

-E-sporculuk profesyonel bir meslek olabilir mi peki? Kazancı var mı?

Profesyonel ligde oyuncular para kazanıyor. Bir diğer getirisi reklam oluyor, şirketlerle sponsorluk anlaşmaları oluyor. Bir futbol, basketbol kadar piyasası olmasa da kazanıyorlar.

Hayvanlar "buzlu menüler"le serinliyorHava sıcaklıklarının yaz aylarında zaman zaman yüksek seyrettiği İzmir'deki Doğal Yaşam Parkı'nda farklı türdeki hayvanlar, kendilerine özel olarak hazırlanan "yaz menüsü" ile serinliyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber