Geri Dön

“Gözlerindeki parıltı en büyük mutluluğum”

Bisikletle yollara düşüp oyuncak, tohum dağıtan iki arkadaştan Ozan Yılmaz: “Size merakla bakan bir çocuğa bir şeyler verdiğinizde onun yaşadığı his tarifsizdir. Özellikle maddi durumu iyi olmayan bir çocuğa kitap, oyuncak veriyorsanız”

“Gözlerindeki parıltı en büyük mutluluğum”

Ozan Yılmaz ve Deniz Şanlı isimli iki genç, üniversiteden mezun olduktan sonra alışılmamış bir yol çizdiler kendilerine. Bisikletleriyle İzmir’den yola çıkıp Türkiye turu yapmaya karar verdiler. Amaçları yolda oyuncak, tohum, resim ve fotoğraf dağıtmak. Şimdiye kadar Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Adana, Osmaniye, Hatay, Kilis, Gaziantep, Kahramanmaraş, Adıyaman, Şanlıurfa gibi pek çok şehre gittiler. Yaklaşık
beş-altı ay daha yollarda olmayı planlıyorlar. Konaklama için Couchsurfing gibi siteleri kullanıyorlar ya da bisikletli arkadaşları yardımcı oluyor onlara. Hiç olmadı kuruyorlar çadırı, geceyi orada geçiriyorlar. Bu iki arkadaşın hikayesini dinledik.

-Sizi bisikletlerinize binip yollara düşmeye iten sebep neydi?

Deniz Şanlı:Yüksek sanatı yeryüzüne indirmek için yola çıktım. Sanat insanlara ulaşmıyor, insanlar sanat tüketmiyor. İstanbul’da bir grup bisikletli, sanatçılardan topladıkları sanat yapıtlarını insanlara ücretsiz ulaştırıyordu. Bu çok güzel bir şeydi. Ben de Türkiye genelinde özellikle sanat yapıtıyla temas kuramamış kişilere ulaştırma hedefiyle yola çıktım.

Ozan Yılmaz:Bisiklet küçük yaştan beri hayatımın içindeydi. Ailece pikniğe ya da tatile giderken bisikletimi arabanın bagajına koyar, sonra bisikletimle gezerdim. 2008’de üniversiteye girmemle birlikte bisiklete ilgim daha da arttı. Ege Üniversitesi Bisiklet Topluluğu ile başlayan bu yolculuk, gerek bireysel gerek çeşitli gruplarla yaptığım turlarla devam etti. Türkiye turu yapmak hep hayalimdi. En büyük hayalim ise bisikletle sürekli yollarda olmak ve bunu yaşam tarzı haline getirmek. Yani bisiklet üzerinde yaşamak...

“Yolda yerel tohum toplayıp takas ediyoruz”

-Bu yolculuğa çıkmadan önce ne yapıyordunuz?

Ozan Y.:Üniversite öğrenimimi tamamlamaya çalışıyor, aynı zamanda yarı zamanlı olarak çalışıyordum. Üniversiteden mezun olmamla birlikte işimden istifa ettim ve yollara düştüm...

Deniz Ş.:Yaptığım çalışmaları sergileyebilecek cesur insanlar arıyordum. 2011 Erciyes Üniversitesi resim çıkışlıyım. Mezun olduğumda sanat piyasasıyla tanışmış oldum. Ürettiğim çalışmaları sergileyebilecek alan, kurum bulmakta zorlandım. İzleyenlerle direkt temas kurmalıydım. Bisikletle insanlara ulaşmak daha mantıklıydı. Yola çıktım.

-Oyuncak ve tohum dağıtmaya nasıl karar verdiniz? Neden bu ikisini seçtiniz özellikle?

Ozan Y.:Bisiklet, özellikle de yüklü bir bisiklet yollarda ve şehirlerde çok dikkat çekiyor. Herkes sizin ne yaptığınızı sorguluyor. Çocuklar ise çok daha meraklı. Size merakla, ilgiyle bakan bir çocuğa bir şeyler verdiğinizde onun yaşadığı his tarifsizdir. Özellikle maddi durumu iyi olmayan bir çocuğa defter, kitap, kalem, oyuncak veriyorsanız. Onlarla bunları paylaşırken gözlerinde gördüğüm parıltı, benim için en büyük mutluluk... Tohum fikri ise önceki turumda Kalkan’da evinde misafir olduğum Fatih Şimşek’ten çıktı. Yolda yerel tohum alıp takas edebileceğimizi, yollara yerel tohum topları atarak oralarda gelişmelerini sağlayabileceğimizi söylemişti.

“Bisikletle İzmir’den geldiğimize inanmıyorlar”

-Nasıl tepkiler alıyorsunuz gittiğiniz yerlerde?

Ozan Y.:Önce şaşırıyorlar. Bisikletle İzmir’den geldiğimize inanamıyorlar. Şaşkınlıkları ilgiye dönüşüyor. Amaçlarımızı anlatınca takdir ediyor ve başarılar diliyorlar.

-Oyuncaklara kavuşan çocukların tepkileri nasıl oluyor?

Ozan Y.:Çok mutlu oluyorlar tabii ki. Oyuncak çocuğun her zaman ilgisini çeker. Bunu bir de ilgisini çeken değişik bir tip yani bir bisikletli verince daha bir katmerli oluyor.

-Bildiğim kadarıyla bir sponsorunuz yok. Nasıl finanse diyorsunuz bu yolculuğu?

Deniz Ş.:Sponsor fikrine karşıyız. Yalnız bizimle dayanışmak isteyenlere hayır demiyoruz. Karşı Bisiklet çok güzel dayanışma örneğidir mesela. Sattıkları formalardan elde ettikleri gelirleri arkadaşlarımız bizimle paylaştı. Turda kullanmamız için bandana gönderen Necko Headwear var bir de. Bunun dışında çalışmalarımdan alarak destek olmak isteyen arkadaşlarım oldu. Tabii ki en büyük desteği ailemden alıyorum.

“Meğer bize destek için korna çalıyormuş”

-Türkiye’de bisikletlilere pek saygı duymaz şoförler trafikte malum, bu durum sizi endişelendirmedi mi?

Ozan Y.: Türkiye’de bisikletliye saygı konusunda ciddi sıkıntılar var. Trafikte her an ölümle karşı karşıyayız. Daha geçenlerde, beş ayrı kıtada 40 ülke gezen Christian Jean Auguste Niaffe, Marmaris’te bir aracın kendisine çarpması sonucu yaşamını yitirdi... Bu bizi endişelendiriyor, evet ama yollarda olmamıza engel değil. Biz yollarda oldukça ve çoğaldıkça trafiktekiler de bize saygı göstermeyi öğrenecek.

-Yolda, iletişime geçtiğiniz insanlarla ilgili birkaç ilginç anınızı paylaşır mısınız bizimle?

Ozan Y.:Urfa’da trafikte kırmızıda beklerken yeşil yandı ve arkamdaki araç sürekli kornaya bastı. Ben de sıkıştırıyor zannettim ve beni sollarken neden sıkıştırıyorsun diye serzenişte bulundum. Meğer bize destek için korna çalıyormuş. Maalesef trafikte sıkıştırılmaya ve ezilmeye o kadar alıştık ki...

Bu tezgaha gelenler, oynamadan gitmiyorİstanbul'da şarkılar söyleyerek pazarcılık yapan Mevlüt Akın, eğlenceli halleriyle sosyal medyada fenomen haline geldi. Akın’ın pazar tezgahına gelen müşteriler alışverişini oynayarak ve göbek atarak yapıyor.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber